Tipografi Nedir

Tipografi nedir , Tipografi nasıl yapılır , Tipografi hakkında bilgiler.

tipografi, basımcılıkta, baskısı yapılacak metinlerde kullanılacak harflerin seçilmesi ve tasarımlarının yapılması.

Tipografların temel görevi, metnin kolayca okunabilmesini sağlamaktır; estetik kaygılar bu kurala bağımlıdır. Aslında tipografi-nin ortaya çıkmasının çok öncesinden başlayarak, okunaklı bir metnin harflerinin nasıl olması gerektiğine ilişkin pek çok geleneksel kayıt ve standart oluşturulmuştur. Tipograflar ayrıca hurufat dökümcülüğü ile baskı işlemlerinin teknik gerekliliklerine de bağımlıdırlar; buna son yıllarda hızlı bilgisayar ve optik teknolojilerinin gereklilikleri de eklenmiştir. Batı dünyasında tipograflar metinlerin el yazısıyla çoğaltıldığı dönemden standartlaşmış karakterler devralmışlardır. Arapça, Japonca, Çince gibi dillerin ideogramlardan yararlanan yazı sistemlerine karşılık Latin alfabesi, küçük yazılsa bile okunabilir olma üstünlüğüne sahiptir; bu da, Batılı tipografların çok sayıda farklı karakter geliştirebilmelerini olanaklı kılmıştır. Uygulamada bunlar Romen, İtalik ve Gotik harfler biçiminde gruplanmış, bunlara daha sonraları 20. yüzyılda çubuk (serifsiz ya da batone) harf eklenmiştir (bak. çizim).

Romen büyük harfler İS 1. yüzyılda temel biçimlerini kazandılar; küçük harfler ise daha sonra, ama Charlemagneın 8. yüzyılda imparatorluğunda uygulamaya koyduğu Karolenj yazısından(*) epeyce önce biçimlendi. Ö dönemde İspanya ve İtalya’da kullanılmakta olan Latin yazısı(*). Romen harflerin ve öbür karakterlerin standart biçimlerini kazanmalarında etkili oldu; bu arada, hızlı yazmak zorunda olan mahkeme kâtipleri İtalik harf(*) olarak adlandırılan, eğik, kıvrımlı karakter türünü geliştirdiler. Ama 9. yüzyılın sonlarından başlayarak İngiltere ve Almanya’da Karolenj yazısı yerini Gotik yazıya(*) bıraktı; bu yazı türünde karakterler daha köşeli, daha kalın ve daha süslüydü. Almanya’da matbaanın icadından sonra kullanılan ilk karakterler de Gotik harfler oldu. Johannes Guten-berg’in 1456’da Kitabı Mukaddes’i basmasından sonraki 15 yıl içinde basımcılık tüm Avrupa’ya yayıldı. 1450-1500 arasında ti-pografinin bütün temel öğeleri ortaya çıktı. Üç temel karakter tipi standartlaştı, kitaplara başlık sayfası eklendi, basımcılar ya da yayınevleri kitaplara kendi simgelerini vurmaya başladılar ve basılan malzemede basım yeri ve tarihinin, basımcının ve yayıncının adının ve öbür bilgilerin verilmesi âdet haline geldi.

Rönesans İtalyası’nda, Gotik yazıdan önce kullanılan yazı türüne dönüş başladı ve resmî evraklar ve kilise yazıları dışındaki metinlerde Romen karakterlerin ilk örneği olan, daha okunaklı, daha yumuşak hatlı ve bacakları serifsiz antik karakterler ortaya çıktı. 16. yüzyıla gelindiğinde Almanya dışındaki tüm Avrupa ülkelerinde antik karakterler kullanılır duruma gelmişti; Almanya’da ise Gotik harfler 1940’a değin standart karakter olma özelliğini korudu. 1490’larda Venedikli Aldus Manutius İtalik harflerle basılmış bir dizi Latince metin yayımladı. Günümüzde İtalik harfler metin içinde özel amaçlarla (örn. vurgu) kullanılır.

16. yüzyılda Fransız tipograflar, özellikle de ilk ticari hurufat dökümcüsü Claude Garamond, Romen ve İtalik karakterlerin yaygınlaşmasında etkili oldular. 16. ve 17. yüzyıldaki gelişmeler, Garamond karakterlerinin daha da okunaklı kılınarak standartlaştırılmasına yönelik oldu. Bir süre sonra Garamond ‘un hurufat tasarımlarının yerini Romain du Roi’nınkiler aldı. Du Roi’nın karakterleri, eski el yazısının doğrudan taklidine değil, matematiksel olarak belirlenmiş oranlara dayanıyordu.

18. yüzyılın en önemli tipografları, karakterleri günümüzde de kullanılmakta olan William Caslon ile son derece güzel kitap tasarımlan, İtalik ve Romen harf biçimleri geliştiren John Baskerville ve Giambattista Bodoni idi.

19. yüzyılda basım işlemi makineleşti. Elle hurufat döküm ve klişe dizgi işlemleri ise,
1884’te linotipi*) ve monotip(*) dizgi makinelerinin geliştirilkmesiyle kolaylaştı, langıçta bu makinelerde dökümü ve dizgisi yapılabilen karakterler oldukça küçük ve niteliksizdi. Ama 19. yüzyılın ikinci yarısında sanat anlayışının değişmesine yol açan Arts and Crafts akımının ve bu akımın önderlerinden, Kelmscott Press’in kurucusu William Morris’in etkisiyle döküm ve dizgi işlemleri ile hurufat tasarımları üstün nitelik kazandı ve standartlaştı.

20. yüzyılın başlarında daha çok basımevinin kurulması ve bunların kendi dizgi makinelerini kullanmaya başlamalarıyla birlikte Caslon karakterlerine dayalı çok nitelikli font tasarımları ortaya çıktı. İki dünya savaşı arasındaki dönemde en etkili tipograf İngiliz Stanley Morison’du. Morison geleneksel ve modern karakterlerin en iyilerini seçerek dizgi makineleri için bir dizi font üretti. 20. yüzyılın ikinci yarısında tipografi alanındaki en önemli gelişme ise, karakterlerin taş baskı(*) ya da tipo baskı klişelerine aktarılmadan önce optik yolla hazırlanmasını olanaklı kılan fotodizgi(*) tekniğinin bulunması oldu. Günümüzde bazı yerlerde ya da küçük basımevlerinde tipo baskı tekniği halen uygulanıyor olmakla birlikte, artık ofset baskı, taş baskı, fotodizgi ve bilgisayarlı dizgi(*) teknikleri hurufat döküm ve dizgi işlemlerinin yerini almıştır.

Yorum yazın