Dilin Değişimi

Dilin Değişimi

Bir dilin gelişim sürecinde geçirdiği değişiklikler ve bu değişimin hızı karşılaştırmalı dilbilimin karmaşık sorunlarından biridir, örneğin Litvanca (Litvanya dili) ve Latçada (Letonya dili) var olan bazı bükün ve vurgu özellikleri İ.S. 500 yılından beri hiçbir Hint-Avrupa dilinde görülmemektedir. Yani bu özellikler İ.S. 500 yılından beri hiç değişmemişlerdir. Buna karşılık İngilizcenin Anglo-Sakson döneminden (İ.S. 5-11. yüzyıllar) bu yana geçirdiği değişiklikler, İ.ö. 5. yüzyıldan günümüze değin Yunancada meydana gelen değişikliklerden daha fazladır. Tarih, bazı koşullar altında dillerin daha hızlı değişime uğradığını gösteriyor. Sözgelimi, ortaçağdan bu yana, neredeyse dünyadan yalıtlanmış bir avuç ada halkının konuştuğu İslanda dilinin hâlâ eski İskandinav destanlarının dilinden pek de farklı olmaması doğal sayılmalıdır. Buna karşılık aynı aileden Danimarka, Norveç ve İsveç dilleri önemli değişikliklere uğramışlardır. Bunun başlıca nedeni bu dilleri konuşan toplumların tarih boyunca diğer Avrupa halklarıyla çok yakın ilişki içinde olmalarıdır. Yine de, bütün dillerin temel sözcük dağarcığının aşağı yukarı eşit hızda değişime uğradığı, bu nedenle de akraba dillerin birbirinden ayrışma süreçlerini tarihsel olarak izlemenin olanaklı olduğu ileri sürülmektedir. Bu türden bir dil araştırmasına “dil kronolojisi” adı verilmektedir.
Bir dilin, daha önce başka dil konuşan bir halk tarafından benimsenmesi durumunda daha hızlı değişime uğradığı bilinmektedir. Bir halkın başka bir dili konuşmaya başlaması, tarihte genellikle, büyük göç olayları ya da bir ulusun başka bir ulus üzerinde egemenlik kurması sonucu meydana gelmiştir. Buna benzer bir neden olmaksızın bir halkın kendi dilini bırakıp, bir başka dille konuşmaya başlaması son derece enderdir, örneğin, Anglo-Sakson istilasından sonra Britanya Adalarında, bu ulusun dili olan İngilizce egemen olmuştur. Oysa,daha sonraları aynı yörede, Norman istilasına karşın İngilizcenin varlığını koruması tersi durumun da olanaklı olduğunu göstermektedir; yerli halkın dili istilacıların diline üstün gelebilmektedir.
Halk topluluklarının dil değiştirmesinde ilginç bir olay, Güney Amerika’nın kuzeybatısında yaşayan Arawak yerlilerinin, Carib istilasından sonraki tutumlarıdır. Bu iki topluluğun kaynaşması sürecinde, erkekler Karaip dilini konuşurlarken, Arawak kökenli kadınlar bir süre kendi Arawak dillerini kullanmayı sürdürmüşlerdir.

Yorum yazın