Sosyal Güvenlik Nedir – Niçin Gereklidir


Sosyal Güvenlik Nedir – Niçin Gereklidir

Sosyal güvenlik, millî dayanışma ilkesinin, gelişmiş bir işbölümü içinde bulunan bir toplumda vaz geçilmez unsurlar haline gelmiş olan kişi ve aile teminatlarının düzenlenişine uygulanması için girişilmiş bir teşebbüs olarak ele alınmalıdır. Böylece, herkes, üçlü bir amaca ulaşacaktır: 1. sağlığını korumak veya gerekli bakım masrafları ne olursa olsun, hastalık veya kaza halinde sağlığına tekrar kavuşmak; 2.. rast- gele veya elde olmayan sebeplerle (İşsizlik, hastalık, kaza veya sakatlık) veya gelecekte kesinlikle ortaya çıkacak durumlarla (yaşlılık gibi) hayatını kazanmak imkânının a- zaldığı ve hattâ ortadan kalktığı zaman karşılaşılabilecek geçim zorluklarını gidermek;
3. bir aile kurmak* çocuklar dünyaya getirmek, onları hem beden, hem de ruh bakımından sağlıklı kimseler yapmak ve ayrıca alabilecekleri eğitimi verme sorumluluğunu yüklenmek.
Tam anlamıyle kusursuz diyebileceğimiz bir sosyal güvenlik sistemi yoktur. Gerçekten de, bir taraftan ihtiyaçlar, medeniyet tiplerine göre değişiklik göstermekte (yani zaman ve mekâna bağlı olarak değişmekte), öte yandan, İktisadî mübadelelerin tarzı, hacmi veya teknik imkânlar, sistemin gelişme derecesini ve organizasyon tarzını belirlemektedir. Bununla birlikte, milletlerarası kuruluşlar, herhangi bir sosyal güvenlik sisteminin yerine getirmesi gereken asgarî kuralları tespit etmişlerdir.
ister kapitalist, ister sosyalist düzen içinde olsun, sanayi medeniyeti aşamasına ulaşmış bütün ülkelerde belli bir sosyal güvenlik sistemi geçerlidir. Bu güvenliğin temelleri, işsizliğe, iş kazalarına ve meslek hastalıklarına karşı sigortaların yapılması, sosyal sigortalar ve aile yardımlarıdır. Bu ülkelerin. çoğunda, sosyal güvenlikle ilgili mevzuat, devlet tarafından belirlenir. Bununla birlikte, bazı ülkelerde, kanun bakımından belirlenmiş zorunlu düzenlerle, meslekî bakımdan yükümlülük getiren düzenler (bunlar, işverenle ücretliler arasındaki bir toplu sözleşmeden veya bu düzenden yararlananlar «ücretli olmadığı» zaman, meslekî kuruluş tarafından alman karardan doğar) ve ihtiyarî düzenler (genellikle karşılıklı yardım temeli üzerine kurulur) birarada bulunur. Kanun bakımından zorunlu düzenler, Almanya’da 1883’te ortaya çıktığı halde, ihtiyarî rejimler,
XX. yy. başlarında, özellikle İskandinav ülkelerinde (Danimarka’da, ücretliler için sosyal sigortalar, ancak 1961’den sonra zorunlu oldu) ve ikinci Dünya savaşından sonra A.B.D.’de gelişme gösterdi. Toplu sözleşme düzenlerinin sistemli bir şekilde uygulanması, yine A.B.D.’de, 1935 kanunlarının yetersizliğini gidermek için ve Fransa’da, işsizlik sigortası ve kanunen zorunlu olan düzenlerin tamamlayıcısı olarak (özellikle ihtiyarlık sigortası konusunda) ortaya çıktı. Bir Avrupa İktisadî birliği kurmak için Roma sözleşmesine katılan ülkeler, sosyal güvenliğe, millî gelirlerinin aşağı yukarı yüzde 15 ilâ 18’ini ayırmaktadırlar. Ne var ki, Almanya, hayatta olanlar için sakatlık ve ihtiyarlık sigortaları konusuna önem verdiği halde, Fransa, özellikle aile yardımları üzerinde durur. Genel olarak, bütün ülkelerde, kanunen zorunlu olan sosyal güvenliğin, nüfusun tümüne uygulanması eğilimi görülmektedir. Finansman yolları ise değişiktir. Bunlar arasında, güvenlikten faydalananların veya işverenlerin masrafa (primlere) katılmasını, vergileri ve devletin yardımlarını saymak gerekir.
• Türkiye cumhuriyeti Anayasası da, «Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin ödevlerindendir;» hükmünü koya-
rak, sosyal güvenliğin, gerçekleştirilmesi yolunu da göstermiş bulunmaktadır, önce İşçi Sigortaları kurumu adını taşırken sonra Sosyal Sigortalar kurumu ismi verilen ve bir hizmet yerinden yönetim teşkilâtı olan kurum sosyal güvenliği gerçekleştirici bir vasıta olarak kurulmuştur. (Bk. Sosyal SİGORTA5/«/-.) Amacı, iş hayatındaki türlü hallere karşı işçileri korumaktır. Türlü hallerden maksat, iş kazaları, meslek hastalıkları, hastalık, a- nalık, malullük, yaşlılık ve ölüm halleridir, iş ve işçi Bulma kurumu da iş arz ve talebini inceleyip düzenlemeğe çalışarak işsizlik gibi sosyal güvenliği önemli ölçüde sarsan ihtimalleri önlemeğe çalışır, iş ve işçi Bulma kurumu bir* hizmet yerinden yönetim kuruluşudur; Sosyal Sigortalar kurumu gibi bu kurum da Çalışma bakanlığınca denetlenir. (Bk. iş VE işçi BULMA KURUMU.) Emeklilik bakımından sosyal güvenlik .fonksiyonu gören bir kurum da Emekli* sandığıdır. Yalnız Silâhlı kuvvetler personeli için kurulmuş bulunan Ordu Yardımlaşma kurumu emeklilikten önce de sosyal güvenliği ilgilendiren konularda faaliyet göstermektedir. (Bk. ordu YARDIMLAŞMA kurumu.) Anayasa gereği olarak Türkiye cumhuriyeti vatandaşlarının tamamı sosyal güvenlik hak teminatına kavuşturulmalıdır.

Yorum yazın