Sulama ve Akaçlama

Sulama ve Akaçlama

sulama ve akaçlama, tarımda yapay yollarla toprağa su götürülmesi ve fazla suyun topraktan çekilmesi işlemleri. Bu işlemler gübreleme, makineleşme ve profesyonel işletmecilik anlayışı ve özel pazarlara yönelik seri üretim gibi uygulamalarla birlikte tarımsal verimde patlama yaratmıştır. Normal koşullarda bitkiler yağmur sularıyla büyür. Ama yağışların belli bir ürünün yetişmesini engelleyecek ölçüde mevsime bağlı olması ya da az yağmur yağması durumunda, toprağın çeşitli yöntemlerle sulanması gerekir. Sulama sonrasında toprağın soğurabileceği suyun fazlası akaçlama yoluyla tarladan çekilir.

Sulama
Tarımsal amaçlı sulamanın geçmişi ilkçağlara değin uzanır. İÖ 5000’lerde Eski Mısırlıların Nil Irmağının suyuyla tarlalarını suladıkları bilinmektedir. Babilliler ve Çinliler gibi başka eski uygarlıklar da gelişmelerini büyük ölçüde tarımsal sulamaya borçludur.

Tarla sulamayı kolaylaştırmak amacıyla yüzyıllar boyunca çeşitli yöntem ve aygıtlar geliştirilmiştir. Hammurabi döneminde (İÖ y. 1792-50) Babil’de tarla sulamak amacıyla büyük kanallar ve hendekler kullanıldı. Su bu kanal ve hendeklere kova ve kepçelerle taşınıyordu. Daha sonra bunların yerini Ortadoğu’da kaldıraçlarla ya da hayvan gücüyle çalışan aygıtlar, Syrakusa’da ise Arkhimedes burgusu(*) gibi mekanik düzenekler aldı. Sulama alanındaki bir başka önemli gelişme de, İS 900’de Seylan’da (bugün Sri Lanka) yapılan Minneriya tankı gibi büyük toplama havuzlarının kullanılmaya başlamasıdır.

Buhar gücünden yararlanılmaya başlaması, içten yanmalı motorların ve elektriğin kullanılması, sulama işleminin birçok ülkede makineleşmesini sağladı. II. Dünya Sava-şı’ndan sonra hafif alüminyum ya da plastik borulardan oluşan taşınabilir sulama sistemlerinin uygulanması bu alandaki önemli gelişmelerden biridir.

Başlıca üç sulama yöntemi vardır: Yüzeyden sulama, yeraltından sulama ve yağmurlama. Yüzeyden sulama da havuz sistemi ve yıllık sistemi olmak üzere ikiye ayrılır. En eski sulama sistemlerinden biri olan havuz sisteminde, sulanacak alan setlerle çevrelenir ve kanallardan alınan suyla doldurulur, böylece bir havuz elde edilir. Belli bir sürenin sonunda havuzdaki su boşaltılır ve tarla ekilir. İkinci bir sulamaya gerek bırakmaması nedeniyle bu sistem, ırmakların yılda en az bir kez taştığı yerler için oldukça elverişli ve ucuz bir yöntemdir. Daha gelişmiş ve pahalı olan yıllık sistemde ise tarla yılda bir ya da birkaç kez değil yıl boyunca gerektiğinde sulanır. Bu sistemde ana kanalın yanında çok sayıda yan kanalın da kullanılması gerekir.

Daha az uygulanan yeraltından sulama sisteminde, yüzeyin yaklaşık yanm metre altında yapay bir su gölü oluşturularak kılcallık ilkesi yardımıyla bitki kökünün suyu emmesi sağlanır. Ama bu yöntemin uygulanabilmesi için toprak yüzeyinin altında su geçirmez bir katman bulunması gerekir.

Öbür sulama yöntemlerine göre oldukça yeni olan yağmurlama yöntemi ise püskürtücüler ve borulardan oluşan taşınabilir bir sistem aracılığıyla ürün üzerine su fışkırtılması ilkesine dayanır.

Akaçlama
Akaçlama işlemi özellikle bataklıkların kurutulmasında, aşınmanın (erozyon) önlenmesinde ve kurak bölgelerin sulanması sırasında yardımcı işlem biçiminde uygulanır.

Akaçlama işleminde toprak yüzeyine uygun eğim verilerek ve hendekler açılarak, fazla suyun tarlaya girmeden çekilmesi sağlanır; böylece toprağın aşınması, bitkideki besinlerin süzülüp kaybolması ve toprak yüzeyinde su birikmesi önlenir. Bu yolla toprak hem ilkbahar ekimine, hem de yüzeyden sulamaya hazır hale getirilir. Modern akaçlama yöntemleri yüzeyden akaçlama ve yeraltı akaçlaması olmak üzere ikiye ayrılır. Akaçlama kanalları, toplayıcı ana hendek, yan hendekler ve bir çıkış ağzından oluşan yüzeyden akaçlama sisteminde, toprak yüzeyinde biriken suyu boşaltmak amacıyla bir toprak üstü sistemi kurulur. Bu sistem özellikle suyu yavaş emen topraklarda uygulanır. Akaçlama kanallarının düzenlenişi arazinin yapısına göre değişiklik gösterir; düzgün yüzeylerde paralel kanallar, suyun düzensiz biçimde toplandığı yerlerde ise buna uygun kanallar kullanılır.

Yeraltı akaçlama sistemi bir ana ve bir ara oluk ile bir çıkış ağzından oluşur. Yüzeyden akaçlama sistemindeki kanallarla aynı işlevi gören bu oluklar, topraktan aldıkları suyu daha büyük toplayıcı kanallara iletir. Akaçlama sistemlerinin verimliliği toprağın türü, yüzey şekilleri, yağış miktarı ve dağılımı ile ekilecek ürünün türü gibi etkenlere bağlıdır. Genellikle kum ya da mil oranı yüksek olan topraklar yeraltı akaçlamasına, kil oranı yüksek olan topraklar ise yüzey akaçlamasına uygundur.

Yorum yazın