Süvari Nedir

Süvari Nedir

süvari, eskiden ordularda önemli bir yer tutan atlı asker sınıfı. Çarpışmalarda süvarinin yerine getirdiği başlıca görevler, düşmanı gözlemek ve bilgi aktarmak, öteki birliklerin hareketlerini düşmandan gizlemeye yönelik manevralara girişmek, yenilen düşmanı kovalayarak moralini bozmak, düşmanın art cephesi için sürekli bir tehlike oluşturmak, belirlenmiş zayıf noktalardan ani baskınlar düzenlemek, düşmanın bozulan kanatlarını çevirmek ve düşman saflarını yarmaktı. 19. yüzyılın ikinci yarısında makineli tüfeklerin ve kesintisiz ateşli silahların geliştirilmesiyle süvari sınıfı eski önemini yitirdi. I. Dünya Savaşı’na doğru hafif makineli silahlarla donatılmış ve sipere girmiş bir orduya süvari birliğiyle saldırmanın intihar olduğu açıkça ortaya çıktı.

Zamanla süvariler ata binmek yerine zırhlı araçlar kullanmaya başladılar. Bu şekilde oluşturulan mekanize ya da zırhlı süvari birlikleri daha sonra tümüyle kaldırıldı. 1950’lere gelindiğinde çoğu ülkede süvari birliği kalmamıştı.

Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Ösmanlı Devleti’nde atlı asker karşılığında daha çok sipahi(*) terimi kullanılırdı. Osmanlılarda kapıkulu ocaklarının ulufeli (maaşlı) atlı askerlerine süvari (kapıkulu süvarileri]*]) denmekle birlikte, asıl süvari sınıfını oluşturan askerler, eyalet süvarisi ya da topraklı süvari olarak da bilinen tımarlı sipahilerdi. Seferlerde her tımarlı sipahi cebelüleriyle birlikte çeribaşının, çeribaşı-nın komutasındaki gruplar alaybeylerinin, alaybeyleri sancakbeylerinin, sancakbeyleri de beylerbeylerinin komutasında toplanarak, belirtilen yerlerde ordu-yı hümayuna katılırlardı. Kapıkulu süvarileri savaşlarda silah olarak pala, mızrak, kılıç kullanırlardı. 1826’da Yeniçeri Ocağı ile birlikte kapıkulu süvarileri kaldırılırken tımarlı sipahilerden 5.200’ü, askerlik eğitiminden geçirilmek üzere yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye’ye alındı. Asakir-i Mansure-i Muhammediye’de ve bu ordunun yerini alan Asakir-i Nizamiye’de, süvariler önce alay ve tugay, sonra tümen düzeyinde örgütlenmişlerdi. II. Abdülhamid’in son yıllarında Doğu Anadolu’daki aşiretleri denetim altında tutmak için kurulan Hamidiye Alaylan da(*) süvari bölüklerinden oluşuyordu.

Cumhuriyetin ilanından sonra da korunan muharip süvari sınıfı 1965’te kaldırıldı. Günümüzde Türk Silahlı Kuvvetleri’nde sportif amaçlı ve sembolik bir süvari birliği bulunmaktadır.

Yorum yazın