Güneşe Tapma

Güneşe tapma
Eski toplumlarda, güneş, daha ışık ve ısı kaynağı olarak bilinmezken, kişilikli bir varlık sayıldı ve bir tapınma nesnesi olarak benimsendi. Tarihöncesi dönem, güneş simgeleri bakımından zengindir. Eski Mısır’da, güneşe tapma, IV. hanedan zamanında Heliopolis’te başladı ve yüzyıllarca sürdü. Akhenaton’un hükümdarlığı sırasında güneş ışınları, atonizm denen gelişmiş bir tektanrıcı dinin simgesi oldu. Yunanlılarda Apollon, tanrısal güneş Helios’tan önceki güneş-tanrı idi. Yunanistan’ın klasik çağında pek önemsenmeyen Helios’a daha çok Rodos’ta tapılırdı. Helios paganlığın sonlarında latin dünyasındaki Sol ile özdeşleşerek yüce tanrı sayıldı. O sırada Güneş, birçok büyük tanrının yerine geçti. Zeus – Helios – Sarapis ve Sol Invictus, hem Mithra’yı, hem Güneş’i belirler. Güneş, tanrı sayılan ve güneş ışınlarından bir taç giyen imparatorun koruyucusu sayıldı. Efsaneye göre Buddha, Peru İnkaları ve Japon imparatorları gibi güneş asıllıdır. (Japon imparatorlarının kökü Güneş tanrıça Amaterasu’ya dayanır). Batı Avrupa’da tarihöncesinden kalma iri taşlı anıtlar (Cornwall’deki Stonehenge ve Bretagne’daki Carnac) güneşin doğduğu yöne doğru kurulmuştur.

Yorum yazın