Tutum Nedir

Tutum Nedir

tutum, sosyal psikolojide, nesneleri ve olayları sınıflandırma ve bunlara belli ölçüde tutarlı bir değerlendirmeyle tepki gösterme eğilimi. Mantık açısından varsayımsal bir oluşum, yani nesnel olarak gözlemlene-meyen, ama çıkarsanabilen bir kavramdır. Bununla birlikte bilinçli yaşantı, sözlü anlatım, genel davranış ve fizyolojik belirtilerle ortaya konur.

Kavramın kökeninde bireysel davranışlarda gözlemlenen düzenlilikleri açıklama çabası yatar. İnsan çevresindeki insanları belli sınıflarda toplama eğilimindedir. Örneğin insanları derisinin rengine göre sınıflandırarak aynı renkten herkese benzer biçimde davranabilir; dolayısıyla da kendi etnik ya da ırksal grubuna özgü bir tutum benimseyebilir. Zenginleri, dindarları ve sakatlan ayrı gruplar olarak görüp her birine karşı belli bir tutum alabilir. Resim gibi nesneleri ya da çarpışma gibi olayları da sınıflandırarak soyut sanat ya da savaş konusunda belli tutumlar geliştirebilir. İnsanın tutumu, değerlendirmelerini gösteren tepkilerinden anlaşılır. Belli bir ırktan olanlan sevmediğini onlann dürüst ya da akıllı olmadığını söyleyerek ya da onlara karşı baskı ya da yok etme politikası izlenmesini savunarak dile getirmesi, o ırka karşı olumsuz bir tutum içinde olduğu biçiminde anlaşılır. Soyut resmi aynm yapmadan öven, bu tür sergilere giden ve duvarlannı soyut resim kopyalanyla dolduran birinin soyut resme karşı tutumu olumlu kabul edilir.

Başkalannın tutumlan doğrudan gözlem-lenemez; yalnızca davranışlanndan çıkarsa-nabilir. İnsan kendi tutumlarını değerlendirmede duygu ve düşüncelerinden yararlanabilirse de ancak dışa karşı davranışlan nesnel araştırma konusu olabilir. Dolayısıyla araştırmacılar büyük ölçüde davranış göstergelerine; insanların söylediklerine, sorulan yanıtlama biçimlerine ya da kalp atışlarının değişimi gibi fizyolojik belirtilere dayanmak zorundadır.
Bazı uzmanlar tutum kavramıyla öteki yakın terimler arasındaki temel ayrımın, bunlann göreli kapsamlarından kaynaklandığı kanısındadır. En geniş kapsamlıdan en dar kapsamlıya, genelden özele doğru “değerler”, “ilgiler”, “duygular”, “tutumlar”, “inançlar” ve “kanılar” biçiminde sıraladık-lan bu eğilimler arasında bir nitelik farkı değil, derece farkı görürler. Bazı uzmanlara göreyse kişinin belli bir gruba karşı tutumunu, üstün tuttuğu değerlere o grubun ne ölçüde hizmet etmesini beklediği belirler. Örneğin sağlık, güvenlik, bağımsızlık, adalet gibi değerleri üstünlük sırasına koyması istenen kişiden daha sonra belli bir grubun (örn. politikacılar) bu değerleri ne ölçüde engelleyip, ne ölçüde geliştireceği konusunda tahminde bulunması istenir. Bu ikili değerlendirmenin sonucunda kişinin o gruba karşı tutumu ölçüdür. Adalete büyük değer veriyor ve politikacıların adalete müdahale ettiğini düşünüyorsa politikacılara karşı tutumu olumsuz kabul edilir.

Bazen tutumlar temel eğilimler, kanılar ise bunların dışavurumu olarak görülür. Ender yapılan bir başka aynma göreyse tutumlar bilinçsiz ve akıldışı eğilimlerin, kanılarsa bilinçli ve akılcı etkinliklerin sonucudur. Tutumları anlamlı ve temel, kanıları ise daha yan ve etkisiz görenler de vardır. Bir başka yaygın ayrıma göreyse tutumlar beğenilere (bir ülkeyi ya da bir müzik türünü sevmek gibi), kanılarsa olgulara (Zeus var mı, yok mu gibi) ilişkindir.

Kesinlik taşıyan her şey için bilgi, taşımayanlar içinse tutum teriminin kullanıldığı, hatta bilginin “doğru”, tutumun “yanlış” inanç sayıldığı da görülür. Dolayısıyla bu konuda genel kabul gören bir terminolojiden söz edilemez.

Etiketler:

Yorum yazın