Sundurma Nedir

Sundurma Nedir

sundurma, bir yapının girişini korumak amacıyla ön cephesine eklenen, genellikle yanlan açık, üstü örtülü yapı öğesi. Por-tik(*) ve loggia(*) da bir tür sundurmadır.

Antik Çağ öncesinden günümüze ulaşmış çok az sundurma örneği vardır. Ama duvar resimlerinden Eski Mısır evlerinin sundurmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Eski Yunan mimarlığındaki en önemli sundurma örneği, Atina’daki Rüzgârlar Kulesi’ninkidir. Eski Roma evlerinin caddeye bakan cephelerinde bulunan ve sundurma işlevi gören uzun kolonadlar, Erken Hıristiyan bazilikalannın (örn. Roma’daki Eski San Pietro Bazilikası) nartesklerinin kökeni olabilir.

Romanesk Dönemde kiliselerdeki büyük kolonadlı girişlerin yerini, batı cephesindeki kapıların hepsini birden çevreleyen, ileriye taşmış sundurmalar aldı. İtalya’da Verona’ daki S. Zeno Maggiore (12. yy) bu tür kiliselere bir örnektir.

Sundurma zamanla Fransa’da, özellikle Burgonya’da, bazen kilisenin bütün enince yayılan, derinliğine iki ya da daha fazla tonoz sırasından oluşan bir yapıya dönüştü. Vezelay’daki manastır kilisesinin (1132-40) sundurması bu türün büyük ve güzel bir örneğidir.

Gotik Dönemde İngiltere’de dinsel yapılarda başlıca iki çeşit sundurma gelişti. Bunlardan biri, büyük Fransız katedrallerinin batı cephesindeki görkemli kapıların tersine, yapının kuzey ya da güney yan nefinin cephesine eklenen üçgen alınlıklı, küçük boyutlu bir sundurmaydı. İkincisi ise neredeyse ayrı bir yapı sayılabilecek kadar büyük boyutlu oluyordu. Bu tür sundurma-lann ortaçağda mahkeme yapısı olarak kullanıldığı, tören için kiliseye getirilen ölülerin de gömülmeden önce burada bekletildiği sanılır. Burası aynca kilisenin, dine alınmayı bekleyenlerin girmelerine izin verilen tek yeriydi. Almanya’da Alevli Gotik üsluptaki Ulm Katedrali’nin (y. 1390) çift kemerli girişi ile İsviçre’de Regensburg Katedrali’nin (1482-86) üçgen alınlıklı sundurması buna örnektir.

Rönesans’ta sundurmalar genellikle kolonadlı portikler biçimine dönüştü. Çatısı iki ya da dört ayakla taşman basit sundurmalar

18. yüzyıldan sonra İngiltere’de ve ABD’ deki konutlarda çok kullanılan bir öğe haline geldi.

Yorum yazın