Sünnilik Mezhebi – Sünnilik nedir

Sünnilik Mezhebi – Sünnilik nedir

SÜNNİLİK i. (sünnİ’den sünni-lik). Din. sünnî mezhebi; müslümanlığm Kur’an’a kesin olarak bağlı ve Hz. Muhammed’in yaptıklarının, söylediklerinin dışına çıkmayan kolu.

— ANSİKL. İslâm dini, Tanrı tarafından peygamberlikle görevlendirilen Hz. Muham-med’e gönderilen vahiylerin açıklanışıyle başladı. Bu vahiyler birer tanrı buyruğudur. İslâm dinine göre Hz. Muhammed tarafından bildirilen, yapılan, birer inanç varlığı olarak ileri sürülen bütün eylemleri, görevleri yapmağa, tutum ve davranışları benimsemeğe Sünnîlik veya sünnet denir. (Bk.
SÜNNET.) Sünnet, Hz. Muhammed’e bir peygamber olarak gönderilen ilk vahiy’in insanlara bildirilmesi ve onun uygalanmasını istediği ilkeleri benimsemekle başladı. Peygamberin yaptığını görerek, söylediğini duyarak yapma, benimseme, sünnetin ilk bölümüdür. Bunları ilk benimseyenler ve yapanlar Hz. Muhammed’e iman eden, onun yanında bulunan, onunla konuşup görüşenlerdir (sahabe). Islâmiyetin başka ülkelere de yayılmasından sonra Hz. Muhammed’i görmek, onunla konuşmak olanağı kalmadı. Yalnız yaptıklarını, söylediklerini başkalarından duyarak, görerek yapma yolu açıldı. Sünnîlik Kur’an’a, Hz. Muhammed’in yaptıklarına ve söylediklerine dayanan bir inanç sistemi haline geldi. Hz. Muhammed’in ölümünden sonra ortaya çıkan birtakım meselelerin çözümünde Kur’an ve hadislerde açık, herkesin anlayabileceği kadar seçik bir hüküm bulunmazsa en yetkili kimselerin yorumlarına başvurulur. Sünnîliğin temel kurallarından biri olan bu yola icmai ümmet (yetkili bir kurulun toplanarak uygun gördüğünü yapmak), ictihatı fukaha (İslâm hukukçularının uygun gördükleri, anlaştıkları bir konuda gerekeni yapmak) denir. Bunların dışında herhangi bir güçlüğün giderilmesi için yukarıda adı geçen kurumların hiç birine başvurma imkânı yoksa bilgisine, imanına, İslâm dini konusundaki yetkisine güvenilen bir kimseye danışma yolu vardır. O da yoksa, insanın kendi vicdanına uyması gereği vardır. Ancak bunların hangisi olursa olsun yapılması, uyulması için insanm islâm dini kurallarına göre sünnî olması gerekir. Sünnîliğin ana ilkeleri. 1. Kur’an, hadis ve Hz. Muhammed’in bütün tutumlarına inanma, onları benimseme; 2. İslâm dininin bütün inanç düzenine ve kurallarına (beş şarta) tam bir iman ile bağlanma; 3. imanını diliyle, gönlüyle ikrar etme; 4. inandığını herhangi bir çıkar ve karşılık beklemeden, Tanrı buyruğu olarak yapma; 5. şeriat denen ve müslümanlar arasındaki karşılıklı davranışları düzenleyen kurallar bütününe uyma; 6. İslâm dininin Allaha, peygambere, âhirete, kıyamet gününe, meleklere, Allah tarafından gönderilen kitaplara (dört kitaba [Tevrat, Zebur, İncil, Kur’an]), onların hak olduğuna inanma. Ancak, Kur’an’dan önce indirilen üç kitap sonradan birtakım değişikliklere uğradı. Sünnîliğe göre bu ilk üç kitabın asılları kayboldu, bu yüzden Kur’an hepsinin özü ve en güzeli, en olgunu olarak indirildi; 7. Hz. Muhammed’in bütün peygamberlerin en yetkini, en üstünü ve son peygamber olduğuna inanmak.
Hz. Muhammed’in ölümünden sonra Sünnîlikle ilgili, onun ana ilkelerine dayanan dört büyük mezhep doğdu. İslâm dininin, Kur’an ve hadislerin temel kurallarında birleşen bu mezhepler, bazı ayetlerin ve hadislerin yorumunda, fii’l-i nebi’nin uygulanışında birbirinden ayrılır. Bazıları Hz. Muhammed’in bütün eylemlerini, önce yapıp sonradan değiştirişlerini de olduğu gibi kakül eder ve uygular. Bazısı ise ibadet ve icraat konusunda en son tutumunu örnek o-larak alır. Bu dört mezhep kurucularının adlarıyle anılan Hanefî, Şafiî, Malikî ve Hanberîdir ve dördü de sünnîdir. Kur’an ve hadislere dayanır. Sünnîlik İslâm dinine temel olarak, ibadet kurumlannı a-lır. Bunlar da namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hac etmek ve kurban kesmektir. Ancak bunların uygulanışında Kur’an ve hadislerce konulan birtakım kurallar vardır. Bu genel kuralların başında insanm sağlığı, malî durumu, içinde bulunduğu ortamın siyasî niteliği gelir. Malî durumu bozuk olan hacca gidemez, kurban kesemez, sağlığı yerinde olmayan namaz kılamaz, o-ruç tutamaz. Bütün bunlar İslâm dinince düzenlenen ve Hz. Muhammed tarafından uygun görülen davranış örneklerine göre yapılır. Savaşırken namaz kılınmaz, oruç tutulmaz, hacca gidilmez, zekat verilmez. İbadet kurumlannm başında beş vakit namaz gelir. Namazın Sünnîlikte zamanları belli, süreleri kesindir. Sünnîlik, namazı sünnet ve farz olmak üzere ikiye ayırır. Farz Tanrı tarafından emredilen buyruklar, sünnet ise Hz. Muhammed’in yaptığını yapmağa dayanan namazdır. Ancak namaz konusunda, onun edasında dört mezhebin de sünnî olmalarına karşılık, görüşleri ayrıdır. Şafiî mezhebinden olanlarla Hanefî mezhebinden olanların namaz kılışları birbirine pek uymaz. Bu dört ana mezhebin dışında gene Sünnîliğin genel kurallarını benimseyen ikinci derecede kimi yalnız imana, kimi yalnız akla dayanan mezhepler vardır. Bunlar Sünnîliğin ikinci kolları sayılan ilk mezhepler arasındadır. İlk üçü Eseriye, Ma-türidiye, Eş’ariye adını alır. Onlardan sonra gene Sünnîliğe dayanan üç mezhep daha vardır: Vahhabiye, Ahmediye, Mehdiye. Sünnîliğin dışında kalan ve İslâm dininin temel görüşlerini ayrı bir açıdan yorumlayarak Sünnilikten ayrılan bütün mezheplerin toplandığı büyük bölüm Şiîlik veya Şia adını alır. (

Yorum yazın