Çağdaş insanın özellikleri

Çağdaş insanın özellikleri – Günümüzün İnsanları

İnsan ailesi: Günümüzün insanları
İnsanı yeryüzündeki türlerin en yaygını durumuna getiren büyük dağılma, aşağı yukarı 40.000-50.000 yıl önce başlamıştır. İnsanoğlu değişik yörelere gittikçe. Kuzey Kutbu’nun şiddetli soğuğundan Avustralya ve Kalahari çöllerinin kavurucu sıcağına kadar çok çeşitli koşullarla karşı karşıya kalmış ve yüksek sıradağlar ile düz tuz ba taklıkları gibi birbirinden farklı yörelere yerleşmiştir.

İnsanın bu farklı ortamlarda varlığını sürdürebilmesi için gövde biçimi, deri rengi ve belki fizyoloji si, değişikliğe uğramış ve bunun sonucunda günümüzde varolan çok çeşitli insan tipleri ortaya çıkmıştır. Ne var ki. bu büyük çeşitliliğe karşın, her insan Homo sapiens sapiens adı verilen tek bir alttüre bağlıdır.

Üç Temel İnsan Tipi

Fiziksel tiplere ilişkin her genellemede karşılaşılan çok sayıda kural dışı ve olağandışı durumlar, tiplerin sınıflandırılmasını güçleştirmektedir. Ama gene de belli başlı üç biçim bulunduğu anlaşılmak tadır: Kafkas ırkı, Moğol ırkı ve Zenci ırkı. Bunlar arasındaki bazı farklılıklar kolaylıkla görülebilmektedir. Moğol ırkından insanların sarı renkte derileri, düz siyah saçları ve koyu kahverengi gözleri vardır; gözkapaklarında bir epikant kıvrımı bulunmaktadır. Kafkas ırkından insanlar ise daha geniş’ bir renk çeşitliliği göstermektedir; kuzey enlemlerinde yaşayanların çok açık bir deri rengine, Akdeniz, Or tadoğu ve Hindistan’da yaşayanların ise daha koyu bir deri ren gine sahip oldukları görülmektedir. Zenci ırkından olanların koyu renk derileri, kıvırcık saçları, çıkık çeneleri (sivriçenelilik olarak biliniri ve kalın dudakları vardır. Bu ana gruplar içinde sonsuz sayıda altbölümler bulunmaktadır; bazı insan bilimciler bu küçük gruplardan bir çoğunu ayrı ırklar olarak kabul etmişlerdir.

Kafkas ırkı biçimi Avrupa’da, Kuzey Afrika’da, Ortadoğu’da ve Hindistan’da yaygındır. Finleri. Türkleri, Baskları ve Macarları say mazsak, hepsi de Hint – Avrupa dilleri konuşmaktadır. Fiziksel biçim geniş bir çeşitlilik göstermektedir, hattâ bu yüzden bazı uzmanlar bu grubu, Kuzey ırkı, Alp ırkı, Akdeniz ırkı ve Dinar ırkı gibi, birtakım altgruplara bölmüşlerdir. Ne var ki, bu ayrımların kesinliği oldukça tartışmalıdır. Sözgelimi, Kuzey ırkın beşiği olduğu söylenen İsveç’te yapılan bir araştırma sonu cunda ordudaki askerlerin ancak yüzde U’inin Kuzey ırkın sarı saçlı, mavi gözlü şeklindeki tipik tanımına uyduğu görülmüştür. Buna karşılık Kafkas ırkı deyimi, Hindistan’dan Kuzey İskandinavya’ya kadar uzanan bir alanda yaşayan açık renk derili insanları nitelemektedir. Üyeleri büyük bir olasılıkla bazı ortak atalara sahip olan bu grup Asya’ya da yayılmış ve herhalde Uzakdoğu üzerinden Pa sifik Okyanusu kıyılarına kadar ulaşmıştır.

Soğuk İklime Uyma

Moğol ırkı deyimi, Çinlilerden Amerikalı Kızılderililere kadar uzanan çok sayıda altgrubu içermektedir. Birçok insanbilimci, Moğol ırkından tipik bir insanın yüzünün sert iklim koşullarına uyma sonucunda oluştuğu kanısındadır ve bunu «soğuğa karşı maske* olarak adlandırmaktadır. Yüzdeki kemikler ve yumuşak dokular, soğuk havaya karşı en yetkin bir tarzda korunabilmek üzere yeniden biçimlenmiştir. Burun küçük ve basıktır, gözler gözkapaklanndaki bir yağ tabakasıyle (epikant kıvrımı) korunmuştur ve hatlar genellikle yassıdır. Bütün bu uyarlanmalar, donma tehlikesini azaltma amacı taşı maktadır.

Güneyli Çinliler ve Japonlarda

bu değişiklikler, daha kuzeyde yaşayan halklarda olduğu kadar be lirgin değildir. Bunun nedeni, son buzullaşmanın Sibirya’daki kuzeyli halkların göç etmesini engellemesi ve doğal ayıklanma sonucunda bu insanların sert iklim koşul larına en uygun özellikleri edinmeleri olabilir. Bu özelliklerden yoksun olanların ise donarak yada zatürreeye yakalanarak ölmüş olmaları gerekir. Bu kuram aynı zamanda, Amerikalı Kızılderililer ile Eskimolar arasındaki fiziksel farklılıkların açıklanmasında da kullanılmıştır. Kuzey ve Güney Amerika Kızılderililerinin ataları bu kıtaya son buzullaşmanın yolaçtığı değişikliklerden önce geçmişlerdir.

Afrika İnsanları

Zenci ırkından insanlar, Afrika kıtasının Büyük Sahra’nın güneyince kalan büyük bir bölümünde yaşamaktadırlar. Bunların arasında dünyanın en uzun boylu ve en kısa boylu insanları bulunmaktadır. Etiyopya ve Somali’nin yakıcı çöllerinde yaşayan Nilliler, ince yapılı ve uzun boyludurlar. Hızlı ısı kaybına elverdiği için bunun sıcak ve kuru iklimler için ideal vücut biçimi olduğu ileri sürülmüştür. Daha güneyde orta. Doğu ve Güney Afrika’daki tipik zenci orta boylu ve tıknazdır. Kongo’daki Pigme kabileleri, boyları dışında, tipik zen ciden pek az farklılık gösterirler; bir Pigme en fazla 1,38 boyundadır.
Afrika’daki gruplar arasında en şaşırtıcı olanı, ayrı bir ırk grubu olarak sınıflandırılan Boşimanlar ve Hotantolardır. Bunlar hâlâ Or tataş devri koşullarında yaşamak ta, bir avcı-toplayıcı topluluğlı ekonomisi içinde bulunmakta, taş araçlar ve silahlar kullanmaktadırlar. Bunların birçok belirgin özellikleri vardır; sert ve kesik sesli bir dil konuşmaktadırlar-, kadınları, kalçalarının arkasında yağ toplama (yağbirikim) gibi bir yeteneğe sahiptirler. Boşimanların, bir zamanlar, bugüne oranla daha yaygın oldukları ve M.Ö. II. yüzyılda başlayan Bantu yayılması sonucunda şimdi bulundukları bölgelere sürüldükleri anlaşılmaktadır.

Okyanusya insanlarının kökeni konusunda da birtakım güçlükler çıkmaktadır. Bunların, sözgelimi Melanezyalılar gibi büyük çoğunluğu, kara derilidir ve görünüş bakımından zenci ırkına yakındır. Bazıları da. örneğin Polinezyalılar, oraya Asya kıtasından göç etmiş ve Kafkas ırkının bazı öğelerini taşıyor olabilirler. Avustralya yerlileri kuzeyde ve güneyde farklılıklar göstermektedir.

Yorum yazın