Uçak Kaçırma Nedir

uçak kaçırma, hava korsanlığı  olarak da bilinir, bir hava taşıtının silahla ya da zor kullanarak ele geçirilmesi. Uçağı kaçıranların amacı kişisel olabileceği gibi siyasal da olabilir. Uçak kaçırma günümüzde en yaygın korsanlık türüdür.

İlk uçak kaçırma olayı 1 Mayıs 1961’de ABD’de meydana geldi. Antulio Ramirez adlı bir kişi Miami’den, Florida’daki Key West’e gitmekte olan bir uçağı Küba’ya kaçırdı. 1961 sonuna değin Küba’ya dört uçak kaçırıldı ve aynı yıl ABD Kongresi hava korsanlığına ilişkin bir yasa çıkardı. Bu yasayla hava korsanlığı, uçuştaki her türlü ticari hava taşıtını şiddet, zor ya da tehditle haksızca ele geçirmek ya da denetim altına almak biçiminde tanımlandı ve bu suçu işleyenlere 20 yıl hapisten ölüm cezasına kadar varan çeşitli cezalar getirildi. Ama bu yasaya karşın uçak kaçırma olayları giderek arttı. Özellikle 1970’lerde gerek siyasal, gerekse özel nedenlerle uçak kaçırma eylemlerinde tırmanma gözlendi. 1970’lerde başta Filistinli gerillalar ve Kübalılar olmak üzere çeşitli gruplar değişik uçak kaçırma yöntemlerine başvurdular. Zor kullanarak yolcuları kaçırdılar, rehine olarak tuttular, hatta kimi zaman saptanmış rotasından saptırdıktan uçaktaki yolcuları öldürdüler.

ABD Federal Havacılık İdaresi 1973’te yolcuları arama uygulamasını başlattı. Bu uygulama çerçevesinde yolculann silah taşıyıp taşımadıklarını bir elektronik metal saptama aygıtı olan manyetometreyle ortaya çıkarma ve yolcu bagajlarını elle ya da zayıf darbeli X ışını aygıtlarıyla arama yoluna gidildi. Ayrıca yolcuların uçağa binmek üzere geçtikleri bütün kapılarda silahlı muhafızlar görevlendirildi. Bu yeni önlemler etkili oldu ve uçak kaçırma olaylarının sayısı belirgin biçimde azaldı. Benzer önlemler dünyadaki başka havaalanlarında da alınmaya başladı.

Bu arada Birleşmiş Milletler 1%3’ten başlayarak üye devletleri, uçak kaçırma aleyhine Tokyo’da hazırlanan uluslararası sözleşmeyi imzalamaya özendirdi. Yedi yıl sonra, 16 Aralık 1970’te Lahey’de toplanan 50 devlet hava taşıtlarının yasadışı olarak ele geçirilmesini engelleme konusunda bir sözleşme imzaladı. Bu sözleşmede özellikle, uçuşta olan bir hava taşıtını zor kullanarak, zor kullanma tehdidinde bulunarak ya da korkutarak ele geçirmenin, suçluların geri verilmesini gerektiren bir suç olduğu belirlendi. 1978’de Bonn’da yedi devletin katıldığı bir zirvede de ABD, İtalya, Kanada, Japonya, İngiltere, Fransa ve AFC uçak kaçıranlara sığınma hakkı tanıyan devletlere karşı daha geniş uluslararası yaptırımlar uygulama çağrısında bulundular.

Yorum yazın