Ailenin görevi

Ailenin görevi – Ailenin görevleri nelerdir

Aile birliği neden uzun yıllardan beri yaşantımızın bir parçası haline gelmiştir?
Ailemiz, her birimize ayrı ayrı nasıl yardımcı olmaktadır ?.
Bu sorulara belli başlı beş çeşit yanıt verilebilir:
Birincisi, ailemiz topluluğun cinsel eğilimine yön verir.
İkincisi, doğuma yol açarak topluluğun genişlemesine yardım eder.
Üçüncüsü, yeni gençlere yaşantıları boyunca örnek olur, nasıl davranmak zorunda olduklarını öğretir.
Dördüncüsü, gelirimizi ve malımızı nasıl yönetmemiz gerektiğini öğretir.
Beşincisi, topluluk içinde herbirimize görev verir.

CİNSEL EĞİLİME YÖN VERME
Tüm insanların, cinsel bağlılığa gereksinmeleri vardır. Kadın da erkek de, hem sevgi, hem de çocuk yetiştirme amacıyla birbirlerine karşı kuvvetli bir eğilim duyarlar.
Tüm topluluklarda cinsel eğilimi aileler kontrol eder ve ona yön verir. Yasalar çıkarılır, yasaklar ve kurallar konur.
Cinsel ilişkilerin yapılacağı ve yapılmayacağı durumlar belirlenir. Yasalar, evlilik dışı cinsel ilişkiyi yasaklar. Aile içindeki cinsel ilişkileri de kontrol eden yasalar vardır. Bu yasalar,çoğu ülkelerde çok sert ve kesindir.


AİLE İÇİNDE ÇOCUKLARIN YERİ

Topluluklar, çocuk yetiştirdikleri sürece yaşarlar ve büyürler. Aileler ancak çocuk yetiştirmekle, toplulukların kendilerini yenilemelerine yardım etmiş olurlar.
Geçmişte çocuk yapmama kararı almış bazı dinsel toplumlara rastlanmıştır. Zaman geçtikçe, bu toplumları oluşturan ailelerin kişileri yavaş yavaş yaşlanıp öldükçe, böyle toplumlar ortadan kaybolmuştur.
Bir aile içinde yeni batının büyüyüp gelişmesini sağlamak için tüm görevleri yüklenmiş olanlar ana ve babalardır.
Çocuklar büyüdükçe aile kurarlar ve toplumları oluştururlar. Bu çocukları yetiştirenlerde ailelerdir.

ÇOCUKLARI YETİŞTİRME
Çocuklar büyüdükçe, aileler onlara, içinde bulundukları toplum hakkında bilgi verirler. Yasaları, kuralları, yasakları öğretirler. Doğal olarak, bütün ailelerin bu görevi yapmaları gerekir. Toplumların canlı kalabilmesi için en önemli etkenlerden biri budur.
Çocuklara, çalışmayı öğretenler de ailelerdir. Çiftçiler çocuklarını tarlaya götürerek çift sürmeyi öğretirler. Avcılar çocuklarına nasıl avlanacaklarını, çobanlar sürüyü nasıl yöneteceklerini gösterirler.
Ayrıca okullar da çocuklara birçok konularda yararlı bilgi verir. Yetiştirilmiş öğretmenler onlara yardım ederler. Kız çocuklarla, erkek çocuklar arasında bir ayrıcalık yapılmaz. Kız ve erkek çocuklar, aynı okullarda aynı dersleri okurlar,
aynı okulları bitirerek istedikleri mesleği seçerler. Kızlar da, erkekler de isterlerse okumalarını sürdürüp mühendis, mimar, doktor, tüccar, politikacı ya da memur olabilirler.
Bazı topluluklarda, kadın çoğunlukla evde kalarak, çocuklara bakma, sebze bahçelerini gözetme, su taşıma, ekmek hamuru açma gibi işleri yüklenir. Genç kızlar küçük yaşta evlendirilir. Erkek çocuklar evlenmeden önce, babalarının işini iyice öğrenirler.
Bugünün modern kadını, evinde oturup, yalnız ev işlerini yapacak zaman bulamaz. Dışarda çalışıp para kazanmak zorundadır. Çocukları büyütme ve yetiştirme işini ana- baba aralarında paylaşırlar.
Birçok topluluklarda, öğrenim süresi sonunda törenler düzenlenir. Diploma törenleri, artık çocukluktan
çıkışı belirtir. Erkek çocuklar, yetişkin erkekler arasında, kız çocuklar da yetişkin kadınlar arasında yer alırlar.
Çocuklukla yetişkinlik arasında çeşitli basamaklar vardır. Birinci basamak, okulu bitirmek, diploma almaktır. İkinci basamak, onsekiz yaşını doldurunca oy verme hakkını elde etmektir. Üçüncü basamak, askerlik görevini bitirmektir.
İşe girmek, para artırmak , evlenmek çoluk çocuk sahibi olmak, bunları yetiştirmek de birbirini izleyen çok önemli basamaklardır.
Bunlar, çocuklarla yetişkinlik sürelerini ayıran, en belirgin sınırlardır. Bu arada bazı dinsel törenler de vardır. Örneğin sünnet düğünleri, bir bakıma çocukluktan ergenliğe geçiş işareti değil midir?

YARDIMLAŞMA VE PAYLAŞMA
Bir aile içinde en önemli etkenlerden biri yardımlaşma ya da paylaşmadır.
Ailede herkes çalışmaz. Örneğin sakatlar, ufak çocuklar, hastalar, yaşlılar çalışabilir mi? Çalışamayanlar olduğu halde yiyecek, giyecek ve para aile içinde herkese eşit miktarda dağıtılır. Çocuklar büyüdükçe çalışmayı, para kazanmayı öğrenirler. Böyleceaile toplum yararına yeni bir çalışanlar sınıfı yetiştirmiş olur.
Aile kişileri, aynı zamanda birbirleriyle ilgilenirler, birbirlerini düşünürler ve aralarında yardımlaşırlar. Birisi hastalanacak olursa, ötekiler ona bakar. Birisinin yardıma gereksinmesi olursa, öbürleri ona yardıma koşarlar. Ailenin yaşam koşulları kötü de olsa, aile kişileri arasında yardımlaşma ve paylaşma sürdürülür. İyi günlerde, kötü günlerde de aile kişileri birlikte yaşamanın bilinci içinde, birbirlerini düşünürler, kazançlarını paylaşırlar.

TOPLUMDA ÖNEMLİ AİLELER
Toplum içinde bazı aileler ötekilerden daha önemli olabilir. Bu ailelerin çocukları da öbür ailelerin çocuklarından daha önemli sayılır. Örneğin, bazı ülkelerde kral ailesine öteki ailelerden ve bu ailenin çocuklarına da öteki çocuklardan daha fazla değer verilmez mi?
Bunun gibi, tüm çocuklar, toplum içinde, ailelerin durumlarına göre değer kazanırlar. Bazıları fakir olarak doğmuştur, bazıları zengin aileler içinde dünyaya gelmişlerdir; bu nedenle doğuştan zengindirler.
Bir kısım çocuklar gecekondularda, bir kısmı zengin çiftliklerde dünyaya gelmiştir ama, ömürlerinin sonuna kadar doğdukları gibi kalabilecekler midir? Sosyal düzen içinde ailenin durumunu değiştirebilecek türlü fırsatlar vardır. Bunlar çalışma, eğitim, bulgu yeteneği, girişim, amaç edinme,süreklilik gibi etkenlerdir.
Aile içinde de görevler değişiktir. Bir anne ile bir babanın ya da bir eşin görevi aynı mıdır?
Bunun gibi oğullar, kızlar, teyzeler, dayılar, yengeler, büyük anneler, büyük babalar için değişik görevler vardır.
Toplum, üstleneceğimiz görevi bize bildirmek için aileyi oluşturmuştur. Biz de, ailemizin durumuna göre yaşantımızı sürdürmeye hazırlanırız.

Yorum yazın