Transandantalizm Nedir

Transandantalizm (Latince transcendere: “aşmak”, “öteye geçmek”), 19. yüzyılda New England’da, yaratılışın özsel birliği, insanın içkin iyiliği ve en derin doğruların kavranmasında sezginin mantık ile deneyime üstünlüğü görüşleri temelinde bazı yazar ve düşünürlerin oluşturdukları akım. Bu akımın yandaşları özgürleştirici bir felsefi yaklaşım geliştirmek çabası içinde kaynak olarak özellikle Coleridge ve Thomas Carlyle’ ın katkılarıyla geliştirilen Alman Transandantalizmine, Platonculuk ve Yeni-Platonculuğa, eski Hint ve Çin metinleriyle Emanuel Swedenborg ve Jakob Böhme gibi mistiklerin yapıtlarına yöneldiler. Romantik hareketin bir parçasını oluşturan akım Concord’da (Massachusetts) ortaya çıktı ve 1830-55 arasında yöredeki genç ve yaşlı kuşaklar arasındaki çatışma ile yerel kaynaklara dayalı yeni bir ulusal kültürün doğuş sürecini dile getirdi. Ralph Waldo Emerson, Henry David Thoreau, Margaret Fuller, Orestes Brownson, Elizabeth Palmer Peabody ve James Freeman Clarke’in yanı sıra George Ripley, Bronson Alcott, W. E. Channing ve W. H. Channing gibi birbirinden oldukça değişik eğilimdeki düşünür ve reformcular akımın içinde yer aldılar. 1840’ta Emerson ile Margaret Fuller’ın kurdukları The Dial (1840-44) dergisinde akımın bazı yandaşlarının yazıları yayımlandı. Genelde bu akıma bağlı yazar ve düşünürlerin çalışmaları edebiyatta Amerikan Rönesansı’nın doğuşuna kaynaklık etti.

Dinsel alanda 18. yüzyıl düşüncesinin geleneksel yaklaşımlarını benimsemeyen transandantalistler Üniteryanizm’e de duyduk-lan tepki nedeniyle bütün yerleşik düzeni yadsımayı içeren görüşler geliştirdiler. Grubun çeşitli üyeleri ütopyacı topluluklar kurulması, kadınlara oy hakkı ve işçilere daha iyi çalışma koşullan sağlanması, alkolle mücadele, beslenme ve giyim alanındaki alışkanlıkların değiştirilmesi, dinde özgürleşme, eğitimde yenilik gibi birçok konuda dönemin reform hareketlerine öncülük ettiler.

Yorum yazın