Su tesisatı nedir

Su tesisatı nedir

su tesisatı, sıhhi tesisat olarak da bilinir, yapıların içinde içme suyunun dağıtılması ve atık suların dışarı atılması amacıyla döşenmiş boru hatları ile musluk, vana gibi öbür donanımlardan oluşan sistem. Su dağıtım sistemince(*) yapıya taşınan su, yapıda su tesisatı içinde dolaştırılır ve oluşan atık sular da yine bu tesisat aracılığıyla kanalizas-yon(*) sistemine boşaltılır.

Nüfusun kent ve kasabalarda yoğunlaştığı eski uygarlıklarda su tesisatı sistemlerinin geliştirilmesi en önemli sorunlardan biri olmuştur. Romalıların, Avrupa’nın bazı bölümlerinde kentlere içme suyu sağlamak amacıyla karmaşık sukemerleri yaptıkları bilinmektedir. Ama atık suların taşınması amacıyla yapılan ilk sistemler pek kullanışlı değildi. Kanalizasyon suları kova ve arabalarla kent dışına taşınıyordu. Bir göl ya da ırmağa kadar uzanan üzeri açık su dolu bir hendek sistemine boşaltıldığı da oluyordu.

Su tesisatı sistemlerindeki gelişme çok yavaş gerçekleşti. Roma Döneminden 19. yüzyıla değin bu sistemlerde hemen hemen hiçbir gelişme görülmedi. Ama mevcut su dağıtım, kanalizasyon ve su tesisatı sistemlerinin Sanayi Devrimi sırasında ortaya çıkan kalabalık yerleşim merkezleri için yetersiz kalması nedeniyle tifo ve dizanteri salgınları görülünce, daha gelişkin sistemler yapma zorunluluğu doğdu. Bunun sonucunda kurulan üstü kapalı su sistemleri, bu salgın hastalıkların yeniden ortaya çıkmasını önledi. Ayrıca içme suyunun ve atık suların yapı içinde istenen yere iletilmesini sağlamak amacıyla da yeni su tesisatı elemanları tasarlandı.

Su tesisatlarında musluk, vana, duş, lavabo, küvet ve tuvalet gibi elemanların yanı sıra, otomatik çamaşır ve bulaşık makineleri, çöp öğütme birimleri ve su ısıtıcıları (şofben ve termosifon gibi) da bulunabilir.

Su tesisatı yapımında kullanılan malzemeler dayanıklı ve paslanmaz olmalıdır. Aynca bu malzemelerin ömrünün, tesisatın yerleştirildiği yapımnkine eşit ya da daha fazla olması gerekir.

Pek çok kentte suyun dağıtım sistemi içinde ilerlemesini sağlamak amacıyla pompalarla basınç uygulanır. Ama suyun kentten daha yüksekteki dağ ve tepelerden geldiği bazı durumlarda, yerçekimi kuvveti dağıtım için gerekli basıncın oluşmasını sağlayabilir. Bazı uygulamalarda ise arıtılan ve işlenen su pompa yardımıyla yüksekteki tanklara beslenir ve buradan gene yerçekimi etkisiyle yapılara dağıtılır. Ama su dağıtım sistemlerinin çoğunda su, pompalar yardımıyla doğrudan sisteme iletilir. Temiz suyun bina içinde dağıtımı için ana dağıtım sisteminin basıncı genellikle yeterlidir. Ama yapının yüksek olması durumunda, ana dağıtım sisteminden gelen su ya hidrofor sistemiyle binaya pompalanır ya da çatıdaki tanka beslenir ve daha sonra sifon etkisi yardımıyla dağıtılır.

Bina içindeki atıkların kanalizasyona iletilmesinde kullanılan sistemin, akaçlama sistemi ve havalandırma sistemi olmak üzere iki bölümü vardır. Akaçlama sistemi, kanalizasyon sistemine açılan ana boruyla birleşen ince borular ve U, T ya da Y biçimli dirseklerden; havalandırma sistemi ise, genellikle yapının çatısında bulunan bir hava giriş ağzından akaçlama sisteminin çeşitli noktalarına kadar uzanan borulardan oluşur. Havalandırma sistemi, akaçlama sisteminin içindeki basıncı dış basınç ile eşitleyerek U biçimli dirseklerdeki tıkanma ve geriye doğru akmayı önler ve akaçlama sisteminde oluşan istenmeyen gazların dışarı atılmasını sağlar. U biçimli dirseklerin alt kısmında biriken su geriye doğru gaz kaçışını da önler.

Atık suların boru içinde düzenli akmasını sağlamak ve tıkanmaları önlemek amacıyla, yatay borular biraz eğimli bir biçimde döşenir. Boru içinde yüksek basınçlı bölgelerden düşük basınçlı bölgelere geriye doğru akışı önlemek amacıyla da, çeşitli vana ve kapaklardan yararlanılır. Ana kanalizasyondan bina içindeki akaçlama sistemine gaz sızması özel kapak sistemleriyle önlenir.

Yorum yazın