Tabu Nedir

Tabu Nedir

tabu, herhangi bir nesnenin kullanımının ya da belirli bir eylemde bulunmanın, tehlikeli, kirli, lanetli ya da kutsal olarak kabul edilmesi nedeniyle yasaklanması. Po-linezya kökenli bir terim olan tabu sözcüğü, 1771’de bu bölgeyi ziyaret eden Kaptan James Cook aracılığıyla İngilizceye girdi, daha sonra da öbür dillere yayıldı. Tabular en çok Büyük Okyanusun güney kesimindeki Polinezya toplumlarında yaygın olmakla birlikte, gerçekte bütün kültürlerde tabulara rastlanır.

Yaygın olarak rastlanan tabular arasında, bazı mevsimlerde balık tutmanın ya da meyve toplamanın yasaklanması, hamile kadınların beslenme düzenindeki kısıtlamalar, şefler ya da öteki yüksek toplumsal sınıfların üyeleriyle konuşulmaması ya da onlara dokunulmaması, bazı bölgelerde gezmenin ya da yolculuk etmenin tehlikeli görülmesi, doğum, ölüm ve evlilik gibi önemli olaylar sırasında söz konusu olan sınırlamalar sayılabilir. Dokunma tabuları değişik nedenlere dayanabilir; örneğin tabu olan bir Polinezyalı şefin kafasına kutsallığı nedeniyle dokunulamazken, âdet gören bir kadınla fiziksel ilişki, dokunanı kirleteceği düşüncesiyle yasaklanmıştır. Tabu aynı zamanda, söz konusu yasağı çiğneyenin ya da önemsemeyenin belirli bir biçimde cezalandırılacağı düşüncesini de içerir; bu ceza hastalık, başarısızlık ya da tabuyu çiğneyenin bir yakınının ölmesi biçiminde olabilir. Tabulara hemen bütün kültürlerde rastlanması, bunlar üzerine bir dizi bilimsel çalışmanın yapılmasına yol açmıştır. Bu konuda çalışan önemli araştırmacılar ve kuramcılar arasında William Robertson Smith. The Golden Bough (1907-15; Altın Dal) adlı çalışmasıyla G. Frazer. Wilhelm Wundt. Totem und Tabu (1913; Totem re Tabu. 1942) adlı kitabıyla Sigmund Freud ve Claude Lévi-Strauss bulunur. Tabuların karşıt değerli toplumsal davranışlar sonucu ortaya çıktığını ve yasağa duyulan bilinçdışı eğilimi temsil ettiğini savunan Freud, bu görüşünü özellikle tabuların en evrenseli olarak nitelediği ensest(*) tabusuna uyguladı. Tabuların kaynağı konusunda bütün bilim adamlarınca kabul edilmiş tek bir açıklama bulunmamakla birlikte, yaygın görüş bunların toplumsal düzeni koruma açısından önem taşıyan nesne ve eylemlerle ilişkili oldukları yolundadır.

Yorum yazın