Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri

Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri

Stratejik Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri (salt), ABD ile SSCB arasında, büyük nükleer silahların üretimini azaltmak amacıyla yürütülen görüşmeler. Bu görüşmeler sonunda imzalanan ve uzun menzilli (kıtalararası) stratejik nükleer silahlar alanında silahlanma yarışını sınırlayıcı hükümler getiren iki antlaşma SALT I (1972) ve SALT II (1979) olarak bilinir.

İlk kez ABD başkanı Lyndon Johnson’ın 1967’de ortaya attığı görüşme önerisi, 1968 yazında iki tarafça da benimsenerek somut bir girişime dönüştü. Ama bu yöndeki hazırlıklar aynı yılın ağustos ayında SSCB’nin Çekoslovakya’yı işgal etmesiyle kesintiye uğradı. Kapsamlı görüşmeler ancak Nisan 1970’te başladı. SALT I’in çerçevesini oluşturan karmaşık ve çok yönlü antlaşmaların en önemlileri olan Antibalis-tik Füze (ABM) Antlaşması ile Stratejik Saldın Silahlannın Sınırlandırılmasına İlişkin Geçici Anlaşma ve Protokol, ABD adına Başkan Richard Nixon ve SSCB adına Sovyetler Birliği Komünist Partisi (KPSS) genel sekreteri Leonid Brejnev tarafından 26 Mayıs 1972’de Moskova’da imzalandı. Bu zirve ABD ve SSCB arasındaki yumuşama (détente) sürecini en üst düzeye çıkardı.

Süresiz olmakla birlikte beş yılda bir gözden geçirilmesi öngörülen ABM Antlaşması, iki tarafın antibalistik füze istasyonla-nnı iki bölgeyle sınırlayan ve böylece karşı tarafın stratejik silahlannın caydırıcı gücünü azaltan hükümler içeriyordu. ABD Senatosu antlaşmayı 3 Ağustos 1972’de onayladı. Geçici Anlaşma ise beş yıl süreyle tarafların sahip olabileceği kıtalararası balistik füzelere ve denizaltılardan fırlatılan balistik füzelere üst sınırlar getiriyor ve konunun daha ayrıntılı olarak ele alınmasını SALT II görüşmelerine bırakıyordu. Yürütmenin yetkisine giren bir düzenleme olarak ABD Senatosu’nca onaylanması gerekmeyen bu metin, gene de ABD Kongresi’nin ortak bir toplantısında görüşülerek onaylandı. ABM Antlaşması ve Geçici Anlaşma 3 Ekim 1972’de yürürlüğe girdi.

1972 sonlarında başlatılan SALT II görüşmeleri yedi yıl sürdü. Her iki tarafın stratejik ateşleme araçlarını 2.400 adetle sınırlayan geçici bir anlaşma, Kasım 1974’te SSCB’nin Vladivostok kentinde Brejnev ve Başkan Gerald Ford arasında imzalandı; ama bunu bir antlaşmaya dönüştürmek hayli güç oldu. Başlıca sorunlardan biri, iki ülkenin stratejik güçleri arasındaki dengesizlikti. SSCB büyük yüklü ağır silahlarda yoğunlaşırken, ABD daha küçük çaplı ama isabet yeteneği yüksek silahlar geliştirmişti. Gelişmekte olan yeni teknolojiler, tanımlamaya ilişkin konular (örn. SSCB’nin “Back-fire” uçağının stratejik bir silah olup olmadığına ilişkin tartışmalar) ve denetim sorunu da başka güçlükler doğurdu.

Sonunda SALT II görüşmelerinden dört bölümden oluşan bir çerçeve ortaya çıktı: Asıl antlaşma, üzerinde anlaşmaya varılan esasların yer aldığı protokol, Brejnev’in “Backfire” uçağının menzilinin ve üretiminin sınırlandırılacağına ilişkin vaadini içeren açıklama ve SALT IlI’ün temel ilkelerini içeren metin. Asıl antlaşma çok sayıda bağımsız hedefe yönlendirilebilen (MIRV) stratejik silah fırlatıcılanna bir dizi niceliksel sınırlama getirilmesini öngörüyordu. Bunun amacı, her iki tarafın karadan fırlatılan kıtalararası füze sistemlerinin saldırısına uğrayabilecekleri zamanı geciktirmekti. Ama ortaya çıkan sonuç, bir kriz anında taraflardan birini, ötekinin stratejik silahlarla karşılık vermesine olanak vermeksizin saldırma riskini göze almaya özendirecek nitelikteydi. SALT II her iki tarafa da denizdeki caydırıcı kuvvetlerini sınırlamalar çerçevesinde hareket ettirebilme serbestliğini tanıdı ve denizaltı fırlatıcılarının sayısına bir sınırlama getirmedi. Brejnev ile Başkan Jimmy Carter tarafından 18 Haziran 1979’da Viyana’da imzalandıktan kısa bir süre sonra da ABD Senatosu’nun onayına sunuldu.

SALT I’in tersine SALT II, ABD Kongresi ve kamuoyunda genellikle hoş karşılanmadı. Bu dönemde uluslararası ilişkilerin havası değişmiş, SSCB – ABD arasındaki yumuşama yerini giderek artan bir gerginliğe bırakmıştı. Öte yandan antlaşma son derece teknik ve farklı yorumlara açık nitelikteydi. Bu yüzden ABD’nin oyuna getirilmiş olduğu kuşkusu doğmuştu. Senato içinde ve dışında kararlı bir muhalefetle karşılaşan antlaşmanın onaylanıp onaylanmayacağı belirsiz bir durumdayken. Başkan Carter Ocak 1980’de, SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesi üzerine antlaşmayı Sena-to’dan geri çekti. ABD ve SSCB yetkilileri SALT H’nin geleceğinin belli olmasına değin SALT I ve SALT IFye uyma konusunda tek taraflı açıklamalarda bulundular. Ama antlaşmaların çiğnendiği yolundaki karşılıklı suçlamalar birbirini izledi.

Ronald Reagan, 1980’de ABD başkanlığına seçilmeden önce ve sonra, SALT IFye karşı çıkarak görüşmelerin yeniden yapılması ve ABD savunmasının güçlendirilmesi yönünde bir tutum takındı. Bununla birlikte SALT sınırlandırmalarına uymaya devam etti; NATO’nun AvrupalI üyelerinden ve barış hareketlerinden gelen baskılar karşısında ilk adımı atarak Stratejik Silahların Azaltılması Görüşmeleri (START) adıyla yeniden masaya oturma çağrısında bulundu. ABD ile SSCB heyetleri arasındaki START görüşmeleri 29 Haziran 1982’de Cenevre’de başladı. Ama Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı’nın (NATÖ) cruise ve “Pershing II” füzelerini Avrupa’ya yerleştirmesi üzerine SSCB Kasım 1983’te görüşmelerden çekildi. Bu arada ABD yönetiminin benimsediği Stratejik Savunma Girişimi (SDI) programı taraflar arasındaki güvensizliğe yeni bir anlaşmazlık öğesi kattı.

Bir dizi temasın ardından Mart 1985’te stratejik nükleer silahlar, orta menzilli nükleer silahlar ve uzay silahları olarak üç bölüme ayrılan START görüşmeleri yeniden başladı. Reagan ile KPSS’nin yeni genel sekreteri Mihail Gorbaçov’un Kasım 1985’te Cenevre’de bir araya gelmesi, gergin ortamın yumuşamasında önemli bir dönüm noktası oldu. İki liderin Ekim 1986’da katıldığı Reykjavik’teki ikinci zirvede SDI’ya ilişkin anlaşmazlıkla kilitlenir gibi görünen süreç, Aralık 1987’de bazı orta menzilli nükleer füzelerin yok edilmesi konusunda anlaşmaya varılmasıyla olumlu bir yola girdi. Ertesi yıl bir dizi barış atağıyla inisiyatifi ele geçiren SSCB, Eylül 1989’da SDI konusundaki ısrarından vazgeçerek ve denizaltılardan fırlatılan nükleer füzeleri ayrı bir görüşme konusu yapmayı kabul ederek ABD’nin yeni başkanı Geor-ge Bush’u kesin bir anlaşma için masaya oturmaya zorladı. Gorbaçov ile Bush’u

Haziran 1990’da Washington’da bir araya getiren zirvede, START kapsamına giren konularda bir ön anlaşmaya varıldı.

Yorum yazın