Solak nedir – Solaklık

SOLAK sıf. (sol’dsn sol-ak). Genellikle sol elini kullanan (kimse).

♦ t. Teşk. tar. Osmanlı kapıkulu kuruluşunda bir asker sınıfı.
— ANSİKL. Teşk. tar. Solak sınıfı Yıldırım Bayezid zamanında kuruldu. Yeniçerilerin 60., 61., 62. ve 63. Ortalarına solak denirdi. Bunlar padişahın muhafız birliği görevini yaparlardı. Solaklar, onar kişilik mangalara ayrılırdı. Her ortada 100’er kişi bulunurdu. Solak ortalarında her ortanın en eskisi solakbaşı olurdu. Bunlar başka ortalardan tayin edilmezdi. Fatih devrinde 200, Kanunî zamanında önce 80, sonra 100 olan solakların sayısı genellikle 400’ü aşmazdı. Savaş zamanında 4 solakbaşı, 4 solak kethüdası ve 4 odabaşı, padişahın atının yularını tutar, eteğine yapışırdı. Kemankeş, okçu ve atıcılıkta mahir olan 400 solak da çevresini kuşatırdı. Bunlar silâhtar, çuhadar, rikâbdar gibi hükümdarın en yakın adamlarım bile onun yanına yaklaş-tırmazlardı. Yeniçeriler, hükümdarın korunmasında solaklardan sonra ikinci halkayı meydana getirirlerdi. Seferde köprü, su geçidi, derbent, ormanlık v.b. yerlerden geçerken, solakbaşılar padişahın atının yularını tutarlardı. Solakbaşılara, sudan geçişlerde, suyun derinliğine göre terakki* (sefer bahşişi) verilirdi. Barışta 12 tane solak, padişahın gezintilerinde, cuma selâmlığında bulunurdu. Bunlara Rikâbı Hümayun solakları (solakanı hassa) veya gedikli solakları denirdi. Yeniçeri ocağının kaldırılmasından kısa bir süre öncesine kadar bunlar sefere gitmezdi. Bu solaklar, başlarına altın üsküften serpuş giyer ve sorguç takarlardı. Solakbaşı, öteki yayabaşlar gibi atlıydı; samur ve vaşak kaplı üst elbisesi giyer; sorgucuna balıkçıl tüyü takardı. Solak kethüdası da atlıydı. Görevinden alınan solakbaşına, Yedikule dizdarlığı verilirdi. Solak ortalarında açık yer olunca yeniçeri ağası arz etmedikçe bu göreve kimse getirilmezdi. Genellikle iyi ok atan, silâh kullanan, ata binen ve savaşta denenmiş kimseler, solak olarak görevlendirilirdi. Boşalan solaklıklara genellikle solaklara hizmet ve müteferrikai solakan denilen erler arasından seçilenler getirilirdi. 60., 61. ve 62. Ortalar, Eski odalarda, 63. Orta ise Yeni odalarda otururdu. Solakbaşılar 23-26, kethüdalar 20 akçe alırlardı. Solaklardan, bölüğe ve kapıkulu süvariliğine çıkanlar olduğu gibi, tımar ve zeamet alanlar da olurdu. Solaklara 15 000, müteferrikalarına 10 000, solakbaşılara 36 000 ve solak kethüdalarına 20 000 akçelik tımar ve zeamet verilirdi. Yeniçeri ocağıyle birlikte solak ortalan da kaldırıldı. (M)

SOLAKLIK i. (solak’tan solak-lık). Psi-kofizyol. Otomatik veya iradeli hareket ve jestleri yapmak için, insanların çoğunluğunun yaptığı gibi vücudun sağ tarafını kullanacak yerde, sol tarafın tümünü veya bir kısmını kullanma eğilimi.

— ANStKL. İnsanların çoğunluğunda olduğu gibi beynin sol yarım küresinin baskın oluşuna karşılık, solaklık, beynin sağ yarım küresinin baskınlığından meydana gelen normal bir nörolojik diizenleşmedir (hareket tellerinin kesişmesi sonucu, beynin bir yarısı vücudun karşı yarısına kumanda eder). Solaklık kendiliğinden olabilir, bu takdirde, çoğu zaman irsîdir yahut da beynin sağ yansındaki lezyonlardan (bazen küçük yaşta) ileri gelir.

Sağ veya sol yanın başatlığını ortaya koyan testler yardımıyle, iki çeşit solak ayırt e-dilir:

1. açıkça belirli, homogen solaklar (veya «gerçek solaklar») bunlar tercihan vücutlarının bütün sol yarısını kullanırlar;

2. çapraz yanlılık gösteren ahenksiz, düzensiz solaklar veya «sözde solaklar». Gerçek solaklık, çok nadirdir; çocukların ancak yüzde l’inde görülür.

Ters solaklık, çoğu zaman, psikomotor bozukluklara yol açar (tikler, hareketlerde i-sabetsizlik, yavaş hareket etme, kararsızlık, kekemelik). Kullanılması gereken eli seçmek ve alıştırmak için nörolojik muayene verilerine ve testlere göre davranılır. Ancak gerçek solaklar sol ellerini tercih etmeğe devam edebilirler. (L)

Yorum yazın