Büküngen , Bitişken ve Ayrışkan Diller

Büküngen , Bitişken ve Ayrışkan Diller

Dilbilimciler genellikle, dillerin gramerlerine göre üçe ayrıldığı üzerinde birleşmektedirler. Bazı bilim adamları, dördüncü bir dil türü olarak “çok- bireşimli” (polysynthetic) dillerini de belirtmektedirler.
“Büküngen” (inflectional) bir dilde tümce içindeki sözcüklerin gramer bağlantıları genel olarak sözcük köklerinde yapılan değişikliklerle belirtilir. Örneğin, İngilizcede üçüncü çoğul kişiyi belirten adılın (zamir) özne durumunda they, diğer durumlarda değişerek them biçiminde kullanılması büküngen bir özelliktir. Aynı şekilde Latincede de tek bir sözcük kökünün, ei (onlar), eorum (onların) ve eis (onlara, onlardan, onlarla) olarak üç değişik biçim aldığını görüyoruz. Oysa, sözgelimi Türkçede onlar sözcüğü tümce içindeki işlevine göre onlara, onlardan, onlarla v b. biçimlerini alır. Görüldüğü gibi kök değişmemekte, yalnızca belirli ekler almaktadır.

Tipik büküngen diller Latince, Yunanca ve Rusçadır.
“Bitişken” (agglutinative) dillerde ise ana sözcük parçasına eklenen belirli öğelerle bir sözcüğün anlamı değiştirilir ya da gramer açısından işlevi belirlenmiş olur. Bu eklerin bazen bağımsız sözcükler biçiminde var oldukları da görülebilir. Tipik bitişken diller Türkçe, Fince ve Macarca- dır.
Türkçede eylem, zaman ve kişi gibi yapı öğeleri, bunları karşılayan bir dizi ekin bitiştirilme- siyle tek bir sözcük içinde belirtilebilmektedir. Örneğin “vereceksiniz” sözcüğünü ele alalım. Burada “ver” kök, “-ecek-” zaman, “-siniz-” eylemde bulunacak kişiyi belirten eklerdir. Başka bir deyişle bu sözcük gerçekte başlıbaşına bir tümcedir. Aynı anlamı dile getirmek için bir İngiliz, üç ayrı sözcük kullanmak zorundadır: “You will give ‘.

“Ayrışkan” (isolating) dil ise yapı öğelerini birbirinden ayrı tutar. Bu öğeler bükünlejne ya da bitişme yolu ile değişikliğe uğramaz. Ayrış- kan dillerin gramer yapıları sözcüklerin tümce içinde dizilişine ve belirli bir sıralama düzenine uygun olarak bir araya getirilmesine dayanır. Bu dil türüne en iyi örnek Çince ve onun Çin-Tibet dil ailesindeki akrabalarıdır.
Burada unutulmaması gereken nokta, üç dil türünü belirten büküngen, bitişken ve ayrışkan terimlerinin, dillerin yalnızca genel yapısal özelliklerini tanımlamalarıdır. Bu üç tür arasında kesin ayrım çizgileri yoktur. Hemen tüm dillerin yapısında bitişken, büküngen ve ayrışkan özellikler gösteren öğeler bir arada bulunabilir. Dünya dillerinin tümünü bu üç türe uygun olarak kesin bir biçimde sınıflandırmak olanaksızdır. Gelişim süreçleri içinde bazı dillerin gramer yapılarının değişime uğrayarak bir türden diğerine dönüştüğü gözlemlenmiştir.

Yorum yazın