Şehit Nedir

Şehit Nedir

şehit (Arapçada “tanık”), inançlarını yadsımamak uğruna, Tanrı’ya ya da kutsal saydığı değerlere tanıklık etmek ülküsüyle can veren kişi. Dünyanın hemen bütün büyük dinlerinde şehitlik, inananların ulaşabileceği en yüksek aşamalardan biri sayılır.

Kuran, “Tanrı yolunda öldürülenlerin” Tanrı bağışını ve merhametini kazandıklarını bildirir (Âl-i İmran 157). Buna göre şehitler ölü sayılmamalıdır, onlar diridir (Âl-i İmran 169-170); yaptıkları boşa çıkarılmayacak ve dünyada kendilerine tanımlanan Cennette konulacaklardır (Muhammed 4-7). Bir âyette de şehitlik, kişinin Cennet karşılığında canını ve malını sattığı çok sevindirici bir alışveriş olarak nitelenir (Tevbe 111). İlgili hadislere göre şehitlerin üzerlerindeki kul hakkından başka tüm kusurları bağışlanır. Onlar için kabir sorgusu, berzah (ölümle kıyamet arasındaki yaşam) olmayacaktır, makamları peygamberlerden hemen sonra gelecektir. Her şehit, aile halkından yetmiş kişiye şefaat edecektir.

Fıkıh bilginleri, gene hadislere dayanarak şehitliğin kapsamını genişletmişlerdir. Buna göre şehitler “dünya ve ahiret şehidi”, “ahiret şehidi”, “dünya şehidi” olmak üzere üç gruba ayrılır. Dünya ve ahiret şehitleri, Tanrı yolunda savaşırken, malını ve canını savunurken, Müslümanları ve zımmileri bekleyip korurken öldürülmüş, erişkin, akıl ve ruh sağlığı yerinde, boy abdesti bozulmamış kişilerdir. Bunlar yıkanmadan ve giysileriyle gömülür, yalnızca silahları, hırka ve palto gibi giysileri, ayakkabı ve başlıkları çıkarılır. Yaralandıktan bir süre sonra ölen, erişkin olmayan, akıl ve ruh sağlığı bozuk, cünüp ya da hayız ve nifas durumunda şehit olan kişiler ahiret şehidi sayılır. Ayrıca suda boğulanlar, ateşte yananlar, enkaz altında kalanlar, kolera, veba, ciğer hastalıkları ve ateşli hastalıklardan ölenler, doğum sırasında ölen kadınlar, öğrenim sırasında ölenler de ahiret şehididir. Ahiret şehitleri, ahirette şehitlik sevabı kazanmakla birlikte, her Müslüman gibi gömülürler. Gerçekte Müslüman olmadığı halde Müslüman görünen münafıklardan, dünya ve ahiret şehidi koşullarında ölenlere dünya şehidi denir. Bunlar gerçekte şehit sayılmaz ve ahiret sevabı kazanamazlar.

İnançları uğruna ölenleri öteki inananlardan üstün tutan başka dinlerde de şehitlik düzeyini belirten kavramlar yer alır. Yahudilikte din uğruna ölenler kedoşim (kutlu kişiler) adıyla onurlandırılır. Habad Hasidi-liğinin kurucusu Rabbi Şneur Zalman mesi-rut nefeş biçiminde adlandırdığı şehitlik ruhunu Yahudi halkının ayırt edici özelliği sayar. Hıristiyanlıkta din uğruna can verenleri belirten özgün Yunanca terim martys de “tanık” anlamına gelir. Terim Yeni Ahit’te çoğu kez bu özgün anlamıyla kullanılır. Bir Hıristiyan için inancına tanıklık etmenin en üstün yolu, onun uğruna ölmektir. İlk Hıristiyan şehitlerinin Aziz Stephanos ile Aziz Yakub olduğu kabul edilir. Roma döneminde de din uğruna ölmek Hıristiyan-lar için bir anlamda vaftizle eşdeğer sayılmıştır.

Sistemli biçimde baskıya uğramış ya da başka dinlerle çatışmamış olmakla birlikte, Budacılıkta da inançları uğruna ölenler büyük saygı görür. Buda’nın önceki yaşamlarını anlatan Cataka’lar(*), bodhisattva’la-nn (geleceğin Buda’sı) ve müritlerinin bir anlamda şehitlik kütüğüdür. Mahayana Bu-dacılığında, yaşamlarından herhangi birinde Buda olacak kişinin, başkalarının acısını dindirmek için kendi aydınlanmasını ertelemesi de şehitlik sayılır.

Yorum yazın