Tablatura Nedir

Tablatura Nedir

tablatura, telli çalgılarda parmakların sapın neresine basacağını gösteren müzik yazım sistemi. Ritim ve ses yüksekliğini gösteren nota yazım sisteminin karşıtı olan bir yöntemdir. Rönesans’ta ve Barok Dönemde lavta ve klavyeli çalgılar için kullanılmıştır.

Lavta tablaturalarının Fransız, İtalyan (İs-panya’da da bu tablatura kullanılırdı) ve Alman olmak üzere başlıca üç çeşidi vardı.

Yaklaşık 1500-1800 arasında kullanılan Fransız tablaturası en pratik olanıydı. Lavta müziği repertuarının önemli bir bölümü bununla yazılmıştı. Bu tablaturada beş yatay (16. yy’dan sonra altı) çizgi kullanılır, çizgilerin her biri çalgının bir telini gösterirdi. Beş çizgili tablaturada altıncı tel en altta yer alırdı. Çalgıcıya, doğru notayı çıkarması için hangi perdeye basacağı stilize edilmiş, b”den i ya da k’ye kadar harflerle gösterilirdi; a harfi boş telin mızraplanacağını belirtirdi. Çizgilerin üstüne konan nota kuyruklarıyla da ritimler belirtilirdi. Tablaturanın en alt çizgisi lavtanın en kalın sesli teline karşılık gelirdi. Sağ elin parmaklarıyla çalma, süslemeler ve özeî efektler nokta, kavisli çizgi vb işaretlerle gösterilirdi. Lavtanın 17. yüzyıldaki bir çeşidi olan torbo (theorbo) için yazılan tablaturada ise, çalgıda sapın üst tarafında kalan bas telleri gösteren özel işaretler kullanılırdı.

1500-1650 arasında kullanılan İtalyan ya da İspanyol tablaturası Fransız sistemine benzerdi. Altı sıra teli gösteren altı çizgisi vardı, ama en alttaki çizgi en tiz teli temsil ederdi. Basılacak perdeler harf yerine sayılarla gösterilirdi.

1511-1620 arasında kullanılan Alman lavta tablaturası bu sistemlerden farklıydı. Bu tablaturada tellere ilişkin bir diyagram yerine, parmakların perdeler ve teller üstündeki çeşitli konumlarını gösteren 54 (ya da daha çok) simge kullanılırdı. Birden çok perdeye basılacaksa simgeler alt alta sıralanırdı. Bu simgelerin üst yanındaki nota kuyrukları da ritimleri gösterirdi.

Almanya’da klavye tablaturaları yaklaşık 1450-1750, İspanya’da da yaklaşık 1550-1680 arasında yaygın olarak kullanıldı. Alman tablaturası karma bir sistemdi; üst ses partisi bilinen nota yazımıyla gösterilirken, alt partiler müzik ses dizisinin harfleriyle (La, Si vb) belirtilirdi. Yarım ses tizleştirilecek ya da süslenecek notalar için özel işaretler vardı. Ritim birbiriyle birleştirilmiş küçük nota kuyruklarıyla gösterilirdi. 1750’lerden sonra üst çizgi de tablatura biçiminde yazıldı. Buna, “eski Alman tabla-turası’’na karşılık olarak “yeni Alman tabla-turası” dendi. 18. yüzyıl ortalarında bile J.S. Bach Orgelbüchlein ında (Küçük Org Kitabı), yerden tasarruf sağladığı durumlarda bu tablaturadan yararlanmıştır.

Cifras (sayılar) adı verilen İspanyol klavye tablaturasında her porte çizgisi ayrı bir ses partisini temsil ederdi. En yaygın kullanılan sistemde l’den 7’ye kadar rakamlar ses dizisinin notalarına denk düşerdi. Diyez ve bemoller rakamların üstüne yazılırdı; notanın içinde yer aldığı oktav, işaretlerle gösterilirdi.

Viyol gibi yaylı çalgılar, cittern, gitar ve zither gibi mızraplanarak çalınan çalgılar ve aynı zamanda bir tür zither olan Japon koto’su için daha başka tablaturalar da kullanılmıştır. Gitar müziğinde eskiden lavta tablaturasından ya da akorları gösteren daha basit bir yazım yönteminden yararlanılmış, daha sonra bilinen nota yazım sistemine geçilmiştir. Günümüzde popüler müzikte gitar ve ukulele için telleri ve perdeleri gösteren ve bir ızgaraya benzeyen şemalar kullanılmaktadır. Bir tür tablatura yazısı olan bu şemalarda parmakların basacağı tel ve perdeler noktalarla gösterilir. Flajolé ve düz flüt (blok flüt) için de bazen parmak basılacak yerleri gösteren tablatura-ların kullanıldığı olur.

Yorum yazın