Stratejik Silah Nedir

Stratejik Silah Nedir

stratejik silahlar sistemi, kıtalararası balistik füzelerin (ICBM) ve ABD’nin cruise füzesi(*) ile ABD ve SSCB hava kuvvetlerince kullanılan stratejik bombardıman uçağı filolan gibi balistik olmayan silahların denetim ve işletim sistemi.

Stratejik silahların depolanması, bakımı ve taşınması için yapılması gereken işlemler çok çeşitlidir. Füzenin itme sisteminin ve yakıtının, iç güdüm sisteminin, bilgisayarının ve savaş başlığının (RV) ayrı ayrı bakımının yapılması ve güvenliğinin sağlanması gerekir. Füzede, birbirinden bağımsız olarak farklı hedeflere yönlendirilebilen savaş başlıkları (MIRV) varsa, yapılması gereken işlemler daha da karmaşıklaşır. Aynca yerleştirildiği silo, denizaltı, uçak ya da hava üssünde, füzenin kullanıma hazır tutulması ve her bir RV’nin vuracağı hedefe ilişkin bilgisayar programlarının, fırlatma denetim sistemlerinin ve sistemi bir arada tutan karmaşık iletişim ağlarının sürekli yenileştirilmesi gereklidir.

1980’lerin başlarında ABD, SSCB, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), İngiltere ve Fransa bu tür sistemler geliştirdiler, ama yalnızca ABD ve SSCB’de karmaşık stratejik silah sistemleri gerektirecek ölçüde büyük füze üsleri kuruldu. 1980’lerin başlann-da Batılı ülkelerin ÇHC’nin stratejik silahlar sistemine ilişkin bilgileri oldukça kısıtlıydı. Yalnızca, ülkenin batısına 50 kadar orta erimli balistik füzenin (MRBM) yerleştirilmiş olduğu, Çin ordusunun bir ICBM’ye sahip bulunduğu ve yeni bir ICBM yapımı çalışmaları sürdürdüğü biliniyordu.

Fransa 1980’lerde iki stratejik sistem üzerinde çalışmalannı sürdürdü. Bu çalışmaların biri iki kademeli, katı yakıtlı ve termonükleer başlık taşıyabilen bir orta erimli balistik füze, öbürü ise üç kademeli, katı yakıtlı, bir termonükleer başlıklı ve denizaltıdan fırlatıla-bilen bir orta menzilli füzeye ilişkindi. İngiltere’de, 1980’lerin başında yerini “Tri-dent” füzelerine bırakan “Polaris” füzeleriyle donatılmış olan ve denizaltıdan fırlatılabilen bir sistem kuruldu.

ABD ve SSCB 1980’lerin başında çok sayıda stratejik sisteme sahipti. Bu sistemlerin bir bölümü bugün devre dışı kalmıştır, ama öbürleri günümüzde de kullanılmaktadır.

ABD’nin sahip olduğu tek etkin ICBM sistemi olan “Minuteman”, kullanımdan kaldırılan 37 “Titan II” füzesini de içeren 1.000 füzeden oluşuyordu. Aynca, denizaltıdan, gemiden, karadan ve Stratejik Hava Komu-tanhğı’na (SAC) bağh bombardıman uçakla-nndan fırlatılabilen, görece küçük ve yavaş cruise füzeleri geliştirildi. Bunun yanı sıra bir dizi yeni MX füzesinin üretilmesi ve bunlann “Minuteman” silolanna yerleştirilmesi de tasarlandı. ABD’nin diğer füze sistemleri olan “Polaris”, “Poseidon” ve “Trident” sistemleri de denizaltıdan lirlatılabiliyordu. Sıvı yakıtlı olan “Titan” dışında, tüm ABD füzeleri katı yakıtla çalışıyordu.

Savaş anında bu ABD sistemlerinin çoğunun eşgüdümü ve işletimi, bir “Boeing 747” uçağına yerleştirilen komuta merkezince havadan gerçekleştirilecekti. Bu komuta merkezinin görevi, ABD Başkanı ile stratejik silah sisteminin, başta SAC olmak üzere, temel birimleri arasında iletişim sağlamaktı. Gene havada bulunan bir fırlatma denetim sistemiyle de, belirlenmiş hedefe yönlendirilmiş bulunan “Minuteman” füzelerinin hedefi değiştirilebilecekti.

1980’lerde SSCB silolardan fırlatılan dört ana ICBM sistemine sahipti. Bu sistemlerde yaklaşık 520 “SS-11”, 150 “SS-17”, yaklaşık 310 “SS-18” ve yaklaşık 360 “SS-19” füzesi bulunuyordu. SSCB ayrıca, “SS-14” ve “SS-20” gibi hareketli sistemlere ve denizal-tıdan fırlatılabilen en az dört sisteme sahipti. Moskova yakınlarında da bir antibalistik füze sistemi bulunmaktaydı. SSCB’nin ICBM’leri sıvı yakıtlı, öbür füze sistemleri ise katı yakıtlıydı.

ABD ve SSCB füzelerinin çoğu bilgisayarlarla donatılmıştı ve hepsi termonükleer başlık taşıyabiliyordu. Öbür füzelere göre daha küçük olan cruise füzesi dışında, bu füzeler 3-14 ya da daha fazla sayıda MIRV taşıyabiliyordu. Stratejik silahların sınırlanması konusunda yapılan görüşmelerin tümünde MIRV’ler temel tartışma konusu olmuştur.

Yorum yazın