Stupa Nedir

Stupa Nedir

stupa, Buda’ya ya da başka kutsal kişilere ait olduğu kabul edilen röliklerin saklandığı anıt. Buda’nm parinirvana (Nirvana’ya Geçmiş) durumunun, yani ölümünün mimari bir simgesidir. Yarımküre biçiminde olmasının, Hindistan’daki Budacılık öncesi mezar tepelerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. En tipik biçimiyle Sançi’dekiÇ) Büyük Stupa’da (İÖ 2-1. yy) görüldüğü gibi, bir stupa yuvarlak bir kaideyle bunun üstündeki kütlesel bir kubbeden oluşur. Anda (yumurta) ya da garbha (rahim) denen bu kubbenin tepesinde şemsiye biçimli bir çatra bulunur. Büyük Stupa’nın tümü, dört kapısı olan bir korkulukla çevrilidir; bunun üstü baştan aşağı Cataka öykülerinin, Buda’mn yaşamından sahnelerin ve mitolojik figürlerin yer aldığı kabartmalarla bezelidir.

Hindistan’da ortaya çıkan stupa zamanla Budacı kültürün bulunduğu her yere yayılmıştır. Seylan’daki (bugün Sri Lanka) çan biçimli dagaba’lar (“garbha’nm kalbi”), Cava Adasındaki, set set yükselen Borobudur, Tibet’teki lamaların uyarlamaları, Çin, Kore ve Japonya’daki çok katlı pagodalar hep stupa’dan kaynaklanan değişik uygulamalardır. Ama hepsinde, yapıda saklanan başlıca rölik hem belli bir kutsal kişi ya da kavramın, hem de yapının kendisinin simgesidir. Bir stupa’da tapınmak için anıtın çevresinde güneşin yolundan (pradakshi-na), yani peşinden yürünür. Korunması için bir başka yapının içine yapılmış bile olsa, stupa her zaman ayrı bir anıt niteliğindedir.

İlk stupa’lat Gautama Buda ve izleyicilerinin dünyevi kalıntılarını saklamak için yapılmıştır ve bunlara Budacılıkta kutsal sayılan hemen her yerde rastlanır. Kutsal eşya ya da rölik kavramı daha sonra kutsal metinleri de kapsayacak biçimde genişlemiştir. Minyatür stupa ve pagodalar da Asya’ nın her yanında adak yeri olarak kullanılır. Caynacılık öğretisinin izleyicileri de kutsal saydıkları kişilerin anısına stupa’lar inşa etmişlerdir. Günümüze çok az örneği ulaşabilen bu tür stupa’lann en önemlisi, Uttar Pradesh’te Mathura’da bulunan Kankali Tila kalıntılarıdır.

Yorum yazın