Solakların Özellikleri

Solakların Özellikleri

Nasıl sağını kullanan bir kimse birçok işlerde sol elini de kullanmak zorunda kalıyorsa, bir solak da günlük yaşamında her iki elini kullanmak zorundadır. Ama bu da bir gerçektir ki, bir solak için en güç iş sol elle yazmayı öğrenmektir.
Genellikle, sanıldığı gibi solakların yazı yazması, sağ elle yazanlar gibi, kolay değildir. Solak bir çocuk A harfini düzgün bir biçimde yazmayı kolayca öğrenemez. Buna karşın C harfini yazmayı daha çabuk ve kolay olarak başarabilir. Sınıfta, öğretmenin solak bir çocuğun önünde ki kâğıdı, sağ elle yazan öğrencilerin koydukları yöne kaydırması çocuğun işini kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırır. Sağ ele göre konmuş kâğıt, bir solak için uygun olmayabilir. Böyle olduğu için de solak çocuk, öğretmen uzaklaşır uzaklaşmaz kâğıdı sağ tarafa kaydırarak rahat yazabileceği biçimde yerleştirir. Bu gibi durumlarda solak olanın, sağ elini kullananlar gibi hareket etmesini beklemez yersizdir. Sağ elle yazan bir çocuk aslında soldan sağa yazarken kalemi kendine doğru hareket ettirerek çeker. Oysa solak olan deyim yerindeyse, kalemi “iterek” yazar. Kalemi sürekli olarak itmekten dolayı elleri yorulur. Bu nedenle, yazıya sağ ellerini kullananlardan daha çok özen göstermek zorunda kalırlar.
Solakların imzaları da çok ilginçtir. Onlar için imza atmak bir bakima güç bir iş olduğundan basit ve taklit edilebilir nitelikte imza atarlar. Bir başka ilginç durum da, solakların imzalarının, yorgunluklarına ya da yazdıkları yazının uzunluğuna göre değişiklikler göstermesidir. Bu nedenle solakların imzalarında, sağ ellerini kullananların imzalarına oranla daha çok ayrılıklar görülür.
Bu arada, sürekli sağ elini kullanan bir kişi, geçirdiği bir kaza sonucu bu elini kullanamaz duruma geldiği zaman, sol elini kullanmaya başladığı durumlar da vardır. Bu kişilerin, sol elleriyle yazdıkları yazılar, ilk günlerde oldukça kötü olmasına karşın, alışkanlık ve çalışma sonucu düzelebilmektedir.

SÖZCÜK OYUNU
Kendilerine kalsa, solaklar kuşkusuz sağdan sola doğru yazmak isterlerdi. Ancak soldan sağa doğru yazmak zorundadırlar. Bu durum, belki de akıllarını çok karıştırdığından, bir takım sözcük oyunları bulmuşlardır. En çok karıştırılan harfler ve rakamlar b ile p,6 ile 9 gibi aralarında şekil benzerliği olanlardır. Bu nitelikleri nedeniyle solaklar en çok, tersinden okunabilen sözcük oyunlarını severler. Bu sözcükler soldan sağa doğru, ya da sağdan sola doğru da okunsalar anlamları değişmez. örneğin; Çok küçük koç, vb. gibi.

SOLAK MÜZİSYENLER

Piyano, klarnet, saksofon gibi müzik aletlerini her iki elle de çalmak gerektiğinden, bu tür aletleri çalan kişiler için solak olmak büyük bir sorun yaratmaz. Ancak gitar, keman, mandolin ve saz gibi telli çalgıları çalmak solaklar için büyük bir sorundur. Tellerin değiştirilmesi gerekir, örneğin, ünlü solaklardan Charlie Chaplin, keman çalışmalarını yıllarca yoğun biçimde sürdürmüş, ancak bir türlü ustalıkla çalamadığını görmüş ve us- talaşamayacağının da bilincine varmıştı. Filmlerinden birinde, kemanı sol eliyle çalışı da yer alır. Böyle solak bir kemancının bir senfoni orkestrasında bulunduğunu düşünün, tüm kemancıların yayları aynı yöndeyken, birinin ters yönde olan yayının nasıl bir görünüm yaratacağını gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz?

SOLAKLARIN UYUM YETENEKLERİ VARDIR
Toplumsal yaşamda gerekli olan araç ve gereçler, sağ elini kullananlara göre yapıldığından solaklar da bu duruma uymaya çalışmaktadırlar, örneğin, yemek yeme kuralları bunlardan biridir. Yemekte, bıçak sağ ele, çatal da sol ele alınır. Solaklar bıçakla işlerini bitirdiklerinde de sağ ellerini kullananlar gibi çatalı sağ ellerine geçirme gereğini duymazlar. Üstelik bu tür yemek yeme, durmadan çatalı o elden o ele geçirmekten, çok daha güzel görünümlüdür. Ancak solak bir kişi, yalnızca bıçak kullanacağı zaman – örneğin, peynir keserken ya da meyva soyarken — bıçağı sol eliyle tutar.
Günlük yaşamımız içinde sol elimizle kullandığımız bir araç da telefondur. Telefon etmek istediğimiz zaman kulaklığı sof elimizle tutarız ve sol kulağımıza götürürüz. Böylece sağ elimiz gerektiğinde not tutmak için hazır olur. Telefonun, solakların iyi duyan kulakları olan “sol kulağa” tutuluşu onların yararınadır. Ancak bu kez de, not almak gerektiğinde telefonu sağ ellerine geçirmek zorunda kalacaklardır. Bu yüzden solaklar, her iki ellerini de kullanmaya alışırlar. Kapıları ne yöne açacaklarını, pencereyi nasıl kapatacaklarını, saatleri kuran anahtarları nasıl çevireceklerini, kalem açmasını, musluğu açıp kapamasını, plak
çalmasını ve daha birçok işi sağ elleriyle de yapabilmeyi öğrenirler.
Solaklar en çok araba kullanırken güçlüklerle karşılaşırlar. Solak bir kişi, doğal olarak araba kullanırken de sol ayağıyla iş görmek ister. Oysa, arabadaki gereçler sağ ellerini kullananlara göre yapılmıştır. Bu nedenle, örneğin, sağ ayağıyla fren yapmak zorundadır. Kontak anahtarı, vites kolu, radyo, çakmak, kül tablası gibi gereçler hep sağdadır.
Yazı makineleri bile, sağ elini kullananlara göre düzenlenmiştir. En çok kullanılan harfler sağ elin kolaylıkla kullanabileceği yerlerdedir. Yine dergilerde öğretilen tığ işi, yün örgüsü gibi el işlerini solakların başarması çok güçtür. Çünkü tanımlar, tarifler hep sağ ellerini kullananlara göre yapılmaktadır.
Yaşadığımız toplum içinde solakların da var olduğu kimsenin aklına gelmemektedir. Bu nedenle, bir insan solak olduğunu anladığı zaman, belirİMşleri belirli eliyle yapmaya alışmalıdır. Soİ el yerine sağ elini kullanmaya çalışarak aklını daha da karıştırmaya kalkmamalıdır.
Bu arada solaklık konusunda yapılan bilimsel araştırmalar ve eski boş inançların giderek önemini yitirmesi, günümüzde solak sayısının her geçen gün daha da artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, yapımcılar, yaptıkları aletleri solaklara göre de düzenleme yolundadırlar. Sözgelimi artık, solakların kullanabileceği fotoğraf makinesi, saat, konserve açacağı, gitar, gaz pedalı solda olan otomobil, cetvel, testere vb. gibi aletleri bulmak olanaklıdır. Bu nedenle artık, anne — babalar çocuklarını sağ ellerini kullanmaya zorlamamalı, solak insanlar da, solak oldukları için eksiklik duygusuna kapılmamalıdırlar.

Yorum yazın