Sirk nedir

Sirk nedir

Sirk nedirSİRK i. (lat. circus, daire’den fr. cirque). Temş. Binicilik ve akrobasi gösterilerinin yapıldığı daire şeklinde ve kapalı yer. || Romalılarda kamu oyunlarına ayrılmış kum pist.

— Astron. Bk. ANSİKL.

— İkonogr. Bk. ANSİKL.

— Jeomorfol. Yarım daire şeklinde, kenarları dik, buzullarla oyulmuş çöküntü: Sirkler daima buzulların yukarı kesimine ve beslenme kuşaklarına tekabül eder. Bk. ANSİKL.
— ANSİKL. Temş. tar. Eski Roma’da pek çok sirk vardı: Circus Maximus, Circus Flaminius, Caius sirki (Caligula), Maxen-ce sirki. Romalılar, taşrada önemli kentlerin birçoğunda sirkler yaptırdılar. Bunların hepsi aynı plan üstüne inşa edilmiştir: heykel ve dikilitaşlarla süslenmiş bir toprak setle bölünmüş bir pist (spina), ahırlar, imparatorluk locası, kemerler v.b. En eski sirk olan Circus Maximus uzunlamasına biçimindeydi, boyu 670 m, eni 21S m idi. ¡légionnaires’e göre, 385 000 seyirci alabilirdi. Yarım daire şeklindeki batı ucunda M.ö. 329 yılında yapılan ve yarışacak arabaların çıkış yaptıkları carcere’-ler bulunmaktaydı. Belli belirsiz bir eğrilikte olan öbür uçta ise, Titus tarafından M.S. 80’de yaptırılan bir zafer takı vardı. Arena, spina ile boylamasına iki parçaya bölünmekteydi. Arabalar, spina’mn çevresinde belirli sayıda tur yapmak zorundaydı. Spina’nın iki ucunda altın sarısı renginde bronzla kaplanmış iki işaret taşı (metae) bulunurdu. Spina’nın üzerinde ayrıca bir sunak ve yarışmacıların yaptıkları turların sayısını gösteren iki özel âlet, büyük tahta yumurtalar olan septem ovo’lar (M.ö. 174) ile bronzdan yedi yunus balığı bulunurdu. Arena’nın kenarlarında seyircilere ayrılmış basamaklar vardı. Seyirciler buraya, dış kemerlerle doğrudan doğruya bağlantısı olan bir dizi merdivenle girerlerdi.

Oyunlara, zafer töreniyle yakınlığı olan ve oyunların başlangıcındaki dinsel özelliği hatırlatan bir ayin alayı (pompa) ile başlamak âdeti vardı. Zafer giysileri içindeki bir yüksek görevli başkan ve onu izleyen süvariler, ruhanîler ve tanrı resimleriyle bu ayin alayı, Roma’da Capito-le’den hareket eder ve Vicus Turcus forumundan geçerek sirke varırdı. Bundan sonra araba yarışları yapılırdı, ikişer ikişer bağlanmış dört veya daha fazla atın çektiği arabalar carcere’lerden çıkarlar ve spina uçlarındaki işaret taşlarında tehlikeli bir şekilde sola dönerek yedi turu tamamlarlardı. Yarışlar bütün gün boyunca devam eder ve halk kırmızı, beyaz, yeşil ve mavi, çeşitli, arabacı gruplarının başarısı için heyecan çekerdi. Genellikle amfiteatr’-da yapılan gladyatör çarpışmaları ve avlar ile öbür eğlencelerin her türlüsü sirkte sık sık yer alırdı. Bizans devrinde, sirk o-yunlan, kalabalıkları her zamankinden daha fazla kendine çekmiştir.

Merovenjler sirk oyunlarını yeniden canlandırmak istediler: Childebert bunları Arles amfiteatr’ında yaptırdı. Chilperic I ise, biri Paris’te öbürü Soissons’da iki sirk inşa ettirdi. Başarı sağlayamayan bu sirkler önce kendi haline bırakıldı, sonra da yıkıldı.

Modem sirk, önceleri gezginci biçimde, sonra özel kuruluşlar içinde İngiltere’de doğdu. İngiliz Philip Astley (1742-1814) ilk amfiteatr’ı 1780’de Londra’da, Westminster Road’da kurdu. Blackfriars Road’da kurulan Krallık sirki buna derhal rakip oldu. Astley’in sirkindeki gösteriler arasında binicilik, Çin gölge oyunları, akrobatlar v.b. vardı. Krallık Sirki’nde ise balon uçuşları, pandomimalar v.b. yer alırdı. At cambazı Beates’ı daha önce gören Astley, Paris’e gelerek, Temple’m varoşlarında İngiliz amfiteatr’ım inşa ettirdi (1783).

Venedikli ip atlayıcı ve kuş eğitici Antonio Franconi, Astley’in amfiteatr’ma yerleşti. Devrim sırasında İngiltere’ye giderek kış boyunca orada gösterilerde bulundu. Yazları ise, binici bir toplulukla Fransa’da dolaşırdı.

Antonio Franconi 1802’de, önce Capucines manastın arazisine yerleşen Théâtre de l’Equitation’a, sonra da Saint-Honoré sokağındaki Jardin des Capucines’de François Delpont tarafından yaptırılan birinci Cirque Olympiéque’e geçti. 1807’de açılan Cirque Olympique, Antonio’nun oğullarının yönetiminde, Laurent (1776-1849) ile Henri (1779-1849), gittikçe artan bir başarı kazandı. Bunlar Astley’in ölümünden sonra, Cirque Olympique adını verdikleri ve 1826’da yanan Temple’m varoşlarındaki amfiteatr’ı aldılar. Bunun üzerine Franconi kardeşler Temple bulvarındaki yeni bir sirkin imtiyazını elde ettiler. Bu sirk, Franconi’lerin imtiyazlarını bıraktıktan Ferdinand Laloue, Vilassi de Saint-Hilare ve Adolphe Franconi’nin (1802-1855) yönetiminde 31 mart 1827’de açıldı.

Birçok iflâstan sonra Cirque Olympique’in imtiyazı, 1841’de Cirque des Champs Ely-sées’yi ve Cirque Olympique’in Théâtre Lyrique haline gelmesinden sonra, açılışı 1852’de imparator tarafından yapılan Cirque Napoléon’u (Cirque d’Hiver-Kış sirki) yaptıran Louis Dejean’ın (1786-1879) eline geçti.

Tiyatroların serbestçe açılmasıyle ilgili kanunun çıkmasına kadaı (1865) Paris’te hiçbir sirk görülmedi. Yalnız Ferdinand La-loue tarafından kurulan, sonra Arnault’-ya geçen yüksek hızlı binicilik gösterilerinin yapıldığı (araba yarışları, engelli yarış v.b.) Hippodrome, önce Etoile meydanı çevresinde, sonra bugünkü Victor Hugo meydanında yer aldı. Bu arada binici toplulukları sirk adı altında taşrada dolaşırlardı: Loisset, Lalanne, Piège, Bo-uthars, Tourniaire, Robba, Rancy v.b. ö-te yandan öbür fransız at cambazları yerleşik sirkler kurmak üzere dış ülkelere giderlerdi. 1866’da, Bastien denen Sebastien Gillet, imparatorluk prensi sirki adiyle geçici bir sirk açtı.

Aynı çağda Barnum*, Birleşik Amerika’da sirkte yeni bir hamle yaptı.

1870 Savaşından sonra, Paris’te art arda şu sirkler kuruldu: Cirque Fernando (1873), bugünkü Medrano; daha çok Nouveau-Cirque (Yeni sirk) adiyle bilinen ve 1927’-de ortadan kalkan Cirque OUer (1875); Métropole veya Cirque de Paris (1906-

1930).

İki Dünya savaşı arasında gezginci sirkler, kuruluşlarına o zamana kadar bir fuar gösterisi olan hayvan koleksiyonlarını da eklediler. Üç büyük hayvan koleksi-yonlu sirk Fransa’da ve komşu ülkelerde dolaşırdı: Amar (yöneticisi: Mustapha A-mar), Bouglione (yöneticisi: Joseph Boug-lione), Pinder (yöneticisi: Charles Spies-sert).

Yeryüzünün öteki önemli sirkleri arasında, Busch, Hagenbeck, Kröne (Almanya), Bertram Millo (İngiltere), de Jonghe (Belçika), Corzana (İspanya), Strassburger (Hollanda), Togni (İtalya), Knie (İsviçre), Ringling (A.B.D.) sayılabilir.

Sirk sanatları şu özel gösterileri kapsar: denge, akrobasi, el çabukluğu hünerleri, ip cambazlığı, hava hareketleri, binicilik sanatı, tekerlek üstü hareketleri (bisiklet çeşidi, motosiklet, tekerlekli paten), palyaço sanatı, kuvvet gösterileri, hayvan e-ğitme-evcilleştirme. (Bk. EK CİLT)

— Astron. Ay yüzeyindeki engebeleri adlandırmak için ortaya atılan sirk deyimi, krater* deyiminden daha çok tutuldu; çünkü krater kelimesi, bu engebelerin yanardağ kaynaklı olduğunu akla getiriyordu, oysa bu konuda henüz kesin bir karara varılmış değildir. «Ay sirki» deyiminde ise, bu engebenin yalnız biçimi ima edilir, kaynağı işin içine karıştırılmaz. Bununla birlikte denebilir ki, bugün Ay incelemelerinde uzmanlaşmış profesyonel astronomların çoğu, Ay yüzeyindeki bazı başka engebelerin (volkanik olmaktan çok sismik) daha başka bir kaynaktan oluştuğunu kabul ettikleri halde, Ay sirklerinin büyük bir kısmını, balistik kaynaklı sayarlar. «Lu-nik III» (ekim 1959) ile kaydedilen ilk fotoğraf serisinden hemen sonra, rusların «Zond III» (temmuz 1965) ve amerikalıla-rın «Lunar Orbiter» (ağustos 1966) yapma uydulanyle Ay’ın görünmeyen yüzünde yapılan son gözlemler, Ay’ın «görünmeyen» yüzünde «Ay denizlerinin daha az, buna karşılık uzunluğu 1 000 km’yi, genişliği de

2 ile 3 km’yi bulan uzunlamasına çatlakların daha çok olduğunu ortaya koydu. Aslında, Ay’ın «görünmeyen yüzü» bugün için pek tutarlı ve önemli bir deyim sayılmamalıdır. Güneş’e ve Evren’in tümüne göre, Ay’ın her iki yüzü de aynı rolü oynar.
— İkonogr. Sirkin ve sirk oyunlarının sanat yoluyle gösterilmesi, Roma cumhuriyetinden Bizans devrine kadar, eskiçağ ikonografisinin özelliklerinden biridir; bu konuyu, Italica’nın, Roma’nın, Lyons’un, Barcelona’nın mozaiklerinde, Trajan yeya Caracalla’nın madalyalarının ters yüzünde; Constantin devrinin ikiye katlanan konsolosluk tabletlerinde; Bizans’ın fildişi sandıklarında; «intaille»larda; hattâ lambaların üstünde görürüz. Fakat bu konunun en sık görüldüğü yer, çoğu zaman taş sandukaları süsleyen kabartmalardır (Fo-lıgno’nun kabartması; Vatikan’da Mattei’-nin kabartması). Bu ikonografi, uzun bir süre yok olur; sonra 1802’de, Carle Ver-net’nin Franconi sirkini gösteren iki estampı ile yeniden ortaya çıktı. Çok geçmeden Victor Adam aynı biçimde eserler verdi ve bir dizi İngiliz ve Fransız gravürü yapıldı. Franconi sirki, Femando sirki, Hippodrome sirki veya Yenisirk, Chdret veya VVillette’den, Widhopff’den Forain veya Caran d’Ache’dan afiş ve program yapmalarını istediler. Bir yandan da sirk çevresi, garip yanları, peri masallarını andıran gerçekdışılığı ile oyuncularının insanlığı arasındaki karşıtlık yüzünden, çağdaş birçok büyük ressamı çekti. Degas sirklerdeki atları inceledi, Toulouse-Laut-rec 1886-1889 arasında ata binen marifetli kızların resimlerini çizdi, Renoir Sirkteki Genç Kızlar (Şikago), Seurat sirk tablolarını yaptı. Bu arada Edmond Heu/.e, Lou-ise Hervieu, Yves Bonnat, Jouchagues. Roger Wild’in eserleri; Fernand Ligfir’nin Büyük Geçit tablosu, Rouault’nun soytarıların melankolisini işleyen ve soytarı başlarını çizen eserleri ile Picasso’nun pembe devrinin ürünü olan Donmuş Arle-guin’ler’i sayılabilir.

— Jeomorfol. Sirk’ltrin oluşumu, önemli tartışmalara yol açtı. Günümüzde, kar buzu altındaki kayaların kenarlarında meydana gelen don aşındırmasında sirkin büyük rol oynadığı öne sürülür. Bununla birlikte sirkin oyulmasından sonraki buz akıntısı henüz iyi bilinmez. Bu akıntının dönmeler yüzünden meydana geldiği, derin tabakaların sirkin ağzına doğru yüzeye yükseldiği ve diyaklozlarda donan suyun buza yapıştırdığı kayaç parçalarını sürüklediği sanılır. Sirklerin bu şekilde aşırı kazılması, sirkin aşağı kesiminin uç tarafında bir ters yamaç (sürgü) oluşturur. Bu durumda buz eriyince bir sirk gölü meydana gelir; bu göller hidroelektrik donatımlara çok elverişlidir. İçinde olduğu sirkin dışında bir dil meydana getiremeyecek kadar az olan buzula sirk buzulu denir. Yakın bir tarihte buzulların hızla azalması sirk buzullarının çoğalmasına yol açmıştır. Sirk buzulları daima kalıntı buzullarıdır.

Yorum yazın