Stenografi nedir

Stenografi nedir

STENOGRAFİ i. (yun. stenos, dar, sıkı ve graphein, yazmak’tan fr. sténographie). Kısaltılmış ve uzlaşmalı işaretlerden meydana gelen ve sözleri söylendiği kadar çabuk yazmağa yarayan yazı metodu. (Bk. ANSİKL.) || Stenografi makinesi, dikte edilen herhangi bir metni, bir kelime veya bir heceyi birkaç parmakla bir vuruşta basacak şekilde birleştirilip düzenlenmiş alfabe harfleriyle ve basit bir fonetik biçimde en çabuk konuşma hızıyle yazmağa yarayan makine. Bk. ANSİKL.

— ANSiKL. Söz ve konuşmanın söylendiği kadar çabuk yazıya geçirilmesini sağlayan bir grafik sisteme daha ilk çağlarda ihtiyaç duyulmuştu: yunan takigrafisi ve Tiro işaretleri stenografi yazısının günümüze kadar gelmiş ilk örnekleridir.
Ortaçağda stenografi, daha çok noterlik belgelerinde ve elyazması kanunlarda kullanıldı. A rs Notaría adlı eserinde Tiro işaretlerinden ilham alarak meydana getirdiği kısaltılmış bir yazı sistemini açıklayan İngiliz rahibi J. Tilbury’nin çalışmaları ise pek ilgi görmedi. Buna rağmen Tilbury’nin sistemi ile Ars Notaría Aristotelis’te (XII. yy.) açıklanan teoriler, takigrafiden modern stenografiye doğru bir gelişimin başlangıç noktasıdır.

XII. yy. dan XV. yy.a kadar, kültürün gelişmesi, vaızlara gösterilen ilgi, Reform ve Karşı-reform hareketleri, takigrafi kullanımını yaygınlaştırdı. Bu dönemde bazen kişisel, bazen keyfî işaretlerden yararlanıldığı da görülür. XVII. yy.da stenografi üç ayrı okulun çalışmalarıyle gelişti: İngiliz, fransız ve alman okulları. «Stenografi» terimi ilk olarak İngiliz John Willis (1575-1625) tarafından kullanıldı. Willis, Arte of Stenographie (Stenografi Sanatı) adlı eserinde geometrik işaretlere dayanan bir sistem ortaya koymuştur. Ama asıl profesyonel stenografi, Oxford üniversitesi öğretim üyelerinden Samuel Taylor’un (1764-1811) tasarladığı bir metottan türedi. Fonetik yazıyı ilk bulan Taylor’dır. Bu yazının esası, her fonemin bir tek işaretle karşılanmasına ve yalnız duyulan şeşlerin kaydedilmesine dayanır. İşaretlerinin geometrik çizgilere benzemesi sebebiyle «geometrik sistem» diye adlandırılan bu sistem, bilinen bütün stenografi sistemlerinin esası olarak kabul edilir. Taylor’ın stenografi sistemi Pierre Bertin tarafından Frän-sızcaya (1792), Paul Marti tarafından Is-panyolcaya ve Emilio Amanti tarafından da Italyancaya uygulandı. Hippolyte Pré-vost 1826’da yayımladığı Yeni Stenografi Sistemi adlı eseriyle Taylor-Bertin sisteminde birtakım değişiklikler yaptı, daha çabuk yazma ve doğru okuma ile ilgili ö-nemli yenilikler getirdi. Eser daha sonra Prévost’nun öğrencisi ve çalışma arkadaşı Albert Delaunay tarfmdan ele alınıp işlendi (1878). Buna karşılık Conan de Pré-péan (1813), Aimé-Paris (1822), Emile Dup-loyé (1867) gibi yazarlar Taylor siteminden ayrıldılar; bugün fransızca konuşulan ülkelerde bu yazarların sistemleri kullanılmaktadır. Aynı dönemde İngiliz Isaac Pitman (1813-1897) «benzer sesleri benzer i-şaretlerle karşılama» ilkesinden hareket e-derek stenogıafinin ses kavramını geliş-tiıdi, hazırladığı geometrik fonografi Amerika, Japonya ve Avustralya’da kabul edildi, daha sonra Giuseppe Francini tarafından da Italyancaya uygulandı.

Ama en mükemmel modern stenografi sistemi alman Franz Xaver Gabelsberger’in (1789-1849) sistemidir, Gabelsberger sistemi, kelimenin, fonetik, grafik ve etimolojik kurallara göre analizine dayanır, ö-nekler, sonekler ve mantıkî kısaltmalar sayesinde doğru okuma, doğru yorum ve çabuk yazma, sistemin bellibaşlı özellik-lerindendir.

Gabelsberger sitemini Avrupa’nın hemen her yerinde çok kişi benimsemiştir. İtalya’da Enrico Carlo Noe’nin, Sırbistan ve Hırvatistan’da Magdiç’in, Polonya’da Gu-minski’nin, Çekoslovakya’da Mikuliç – He-rut’un, Bulgaristan’da Bezensek’in, Rusya’da Sokolov’un sistemleri v.b. gibi Avrupa’da kullanılan birçok stenografi sistemi Gabelsberg sisteminin birer uygulamasından başka birşey değildir.

Türkiye’de Greeg ve Pitman sistemlerinin türk dili özelliklerine uydurulmasıyle elde edilen ve komisyon stenografi adı verilen bir sistem uygulanır. Bu sistem 1956’da toplanan bir komisyon tarafından yapıldı.

• Stenografi makinesi üstünde ilk çalışmalar 1827 yılma kadar çıkar; yazı makinesinden daha basit bir klavyesi, birbirine çok yakın birçok sesi uzlaşmalı bir işaret şeklinde basan birkaç tuşu vardır. Makinenin bastığı şeriti okumak için stenografi bilmek gerekmez; oysa bir stenonun elle yazdığı işaretler genellikle steno bilmedikçe çözülemez. (LM)

Etiketler: , , , , , , ,

1 Yorum to “Stenografi nedir”

  1. ihsan

    Ağu 01. 2016

    steno 1970 yılların ortalarına kadar ticaret liselerinde okutuldu yüksek öğretmende okutuldu basın yayında okutuldu hatta kursları vardı neden kaldırıldı çağ dışımı kaldı teknolojiye yenik mi düştü ama neden hala mecliste ve ana yasa mahkemesinde kullanılıyor bildiğim kadarıyla Amerika da Avrupa’da mahkemelerde tutanaklar steno ile tutuluyor. stono olmadığı için bizim hakimler yazı yazdırıyor bu nedenle hakimlik değil katiplik yapıyorlar. steno yaygınlaşmalı avukat bürolarında iş görüşmelerinde mahkemelerde edabiyatta hayata geçirilmelidir

    Reply to this comment

Yorum yazın