Tarımda Toprak Kullanımı

Tarımda Toprak Kullanımı

Tarımın toprağa dayalı olduğu bilinen bir gerçektir. Dünya yüzeyinin onda üçü toprakla, geri kalanı da okyanuslarla kaplıdır.
Dünya üzerindeki toprakların hepsi tarıma elverişli değildir. Bazısı karlı ve buzlu, bazıları kurak ya da kayalık, kumluk ve bir kısmı da bataklıktır.
Tarım için kullanılabilecek toprak oranı çok azdır. Örneğin, Kanada’nın yüzölçümünün yüzde 4,1 ‘i ve ABD topraklarının da yüzde 13,2’si tarıma elverişlidir. Göller, akarsular, dağlar, çöller, kayalıklar, kentler, köyler ve şehirlerarası yollar tarıma elverişli toprak miktarını azaltmaktadır, özellikle hızlı kentleşme ekilebilir topraklardan bir bölümünün yitirilmesine neden olmaktadır.


TOPRAĞIN KULLANIMI

Dünyanın bu kadar az bir bölümü ekime elverişli olduğuna göre, çiftçilerin toprağı iyi kullanması, onu yormaması, rüzgâr ve yağmurlarla erozyona uğramasını önlemesi gerekir.
İyi bir çiftçi şu kurallara uyar: Toprağı hiçbir zaman boş bırakmaz. İkileme denilen yöntemle hasattan sonra değişik bir bitki eker. İkileme toprağı örterek erozyonu önler, örtü bitkilerinin başlıcaları yonca ve çimendir. Bunların çoğu kış boyunca yağmurlardan toprağı korumak için sonbaharda ekilir, ilkbaharda toprak sürüldüğünde, bu örtü bitkileri de toprağa karışarak ona zen- ginjik verir.
İyi bir çiftçi, her 2-3 yılda bir ot ya da saman elde edecek şekilde ekimini ayarlar. Bu, toprağı kuvvetlendirdiği gibi, yağmurun ve rüzgârın neden olacağı erozyonu önler.
Eğimli toprakta tohum ekilebilecek sıraları basamaklı olarak düzenler. Bu sıralar eğim boyunca yatay düzenlenirse toprak suyu emer ve akıp gitmesini önler. Bazı durumlarda ise, teraslar oluşturularak suyun akıp gitmesini ve toprağın aşınmasını denetim altına almalıdır.
Eğimli arazide yatay olarak düzenlediği sıralara, birer arayla değişik ürün eker, örneğin, bir sıra mısır ve bir sıra çim ekilebilir. Sürülen ve tohumları belirli aralıklarla serpiştirilen arazi bir bakıma doğa koşullarına karşı korumasız olabileceğinden, bu ekim yöntemi toprağı tutacak ve kaymayı önleyecektir.
İyi bir çiftçi dik bir yamacı asla ekmez. Böyle bir toprak otlak olarak kullanılır ya da ağaçlandırılır.
Otlaklarını o şekilde düzenler ki, hayvanlar toprağa çok yakın otları yemezler.
Toprak bakımı ayrıca sulama, drenaj (fazla suyu akıtma) ve gübreleme işlemlerini de içerir. Kurak topraklarda, sulama için yağmura bel bağlanacağı yerde, biriktirilmiş su kanallarla toprağa verilerek, böylelikle ürüne gereği kadar su sağlanmış olur.
Sulama kadar drenaj da önemlidir. Toprak çok sulu olursa, hava için yer kalmaz, oysaki, çoğu bitkiler köklerinin etrafında hava olmazsa büyüyemezler. Drenajla geniş bataklıklar, verimli tarlalara dönüştürülebilir. En çok kullanılan yol, fazla suyun akıtılması için kazılan hendekler ya da toprağın altına döşenen kiremit künklerdir. Bunlar birbirine paralel olarak uzatılır ve birlikte suyu uzağa taşıyan genel bir kanalla akarlar.
Her ekimde topraktaki besin maddesinin bir kısmı kullanılmış olmaktadır. Toprağı verimli tutabilmek için bu maddenin yerine konması zorunludur. Gübre kullanımı ilkel insanlarca dahi bilinmekteydi ve ilk gübre hayvan dışkısı ile bitki çürükleriydi. Amerika anakarasına yerleşmeye gelenler, Kızılderililerin her mısır tepeciğinin dibine, toprağı verimli tutması için, bir ölü balık gömdüklerini görmüşlerdi. Bugün insanlar yapay gübreler kullanmaktadırlar. Yapay gübre doğal gübre kadar etkili olup toprağın besin kaynaklarını istenildiği gibi tamamlamakta ve ayrıca saklanması ve kullanılması daha kolay olmaktadır. Günümüzde bilimsel testlerle çiftçi, toprağının herhangi bir parçasını inceleyerek, kullanacağı en uygun yapay gübreye karar verebilmektedir. Bu çok önemlidir, çünkü değişik bitkilerin değişik besin maddelerine gereksinimi vardır.
Gübrelemeden aynı toprak üzerinde üst üste ürün yetiştirilecek olursa, toprağın besini azalır ve giderek tükenir. Geçmiş yıllarda bazı çiftçiler bir toprağı besinlerini tüketinceye kadar eker, ondan
sonra başka toprağa geçerlerdi. Bu uygulamaya “toprak yağması” adı verilir.
DEVLET YARDIMI VE DENETİMİ
Tarım için devlet yardımının birçok şekilleri vardır. Genellikle, çiftçiyi diğer ülkelerden gelecek ucuz ürünle rekabetine karşı korumak üzere, devletler yüksek gümrük vergileri koyarlar. 3azı ülkelerde,devlet tütün yaprağııya da ipekböceğini beslemekte kullanılan dut ağacı gibi özel ürünler yetiştirilmesi için yetiştiriciye özendirme primi öder. 3u ülkenin o ürüne olan gereksinimini karşılamak ve dışalımı denetlemek için yapılmaktadır.
XIX. yüzyılda hükümetler yetiştiricinin, teşvik primlerinden ve koruyucu gümrük duvarlarından başka yardımlara da gereksindiklerini fark ederek, onların sorunlarıyla ilgilenecek bakanlıklar ve özel idareler kurdular.
TARIM EĞİTİMİ
Geçen yüzyıla kadar tarım eğitimi, bir babanın oğluna anlatabileceği pratik bilgiler ve kuşaktan kuşağa geçen genel kurallarla sınırlıydı.
İngiltere, 1843’te bir Deneme Okulu ve 1845′ te de bir Tarım Koleji açarak bu eğitime verdiği önemi belirtti. Avrupa’nın diğer ülkeleri ondan örnek aldılar. Yine de tarım eğitiminin yerleşmesi zaman aldı. Birçok çiftçi alıştıkları yöntemlerden vazgeçmeye yanaşmadı. Bazıları da “Kitabi bilgiye” güvensizlik duyuyorlardı.
ABD’de tarım eğitiminin başlangıcı 1862 yılına rastlar. Okulların açılması için gerekli para başlangıçta bir kısım devlet arazisinin satılması yoluyla elde edilmişti. ABD’de birçok seçkin üniversite böyle küçük okulların geliştirilmesiyle kurulmuştur.
Ülkemizde Tarım Bakanlığı sorumluluk alanına giren konularda öğretim kurumlan (okullar), laboratuarlar, üretme çiftlikleri, haralar, fidanlıklar kurar ve bu faaliyetleriyle çiftçiye örnek olarak onları eğitmeye çalışır.
Tarım eğitimi yapan bu okullar tarıma yaptıkları katkılarla zamanla değerlerini kanıtladılar. Daha iyi cins hayvan ve bitki yetiştirilmesi konusunda araştırmalar yaparak ve uzmanlarıyla çiftçinin ayağına kadar gidip pratik yöntemleri öğrenerek, “kitabi bilginin” boş olmadığını gösterdiler.
Bugünkü tarım okullarında öğretilen konular başlıca: Hayvan ve bitki biyolojisi, toprağın bakımı, toprağın kimyası, gübre kullanımı, bakteriyoloji ve bitki zararlılarından korunma yöntemleri, tarım mühendisliği ve pazarlamadır.

Yorum yazın