Şüyu nedir

ŞÜYU i. (ar. şüyü<). Esk. Herkesçe duyulma, yayılma: Bu sözlerin şüyuu nâsın fe-sâd-ı efkârıma badî oldu (Cevdet Paşa). || Şüyu bulmak, yayılmak, herkesçe duyularak dedikodu konusu olmak: Hükmü bir günde mahallede şüyu bulur, akşam yemeğinde erkeklere sirayet ederek kahvede ağır ağır müzakereye konurdu (Ahmed Rasim).

— Huk. Müşterek mülkiyette ortaklardan (paydaş) her birinin pay hakkının, mülkiyetin bütününe yaygın olması. (Bu paya hissei şayia denir.) || Şüyui aslî, müşterek mülkteki şayi mülkiyet halinin, paydaşlar arasında başlangıçtan beri bulunması dürümu. (Bağımsız malik, mal listUndeki hakkının yansını bağışlarsa, ortak mülkiyetteki paydaşlık, şüyui aslî niteliğindedir.) || Şüyui tarl, bağımsız mülkiyetin kazanılmasından sonra ortaya (ikan bir sebeple, ortak mülkiyete dönüşmesiyle aldığı paydaşlık durumu. (Bütünü bağışlanan bir malın, bir payına, sonradan bir ortak çıkarak malı ele geçirirse, ortakları arasındaki his-sei şayia, şüyui tarî olarak adlandırılır.) || Şüyuun giderilmesi, müşterek mülkiyette, paydaşlar arasında aynen paylaştırma (taksim) ile veya mülkiyet konusu şeyin satılarak bedelinin paylaştırılması yoluyle son verme. Bk. ANStKL.

— ANStKL. Huk. Şüyuun giderilmesi, rıza ile veya kazaî yolla olur. Paydaşlar, rıza-larıyle şüyuu gidermeleri halinde, aralarında buna ilişkin bir sözleşme yaparlar. Paydaşlar şüyuun giderilmesinde Uç yoldan biri üstünde anlaşabilirler: 1. aynen taksim4, 2. mülkiyet konusu şeyin pazarlık veya artırma şeklinde satılarak bedelinin paylaşılması; 3. mülkiyet konusu şeyin, paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından iktisap edilmesi. Kanunun saymış olduğu bu yollardan başka bir yola başvurmak da mümkündür. Meselâ, müşterek mülkiyete konu olan yerin, başka bir şeyle trampa edilmesi de söz konusu olabilir. Şüyuun giderileceği şey, bir gayrımenkulse, sözleşmenin resmî şekilde yapılması gerekir. Tarafların müşterek mülkiyete nasıl son verileceği üstünde anlaşamamaları halinde şüyu, kazaî yolla (mahkeme karanyle) sona erer. Şüyuun giderilmesi davası, sadece paydaşların taksim şekli üstünde anlaşamamaları halinde değil, taksim şekli üstünde anlaşmış olsalar bile sonradan paydaşlardan birinin taksime gitmemesi halinde de açılır. Hâkim, şüyuun giderilmesi davasının açılması halinde, taksim şeklini tespit etmekte bağımsız değildir. Hâkim, dava konusu şey aynen bölünebiliyorsa, aynen taksime; aynen bölünememe halinde satışa karar verebilir. Bunun yanında hâkim, satışa karar vermişse, satışı açık arttırma yoluyle yaptırmak zorundadır. Aynen taksime gidebilmek için gerçekleşmesi aranan şartlar şunlardır: 1. şey, paydaşların paylarına uygun olarak kısımlara ayıılabilmelidir; 2. bölünmeden sonra, bu parçaların bölünmüş olarak değerlerinin toplamının tamamın değerine oranla, önemli bir düşüklük göstermemelidir (bu değerlendirme objektif ölçülere göre yapılır); 3. bütün paydaşlar aynen taksimi reddetmiş veya aynen taksime gidilmeyeceğine ilişkin bir sözleşme yapmamış olmalıdırlar: 4. aynen taksim, kamu hukuku kurallarına göre yasaklanmış olmamalıdır.
Şüyuun aynen taksim şeklinde giderilmesi mümkünse hâkim, önce sehimleri (bölümleri [her paydaşa düşecek olan parça ve kısımlar]) somut olarak belirtir. Paylar e-şitse, sehimler de eşit olacağı için, bunların paydaşlara taksiminde kur’a çekme usulüne başvurabilir. Uygulama, bu kura çekme usulünü zorunlu olarak benimsemiştir. Taksim edilen sehim eşdeğerde değilse, o zaman daha düşük değerdeki yeri alan paydaşa, öteki paydaşlar belirli bir ivaz* verirler. Böylece değer yönUnden bir eşitlik sağlanmış olur. Şüyuun giderilmesi davası, herhengi bir paydaş tarafından istenebilir. Burada davalı öteki bütün paydaşlardır. Kural olarak, paydaşlar her zaman şüyuun giderilmesini isteyebilirler. Ancak belirli bazı durumlar için sınırlama vardır. Bu durumlar şunlardır: 1. taraflar bir sözleşmeyle (idamei füyu sözleşmesi) şüyuun giderilmesi hakkını engellemişlerdir. Bu durumda, paydaşlar belirli bir süre için paylı durumun devamı üstünde anlaşmışlardır. Bu sözleşmenin süresi en çok 10 yıldır. Ancak bu 10 yıllık süre dolduktan sonra, paydaşların yeni bir sözleşme yapmalarına engel yoktur. Sözleşme sona ermeden paydaşlar şüyuun giderilmesini isteyemezler; 2. müşterek mülk devamlı bir amaca tahsis edilmiştir. Müşterek mülkiyetin konusu olan şey, devamlı bir amaca tahsis edilmişse, şüyuun giderilmesi istenemez. Meselâ bir arsanın paydaşlara garaj olarak hizmet etmesi için satın alınması halinde, devamlı bir amaca tahsis söz konusudur. Bunun gibi, komşu iki gayrimenkul arasındaki çit, parmaklık gibi sınırlar üstünde müşterek mülkiyet söz konusuysa, şüyuun giderilmesi istenemez; 3. zaman uygun değildir. Şüyuun giderilmesi, uygun olmayan bir zamanda da istenemez. Şeyin bölünmesi, paydaşların hepsi veya bir kısmı için ağır külfet ve önemli zarar verecekse, zaman uygun değildir. Meselâ ekim yapılmış ve daha hasat alınmamışsa, şüyuun giderilmesinin istenmesi için zaman uygun değildir. Bunun gibi, müşterek mülkiyete konu olan gayrimenkulun değerinin daha sonra çok yükseleceğinin, açık olduğu durumlarda şüyuun giderilmesinin hemen istenmesi yönUnden zaman uygun değildir. Medenî kanunun, şüyuun giderilmesine ilişkin hükümleri genel hükümler olarak müşterek mülkiyete bağlı olan bütün yerlerde uygulanması gerekirse de, Kat Mülkiyeti kanunu bir istisna getirmiştir. Kat Mülkiyeti kn. md. l’e göre, kat mülkiyetine bağlı olan yerlerde şüyuun giderilmesi (ortaklığa son verme) istenemez. Ancak, bu bağımsız bölüm üstünde birden fazla kimse müşterek malikse, bu bağımsız bölüm için şUyuun giderilmesi istenebilir. (M)

Etiketler: ,

Yorum yazın