Sultan Han

Sultan Han, Kayseri-Sivas Karayolu üzerinde, Kayseri’ye yaklaşık 30 km uzaklıktaki Sultanhan köyünde, Anadolu Selçuklu sultanı I. Keykubad’ın 1232/33-1236/37 arasında yaptırdığı kervansaray. Aksaray’daki Sultan Han’ı andırır. Enine dikdörtgen

Planlı (44 m x 57 m) avlulu bir bölümle, unun güneydeki uzun kenarına bitişik, boyuna dikdörtgen planlı (33,5 m x 43,5 m) kapalı bir bölümden oluşur. Yalnızca mazgal pencereleriyle delinmiş kütlesel bir yapıdır. Bütün beden duvarları boyunca ve köşelerde payanda kuleleriyle desteklenmiştir. Taş oyma geometrik örgelerle bezeli taçkapısı kuzey cephesindedir. Taçkapıdan avluya, üzeri yıldız tonozla örtülü bir eyvandan geçilerek girilir. Avlunun solundaki (doğu) sivri beşik tonoz dizileri ikişer kemer boşluğuyla birbirlerine de açılır. Avlunun sağında (batı) bir revak sırası, bunun arkasında da kapalı odalar vardır.

Ortada, dört ayak üstünde yükselen köşk mescide çift kollu bir merdivenle çıkılır.

Avlunun dördüncü (güney) duvarındaki taçkapı kapalı bölüme açılır. Burası, sağlı sollu yedişer enine sahna bölünmüş, şahımların üzeri sivri tonozlarla kapatılmıştır. Ortada ise bütün mekânı geçen dikine bir şahın yan sahınları keserek uzanır. Bir sivri tonozla örtülü bu orta şahın öbürlerinden daha yüksektir ve tam ortasında sekizgen bir kasnağa oturan bir kubbesi vardır. Kubbe dışarıdan sekizgen piramit biçiminde bir külahla örtülüdür.

Sultan Han, Konya-Aksaray Karayolu üzerinde, Aksaray’a 33 km uzaklıktaki Sultanhan kasabasında, Anadolu Selçuklu sultanı I. Keykubad’ın yaptırdığı kervansaray. Mimar Muhammed bin Havlan el-Dımışki tarafından yapılmış, 1228/29’da tamamlanmıştır. Boyuna dikdörtgen planlı (49 m x 64 m) avlulu bir bölümle, bunun güneydeki kısa kenarına bitişik gene boyuna dikdörtgen planlı (32 m x 52 m) kapalı bir bölümden oluşur. 116 m boyu ve 4.800 m2 alanıyla Anadolu’daki Selçuklu kervansaraylarının en büyüğüdür. Yalnız doğu cephesi birkaç mazgal pencereyle delinmiş sağır beden duvarları ve payanda kubbeleriyle kaleye benzeyen kütlesel bir yapıdır. Kuzey cephesinin ortasındaki, taş oyma zengin geometrik örgelerle bezeli anıtsal taçkapının arkasındaki eyvan avlulu bölüme açılır. Avlunun sol (doğu) kenarı boyunca, sivri tonozlarla örtülü bir sıra oda uzanır. Sağ (batı) kenarda ise, avluya bakan cepheleri açık bırakılmış bir sıra sivri tonozlu mekân yer alır. Bunlar birbirlerine ikişer kemer açıklığıyla bağlanır.

Ortasında, dört ayak üstünde kare planlı bir köşk mescidin yükseldiği avlunun dördüncü (güney) duvarındaki taçkapıdan kapalı bölüme geçilir. Burası dörder ayaklı sıralarla doğu-batı doğrultusunda dokuz şahına ayrılmıştır. Tam ortada, taçkapının arkasından başlayıp güney duvarına kadar uzanan ve yüksek bir sivri tonozla örtülü bir orta şahın enine sahınları keser. Bu sahnın tam ortası, tepede sekizgen kasnaklı bir kubbeyle belirtilmiştir. Kubbenin üstü dışarıdan sekizgen piramit biçiminde bir külahla örtülüdür.

Yorum yazın