Türkiye Komünist Partisi Nedir

Türkiye Komünist Partisi nedir , Türkiye Komünist Partisi hakkında bilgiler
Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye’de, iki yıl süren görece yasal etkinlik döneminden sonra 66 yıl boyunca çalışmalarını gizli yürütmek zorunda kalmış siyasal parti. 10 Eylül 1920’de Bakû’da düzenlenen kongrede Mustafa Suphi’nin başkanlığı, Ethem Nejat’ın genel sekreterüğinde kurulmuş,

7 Aralık 1920’de Tokat milletvekili Nâzım Bey’in geçici başkanlığında Türkiye Halk İştirakiyûn Fırkası (THİF) adıyla ilk yasal kuruluş başvurusunu gerçekleştirmiştir. 1922′ den sonra çalışmalarını TKP adıyla gizli sürdüren parti, 1988’de Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile birleşerek Türkiye Birleşik Komünist Partisi’ni (TBKP) oluşturmuştur. Cumhuriyet döneminin en eski siyasal partisidir.

İstanbul, Anadolu’nun çeşitli illeri ve yurt-dışındaki komünist grupların temsilcilerinin bir araya geldiği Bakû’daki kongrede partinin ilk programıyla tüzüğü benimsendi. Programda bağımsızlıktan yana bütün güçlerin yabancı işgalcilere karşı işbirliği yapması öneriliyor, bağımsızlığın kazanılmasının ardından “Amele ve Rençber Şûraları Cumhuriyeti’nin” kurulması ve sosyalizme geçilmesi öngörülüyordu. Mustafa Suphi ve Ethem Nejat TBMM Hükümeti’yle yazış-, tıktan sonra Kurtuluş Savaşı’na katılmak ve partiyi yasal olarak örgütlemek amacıyla Kars-Erzurum üzerinden Anadolu’ya geldiler. Ama denizyoluyla Samsun’a, oradan da Ankara’ya gitmek üzere bindikleri teknede, 28-29 Ocak 1921 gecesi saldırıya uğrayarak Trabzon açıklannda öldürüldüler. Aynı günlerde THİF de yasaklanarak, aralarında TBMM üyelerinin de bulunduğu birçok parti yönetici ve üyesi tutuklandı. 1921 sonbaharında af yasasıyla serbest bırakılan THİF yöneticileri bir kez daha yasal kuruluş başvurusunda bulundular; bu arada Yeni Hayat adlı yayın organını yayımlamaya başladılar. THİF’nin ilk kongresi, TKP’nin de ikinci kongresi olarak kabul edilen kongre Temmuz 1922’de Ankara’da yasal olarak toplandı; ama ikinci gününde hükümetin yasak koyması üzerine çalışmalar gizli sürdürüldü. Kongrede TBMM Hükü-meti’nin işgal kuvvetlerine ve iç gericiliğe karşı yönelttiği her eylemin desteklenmesi, ama hükümet içindeki gerici öğelerle mücadele edilmesi kararlaştırıldı; partinin genel sekreterliğine de Salih Hacıoğlu seçildi. THİF’nin yasaklanmasını partinin yönetici ve üyelerine yönejik tutuklamalar izledi; bu baskılar partinin İstanbul kolunu oluşturan Türkiye işçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası’yla (TİÇSF) onun etkisindeki işçi birliklerine de yöneldi. Parti 1922-25 arasında özellikle işçi dernek, sendika ve birliklerinin kurulması için çalıştı; 1 Mayıs işçi gösterilerini destekledi; 1923 İzmir İktisat Kongresi’ne giden işçi grubu arasında etkili oldu; çeşitli yayın çalışmalan yürüttü. Bu arada, Şefik Hüsnü, Sadrettin Celâl, Vanlı Kâzım’ın da aralannda olduğu bazı parti yöneticileri tutuklandılar.
TKP’nin III. Kongresi 1 Ocak 1925’te İstanbul’da gizli olarak toplandı; bu kongrede Şefik Hüsnü genel sekreterliğe seçildi. İşçi birlikleri arasındaki etkinliğini sürdüren parti, Aydınlık’m yanı sıra Orak-Çekiç dergisini çıkardı. Hükümetin Takrir-i Sükûn Kanunu’na (4 Mart 1925) dayanarak muhalefete uyguladığı baskılar sırasında bu dergiler yasaklandı; ayrıca birçok parti yönetici ve üyesi yeniden tutuklanarak İstiklal Mahkemeleri’ndeki yargılamalar sonucunda ağır cezalara çarptırıldılar. Nâzım Hikmet, Haşan Ali Ediz gibi bazı yöneticilerle birlikte yurtdışma çıkan Şefik Hüsnü, parti çalışmalarını düzenlemek amacıyla 1926’da Viyana’da bir parti konferansının toplanmasını sağladı. İktidara karşı uzun vadeli bir mücadele çizgisinin benimsendiği bu konferansta Vedat Nedim Tör’ün genel sekreterliğinde bir İcra Komitesi oluşturuldu. Ama 1927’deki tutuklamalar sırasında Vedat Nedim, Şevket Süreyya gibi bazı yöneticiler partiden uzaklaştılar, bir süre sonra da Kadro Hareketi’ne katıldılar. 1929’da birçok parti yönetici ve üyesi yeniden tutuklanarak yargılandı. TKP 1927-32 arasındaki bu dönemde Orak-Çekiç’in yanı sıra Bolşevik, Komünist, Kızıl İstanbul, Kızıl İzmir vb gibi çeşitli gizli yayınlar çıkararak etkinliğini sürdürmeye çalıştı.

TKP’nin IV. Kongresi 1932’de İstanbul’da gene gizli olarak toplandı. III. Enternasyo-nal’in (Komintern) temsilcisi Greta Wilde’ nin katıldığı kongrede yeni bir programın hazırlanması kararlaştırıldı; Şefik Hüsnü’ nün liderliği, Emin Sekûn’un sekreterliğinde yeni bir yönetim oluşturuldu. Parti sonraki yıllarda etkinliğini Komintern’in VII. Kongresi’nde (1935) belirlenen çizgiye uygun olarak faşizme karşı geniş cephe temelinde sürdürdü. 1938’de aralannda Nâzım Hikmet ve Hikmet Kıvılcımlı’mn da bulunduğu bazı partililer ağır hapis cezalarına çarptırıldılar. II. Dünya Savaşı sırasında parti üzerindeki baskılar daha da yoğunlaştı. 1943’te, Reşat Fuat Baraner’in hazırladığı En Büyük tehlike adlı broşürde partinin siyasal tutumu ortaya kondu; aynca parti yanlıları Tan, Yurt ve Dünya, Adımlar gibi gazete ve dergilerde yazılar yayımlayarak Nazi yanlısı tutumlara karşı mücadeleye giriştiler. 1944’te pek çok parti üyesi ile birlikte Baraner de tutuklandı. Ertesi yıl Şefik Hüsnü partinin “İleri Demokratlar Cephesi” denen siyasal platformunu açıkladı. TKP 1946’da, çok partili siyasal yaşama geçiş sürecinden yararlanarak Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi (TSEKP) adlı yasal partinin kuruluşunu gerçekleştirdi. Şefik Hüsnü’nün genel başkanlığa getirildiği bu partinin kuruluşuyla birlikte komünistler özellikle işçi sendikaları oluşturulması yönünde yoğun çalışmalar yürüttüler. Çeşitli alanlarda giderek etkisini duyurmaya başlayan TSEKP, altı ay sonra 19 Aralık 1946’da kapatıldı; yönetici ve üyeleri yargılanarak çeşitli cezalara çarptırıldılar.
Sonraki yıllarda etkinliğini Zeki Baştı-mar’m yönetiminde sürdüren TKP, Nâzım Hikmet’in serbest bırakılması ve Kore’ye asker gönderilmesinin önlenmesi amaçlarıyla kampanyalar yürüttü. 1951’de merkez komite toplantısında genel sekreterliğe Zeki Baştımar getirildi. Aynı yıl başlayan tutuklama ve gözaltına almalar iki yıl sürdü. Bu tutuklamalar sırasında parti yönetimi ve örgütleri büyük bölümüyle açığa çıktı; ayrıca parti içinde ayrılık ve bölünmeler oluştu. Ardından, TKP’nin etkinliği uzunca süre önemli ölçüde durakladı. 1960’ta serbest bırakılan Zeki Baştımar bir süre sonra yurtdışma çıkarak İsmail Bilen ve başka üyelerle birlikte 1962’de yeni bir yönetim oluşturdu. Parti 1962-68 arasında ülke içinde doğrudan örgütsel etkinlikte bulunmayarak TIP’in çalışmalarını destekledi. 1968’de SSCB’nin Çekoslovakya’ya müdahalesinin ardından TIP içinde ayrılıklar baş gösterdi; TKP de bu konuda SSCB’nin tutumunu destekledi. Sonraki yıllarda önce yurtdışın-daki göçmen işçiler ve öğrenciler arasında ilişkiler kuran TKP, özellikle 1970’lerde ülke içinde örgütlenme çalışmalannı hızlandırdı. 1974’te parti yayın organı Atılım gizli yayımlanmaya başladı; TKP’nin Sesi Radyosu yayınlarını başlattı; 1977’de düzenlenen konferansta da yeni bir programla tüzük benimsedi. Kitlesel mücadele temelinde bir Ulusal Demokratik Cephe’nin oluşturulması, bu cephe aracılığıyla ileri demokratik bir düzenin kurulması, ardından da sosyalizme geçilmesini öngören siyasal bir çizgi izlediği 1977-80 dönemi TKP’nin tarihindeki hızlı gelişme dönemlerinden biri oldu. Genel olarak Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin çizgisini destekleyen parti bu yıllarda biçimlenen “Avrupa komünizmi” eğilimine de karşı çıktı. Bu arada, daha radikal bir tutumu benimseyen ve İşçinin Sesi olarak bilinen bir grup partiden koptu. 12 Eylül Harekâtı’ndan sonra öbür sol kesimler gibi TKP de balkıya uğradı.

1983’te gerçekleştirilen V. Kongre’de yeni bir program ve tüzük benimsendi; partinin 1973’ten sonra liderliğini yürütmüş olan İsmail Bilen başkanlığa, Haydar Kutlu (Nabi Yağcı) genel sekreterliğe seçildiler. Parti 1986’da, SSCB’de uygulanmaya başlayan glasnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikalannın da etkisiyle, programından günlük çalışma yöntemlerine kadar her alanda yenileşmeyi ve bütün toplumsal kesimlerle işbirliğini vurgulayan yeni politikasını biçimlendirmek amacıyla ülke içinde gizli bir konferans düzenledi. 1987’de, uzun süredir TİP’le yürütülmekte olan birleşme görüşmeleri sonuçlandınldı ve iki partinin TBKP adıyla birleşmeleri kararlaştınldı. Bu partinin yasal kuruluşunu gerçekleştirmek üzere Kutlu ile TİP genel sekreteri Nihat Sargın Kasım 1987’de ülkeye dönünce tutuklandılar. 1988’de her iki partinin gizli toplanan kongrelerinde ayn ayn seçilen delegelerin katılımıyla TBKP’nin I. Kurucu Kongresi gerçekleştirildi; böylece TKP’nin varlığı da son buldu.

Etiketler:

Yorum yazın