Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş)

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), merkezi Ankara’da bulunan işçi sendikaları üst örgütü. Türk-İş, Türkiye’nin ilk üst düzey sendikal örgütüdür (1952),

Türk-İş’in kuruluş çalışmalan 17 Şubat 1952’ de Türkiye Tekstil ve Örme Sanayii İşçileri Sendikalan Federasyonu’nun (TEKSİF) kuruluş kongresinde başladı. Bu kongrede bir işçi sendikaları konfederasyonu kurulması kararı alınarak bu yoldaki çalışmaları yürütme görevi İstanbul Tekstil ve Örme Sanayii İşçileri Sendikası’na verildi. 6 Nisan 1952’de Bursa’da bir araya* gelen kurucu örgütlerin temsilcileri beş kişilik bir geçici yürütme kurulu seçtiler. Bu kurulda Ömer Akçakanat (başkan), Şaban Yıldız (genel sekreter), Seyfi Demirsoy (sayman), Mehmet İnhanlı (denetçi), Adil Boğakap-tan (üye) adlı sendikacılar vardı. Türk-İş 31 Temmuz 1952’de Ankara’da resmen kuruldu.
Konfederasyonun 1. Genel Kurul’u 6-9 Eylül 1952’de İzmir’de yapıldı ve genel başkanlığa İsmail İnan getirildi. Genel kurulda ayrıca Uluslararası Hür İşçi Sendikalan Konfederasyonu’na (ICFTU) katılma karan alındı. 8-12 Ağustos 1953’teki genel kurulda ise genel başkanlığa Naci Kurt getirildi. Bu genel kuruldan sonraki dönemde, özellikle sendikaların, birliklerin ve henüz örgütsel olarak yeterli etkinliği olmayan Türk-İş’in çalışmaları Demokrat Parti (DP) iktidarmca engellendi. 19-21 Haziran 1957’deki 4. Genel Kurul’da genel başkanlığa DP yanlısı olarak bilinen Nuri Başer seçildi. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinden sonra Kasım 1960’ta yapılan 5. Genel Kurul’da DP iktidarını destekleyen tutumu nedeniyle onur kuruluna verilen Başer’in yerine Seyfi Demirsoy seçildi. Genel sekreterliğe ise Halil Tunç getirildi. Bu dönemde Türk-İş 1961 Anayasası’mn hazırlık çalışmalarına da katıldı. Bu arada ABD’nin dış yardım programlarını koordine eden Uluslararası Gelişme Ajansı’ndan (AID) sağladığı para yardımı sonradan yoğun eleştirilere yol açtı.

Çalışma yaşamına ilişkin yasaların çıkmasından (1963) sonra, yoğunlaşan işçi eylemleri ve grevler karşısındaki tutumu konfederasyona üye bazı sendikalarca eleştirilen Türk-İş yönetimi Ocak 1966’da Kristal-İş’in İstanbul’da Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrika-sı’nda başlattığı greve karşı çıkınca anlaşmazlık büyüdü. Grevi destekleyen konfederasyon üyesi Maden-iş, Lastik-İş, Basın-İş ve Petrol-İş gibi sendikalar onur kuruluna yerilerek cezalandırıldılar. Sonunda PetroL-İş’in dışındaki sendikalar konfederasyondan ayrılarak Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonumu (DİSK) kurdular (13 Şubat 1967). .

Türk-İş içindeki ilk önemli kopmadan sonra yapılan 7. Genel Kurul’da (1968) konfederasyon temel ilkeleriyle, ekonomik ve toplumsal sorunlara bakış açısını içeren 23 ilke kabul edildi. Bunlara 1970’te Erzurum’da yapılan 8. Genel Kurul’da bir yeni ilke eklendi ve bunlar “Türk-İş’in 24 İlkesi” olarak tanımlandı.

Türk-İş içindeki tartışmalar, 16-19 Ocak 1971’de Kızılcahamam’da yapılan yönetim kurulu toplantısına sunulan ve dört sendika başkanının (Genel-İş başkanı Abdullah Baştürk, Petrol-İş başkanı İsmail Topkar, Yol-İş başkanı Halit Mısırlıoğlu, Deniz Ulaş-İş başkanı Feridun Şakir Öğünç) imzasını taşıdığı için “Dörtler Raporu” diye bilinen raporla yeni bir aşamaya girdi. Bir süre sonra bu sendikalar, katılan öteki sendikalarla birlikte konfederasyon içinde sosyal demokrat sendikacılar muhalefetini oluşturdu. Bu kuruluşlar konfederasyonun izlediği “partilerüstü politika”yı bırakmasını ve işçilerin siyasete ağırlıklarını koymasını savundular.

1960-74 arasında genel başkanlık yapan Seyfi Demirsoy’un ölümünden (1974) sonra bu göreve getirilen Halil Tunç döneminde de “partilerüstü politika”yı sürdüren Türk-İş, 12 Mart Müdahalesi’ne (1971) karşı çıkmadığı için çeşitli toplumsal kesimlerden tepki gördü. Bu arada üyesi bulunan iki büyük sendika (Genel-İş ve Oleyis) konfederasyondan ayrılarak DISK’e katılma kararı aldı (1976). Buna rağmen, özellikle kamu işyerlerinde örgütlü olan, ulusal ve uluslararası kuruluşlardaki üçlü yapılarda (işçi-işveren-hükümet) işçi kesimini temsil eden Türk-İş, üye sayısı en fazla işçi kuruluşu olarak etkinliğini sürdürdü.

12 Eylül Harekâtı’nı destekleyen ve müdahaleden sonra kurulan Bülend Ulusu hükümetine genel sekreter Sadık Şide’yi sosyal güvenlik bakanı olarak veren Türk-İş’in ICFTU üyeliği, bu tutumu nedeniyle askıya alındı. Halil Tunç’un 1979’da yapılan 11. Genel Kurul’da adaylığım koymayıp çekilmesi üzerine genel başkanlığa getirilen İbrahim Denizcier, bu görevini 1982’ye kadar sürdürdü. Denizcier’in 1982’de sağlık nedeniyle aynlmasından sonra yapılan 12. Genel
Kurul’da (Mayıs 1982) genel başkanlığa TEKSİF genel başkanı Şevket Yılmaz getirildi. Yılmaz bu görevi günümüzde de sürdürmektedir.

Yorum yazın