Sosyal sigortalar

Sosyal sigortalar

Sosyal güvenlik ihtiyacı gerek toplumsal çevrenin, gerek fizik çevrenin tehlikelerine karşı ferdin korunmasının gerekli olduğu düşüncesiyle birlikte doğmuş ve gelişmiştir. Ailenin, fertlerini- insiyaki olarak korumasının bu güvenliği en ilkel biçimde sağladığı söylenebilir. Bunun dışındaki sosyal tehlikeyi karşılayıcı tedbirler, şahsî tasarruf, kolektif tasarruf, kamu yardımı, özel sigorta ve mecburî sigorta sistemleri olmuştur. Daha ileri bir adım ise devletin çalışan ve çalışmayan bütün yurttaşları içine alan bir sosyal güvenlik teşkilâtı kurmasıdır.

Milletlerarası kaynaklarda da sosyal sigortalarla ilgili prensiplerin konulduğu, tavsiyelerde bulunulduğu görülmektedir. Meselâ Birleşmiş Milletler şartının 55., İnsan Hakları Evrensel beyannamesinin 22.-25. maddeleri ve Milletlerarası Çalışma teşkilâtının işsizlikle ilgili 2; analığın korun-masıyle ilgili 3; iş kazalarıyle ilgili 17; meslek hastalıklarıyle ilgili 18, 42; hastalık si-gortasıyle ilgili 24, 25; ihtiyarlık sigorta-sıyle ilgili 35, 36; malullük sigortasıyle ilgili 37, 38; ölüm sigortasıyle ilgili 39 ve 40 sayılı sözleşmesi buna örnek olarak gösterilebilir. Avrupa Ekonomik topluluğu da sosyal güvenliğin sağlanması ve sağlanan yardımlar bakımından üye Ülkeler arasında eşitlik ve denge sağlamak için gayret sarf etmektedir. İşçi akını gerek ortak pazar ülkelerini, gerek onlara işsi yollayan ülkeleri sosyal güvenlik konusunu iki taraflı sözleşmelerle düzenlemeye sevk etmiştir. Sağlık ve Sosyal Yardım bakanlığı teşkilâtı, sağlık müdürlükleri, enstitüler, belediye hekimlikleri, belediyelerin sağlık ve sosyal yardım hizmetleri, Sosyal Sigortalar kurumu, Bağ-Kur, T.C. Emekti sandığı, Ordu Yardımlaşma kurumu, Noter Yardım sandığı, T. C. Ziraat Bankası Memurları Sağlık Yardım sandığı, PTT Biriktirme Yardım sandığı, Polis Bakım ve Yardım sandığı, Türkiye’deki sosyal güvenlik kuruluşları arasında yer alır. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu kanununun geçici 20., Türk Ticaret kanununun 468., Medenî kanunun 77/A maddesine göre kurulan «işçi ve müstahdemlere yardım vakıftan» da bulunmaktadır.

Türk sosyal güvenliğinin en önemli kuruluşları şunlardır: T.C. Emekli sandığı (statü hukukuna bağlı olanlar için) [bk.EMEK-M SANDIĞI (TÜRKtYE CUMHURİYETİ) ]; Sosyal Sigortalar kurumu (hizmet akdiyle bağlı olarak çalışanlar için) [bk. SOSYAL SİGORTALAR KURUMU]; Ordu Yardımlaşma kurumu (Türk Silâhlı kuvvetleri mensuplan İçin) [bk. ORDU YARDIMLAŞMA KU-BUMU]; Bağ-Kur. kendi nam ve hesaplarına bağımsız çalışanlara, 2 eylül 1971 günlü ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu kanunu uygulanmaktadır. Bu kanunla meydana getirilen Bağ-Kur (Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar kurumu), çalışma bakanlığına bağlı, özel hukuk hükümlerine tabi bir kamu hukuku kurutuşudur. Bağ-Kur Genel kuruluna, 1479 sayılı kanuna göre sigortalı sayılanların bağlı bulundukları kanuna tabi Türkiye Tabipler birliği, Ticaret ve Sanayi Odaları birliği v.b. kuruluşlarına seçilecek üyeler ile, Çalışma, Maliye, Sağlık ve Sosyal Yardım, Sanayi ve Ticaret bakanlıkları, Devlet Planlama teşkilâtı, Sosyal Sigortalar kurumu ve T.C. Emekli sandığından gönderilecek ikişer temsilci, üniversite, akademi ve yüksekokul öğretim üyelerinden çalışma bakanlığınca çağrılacak en çok üç üye katılır. Çalışma bakanı, genel kurulun başkamdir.

Bağ-Kur’un gelir kaynağı, sigortalıların ö-deyecekleri primlerdir. Primler her sigortalının kuruma beyan ettiği aylık gelir üstünden hesaplanır ve bu gelirin yüzde 13’-üdür. Bundan başka sigortalı beyan ettiği aylığın yüzde 25’ı oranında bir giriş keseneği öder. Sigortalı için kanunda belirtilen 12 gelir basamağından birini seçme imkânı vardır. Basamaklar 400, 540, 700, 900, 1 200, 1 600, 2 000, 2 400, 2 800, 3 250,

3 750 4 500 liradır. Sigortalı seçtiği basamakta 2 tam yıl prim ödemedikçe ve sı-rası dışında basamak değiştiremez. Bağ-Kur’un kapsamma giren bağımsız çalışanlar şunlardır: 1. kanunla kurulmuş bir meslek kuruluşuna üye olanlar (msl. serbest çalışan hekimler); 2. kolektif şirket ortakları; 3. âdi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortaklan; 4. limitet şirket ortaklan; 5. sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklığın komandite ortakları. Çalışmak için bir meslek kuruluşuna (msl. Tabipler odası) kaydım yaptırması gereken kimseler, kayıtlarını yap-tınp çalışmağa başladıktan andan itibaren Bağ-Kur’a sigortalı sayılırlar. Meslek kuruluşu, sigorta olacak üyelerini Bağ-Kur’a bUdırmekle mükelleftir.

1479 Sayılı kanun yürürlüğe girdiği tarihte 45 yaşını geçmiş bulunan erkek sigortalılarla 40 yaşım geçmiş kadın sigortalılardan, erkek iseler 60, kadın iseler 55 yaşını doldurmuş olmakla beraber 15 tam yıl üzerinden sigorta primi ödemeyenler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce en az on yıldan beri herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi a-dına ve hesabına çalıştıklarını belgelerle kanıtlarlar ve en a2 beş tam yıl sigorta primi öderlerse, 15 tam yıl prim ödemiş o-lanlar gibi yaşlılık aylığına hak kazanırlar.
Ancak bu kimseler sekizinci basamak o-lan 2 400 ve daha küçük basamaklardaki aylık ücret üzerinden yaşlılık aylığına hak kazanırlar.

Bağ-Kur üyelerinin yararlandığı sigortalar şunlardır: malullük sigortası. Çalışma gücünün en az üçte ikisini yitiren kimse malul sayılır. Bu anlamda malul sayılan bir, sigortalı en az 5 tam yıl sigorta primi ö-demişse ve malullük aylığından yararlanmak için işten ayrılarak yazılı istekte bulunursa kendisine malullük aylığı bağlanır. Malullük aylığı sigortalının kuruma beyan ettiği ve son defa üzerinden prim ödediği aylığın yüzde 70’i oranında hesaplanır. 15 Yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde, fazla olan her yıl için bu oran yüzde 1 arttırılırsa da her halde yüzde 80’i geçemez.

Yaşlılık sigortası. Yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının kadın ise 55, erkek ise 60 yaşını doldurması ve 1479 Sayılı kanuna göre en az 15 tam yıl sigorta primi ödemiş olması gerekir. Yaşlılık aylığına hak kazanamayan (15 tam yıl prim ödemedikleri için) 55 yaşım dolduran kadın veya 60 yaşını dolduran erkek sigortalı ödediği primlerin iadesi için yazılı istekte bulunursa, ödenen primler toptan ödeme şeklinde geri verilir.

Yaşlılık aylığı sigortalının son defa prim ödediği aylık gelir basamağının yUzde 70’i üstünden hesaplanır. Bu oran 25 yıldan fazla prim ödenmiş olması halinde fazla olan her tam yıl için yüzde 1, sigortalı kadın ise 55, erkek ise 60 yaşından sonra aylık bağlanması halinde ise fazla o-Ian her tam yaş için yüzde 1 arttırılarak hesaplanır. Yaşlılık aylığı, aylığa esas o-lan aylık gelirin yüzde 90’ını her halde geçemez. Sigortalının T.C. Emekli sandığına veya Sosyal Sigortalar kurumuna bağlı bir işte çalışması üzerine yaşlılık aylığı kesilir.

ölüm sigortası’na hak kazanabilmek için sigortalının en az 3 tam yıl sigorta primi ödemiş olması gerekir. İş kazası halinde prim ödeme müddeti dikkate alınmaz. Yaşlılık veya malullük sigortasından aylık almaktayken ölenlerin hak sahiplerine de ölüm sigortasından aylık bağlanır, ö-lüm sigortasından ya eşe, çocuklara, ana ve babaya aylık bağlanır veya yine bu şahıslara toptan ödeme yapılır. Ölüm sigortası ayrıca cenaze masrafları karşılığını verir. ölüm sigortası aylığı 3 tam yıl sigorta primi ödemiş olan sigortalının ö-lüm tarihinde, sigortalının beyan ettiği aylık gelir basamaklanndan son prim ödediği basamağın yüzde 70’i üstünden hesaplanır. Yaşlılık aylığı bağlanmamış kadın ise 55, erkek ise 60 yaşından yukarı sigortalıya her tam yaş için bu yüzde 70, yüzde 1 arttırılarak bulunacak aylık verilir. Sigortalıya ölümünden önce malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmışsa ölümünde bu miktar hak sahiplerine ödenir, ölen sigortalının hak sahibi kimselerinden hiç biri ölüm sigortassından aylık bağlanmasına hak kazanamadıkları takdirde sigortalının ödediği primler hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde iade edilir

Yorum yazın