Suni nedir – Yapay nedir

SUNİ sıf. (ar. şunc’dan şunH). Yapma, uydurma: Girlandın sunî çiçek ve yaprakları vardı (Ş.S. Aydemir). İstanbul’da yazılan lisan tabiî bir dil değil, Esperanto gibi sunî bir dildir (Ziya Gökalp). Yeni. Yapay.

— Astron. Sunî ufuk, bir civa kabının yüzeyinde meydana getirilen ufuk; yıldızlar bu ufuk yüzeyindeki yansıma yardımıyle gözlemlenir. (Denizde sekstantla yapılan gözlemlerde olduğu gibi, yıldızların ufuk çemberine göre gözlenmesi de aynı sonuçlan verir.)

— Astronotik. Sunî peyk. Eşanl. Yapma

UYDU.

— Balıkç. Sunî böcek, balıkçıların yem olarak kullandığı kanatlı böcek şeklinde zoka. (Sineğe benzesin diye oltaya takılan tüylerle bu çeşit sunî böcek aynı şey değildir.)

— Kim. Sunî ürünler. Bk. ANSiKL.

— Magnetizma. Sunî mıknatıs, tabiî mık-natıs’a karşılık, mıknatıslanmış çelik parça. Eşanl. YAPMA MIKNATIS.

— Zootekn. Sunî ayıklanma, ırkları değiştirmek veya ıslah etmek amacıyle damızlık seçimi. (Bk. ÂNSiKL.) || Sunî dölleme, canlı hayvanlarda toplanan veya hayvan kesildikten sonra alman tohumun dişi hayvanların döl yollarına konulması için uygulanan teknik. Bk. ANSİKL.

— ANSiKL. Kim. Kimyada, genellikle, toprak altında oldukları gibi bulunan ve bunları ganglarından ayırmak için sadece fiziksel veya mekanik işlemlerin gerektiği tabiî ürünler’e karşılık, sunî ürünler kimyasal veya metalürjik bir işlem, bir ayrışma, bir indirgeme-yükseltgeme işlemi sonucu elde edilir. Meselâ, kükürt tabiî bir ürün, sülfürik asit ise sunî bir üründür.

— Zootekn. Sunî ayıklanma veya damızlık seçimi, hayvan üreticisinin, üreme özelliği, bir standarda veya tipe uygunluk bakımından hayvanların kalıtsal yeteneğini istediği gibi ıslah etmek için başvurduğu usullerden biridir. Üretici değişik ayıklanma metotları uygulayabilir: Fenotipik a-yıklanma metodunda hayvanın dış görünüşü ve özel performansı önemlidir. Soy ağacına göre ayıklanma’da hayvanın anaba-ba soyu ve kardeşleri göz önüne alınır. Yavruya göre ayıklanma’da hayvanın dölü ve yavruları göz önüne alınır. Birinci metot sık sık kötü sonuç verebilir, çünkü damızlık hayvan kendindeki bütün özellikleri her zaman yavrularına aktarmaz. Soy ağacına göre ayıklanma bir önceki metoda göre daha iyi sonuç verir, çünkü damızlık hayvan atalarından gelme karma özellikleri yavrularına geçirir. Pratikte dişi hayvanlar için kullanılabilecek tek metot budur. Fakat, en iyi sonuç veren ayıklanma metodu yavruya göre ayıklanmadır. Bu metot, çok sayıda hayvanın incelenmesini gerektirdiğinden ancak erkek hayvanlara uygulanabilir.

Ayıklamayı sağlam temellere oturtmak i-çin, hangi metot söz konusu olursa olsun, hayvanlarla ilgili özelliklerin iyice bilinmesi ve bunların soy kütüğüne kaydedilmesi gerektir.

Çeşitli tür, ırk ve bireylere ait özellikler (üreme kontrolları, gelişme, süt verimi, et değeri, yumurtlama kontrolları v.b.) sunî ayıklanmanın temelini teşkil eder. Üretici, bu sonuçlara ve kontrollara dayanarak, ama özelliklerin İktisadî önemini ve sonraki nesillere aktarılabilme imkânlarını da göz önüne alarak hayvanlarını sunî ayıklanma ile ıslaha çalışır.

• Sunî dölleme, esası çok eskiden beri bilinen konudur. Arapların, ta XIV. yy. dan beri kısrağa sunî dölleme uyguladıkları söylenir. İlk sunî döllemeyi Spellan-zani köpekte denedi ve 1780’de Pavia’da tam anlamıyle normal köpek yavrularının dünyaya gelmesini sağladı. Ama bu ilk ciddî deneyden sonra bütün bir yüzyıl bu usul bir daha denenmedi; ancak XIX.yy. m sonlarına doğru, özellikle Fransa’da Repiquet tarafından yeni deneylere girişildi. Fakat bu konuda en önemli incelemeler Birinci Dünya savaşından önce Rusya’da yapıldı. Rus araştırıcıların (İvanov, Milavanov) çalışmaları bu konudaki bilgilerimizi büyük ölçüde ilerletti ve bu dölleme metodunun çeşitli türde evcil hayvanlara pratik şartlar altında uygulanmasını mümkün kıldı.
Günümüzde, özellikle sığırlarda, bütün ülkeler için sunî dölleme yaygın, bir uygulama haline gelmiştir. Fransa’da geniş çapta ilk sunî dölleme 1946’da gerçekleştirildi ve 10 000 inek sünî olarak döllendi. 1958’de 3 milyondan fazla inek döllendi. Bu iki sayı karşılaştırılırsa, hayvajı yetiştiricilerine büyük avantajlar sağlayan bu uygulamanın hızla yayıldığı apaçık görülür. Bu sayede, nispeten ucuza yüksek kaliteli tohum elde edilmekte ve canlı hayvanların ortalama kalitesi hızla düzelmektedir. Ayrıca, çiftleşme ortadan kalktığı için çeşitli zührevî hastalıkların yayılmam da önlenmektedir. Sunî dölleme, sığırlara şu şekilde uygulanır: belirli merkezlerde yeter sayıda çok yüksek kaliteli boğa bes.j lenir; boğalardan muntazaman tohum ^lır nır. Bunun için, boğa bir ineğin (veya inek şeklinde bir kuklanın, hattâ başka bir t>o ğamn) üzerine bindirilir; boğa cinsî temasa hazırlandığı anda, kamışı «sunî; d^İya-lu» denen lastikten bir kılıfa sokulur; hayvan tohumunu bu kılıfa boşaltır. Tohum alınır alınmaz, spermanın döllenme gücünü koruyan (1/20 ilâ 1/100 oranında eriyik halinde) özel karışımlarla inceltilir. İnceltilmiş tohum, bir ineği dölleyecek kadar dozlara ayrıldıktan sonra soğukta muhafaza edilir. Genellikle özel küçük silindirlere konulan bu dozlar, tohumun alınmasını izleyen iki veya üç gün içinde kullanılır. Sunî dölleme, ineğin üreme yoluna gerekli dozda sperma eriyiği koymakla sağlanır. Bu işlemde, içi oyuk uzun bir tüpten ibaret bir sonda kullanılır; sonda, dölyo-lundan geçirilerek dölyatağı boynuna kadar sokulur. Sondanın arka ucunda bir tohumlama tabancası bulunur; tabanca sondada bulunan tohumu son damlasına kadar dölyatağma akıtmağa yarar. Bazı hallerde, tohumu saklama ısısı karbon karı ile —79°C’a düşürülür; tohum bu şekilde yıllarca saklanabilir. Genellikle çok değerli boğaların tohumlarına uygulanan bu saklama tekniği sayesinde, boğanın ölümünden yıllarca Sonra onun tohumuyle sunî dölleme yapılabilir.

♦ Sunilik i. Yapma, uydurma olma hali: Ahmet Haşim’in dilinin sunîliği, yapma-lığı, nasıl söyliyeyim? tabiîdir (N. Ataç).

♦ Suniye sıf. Esk. Sunî’nin dişili. (LM) SUNtON burnu. Bk. kavokolones.

Yorum yazın