Şefaat Nedir

Şefaat Nedir

şefaat, günahkâr müminlerin bağışlanmaları için Tanrı katında yapılan aracılık.

İslam öncesi Arap toplumunda Tanrı’nın kızları oldukları kabul edilen meleklerle putların şefaatçi olduklarına inanılırdı. Ya-hudiler ve Hıristiyanlar da peygamberleri ile din adamları hakkında benzer bir inanç taşıyordu. Kuran’ın bu anlamda bir şefaat inancı öngörmemesine karşın, Müslümanlar da genellikle zayıf hadis rivayetlerine dayanarak şefaat inancını benimsedi.

Kuran şefaat kavramına, genellikle ahirete ilişkin bilgi verirken ve Yahudilerin, Hıristiyanların ve müşriklerin bu konudaki inançlarını reddederken değinir. Buna göre hesap günü, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği (Bakara 48), hiçbir dostluk ve şefaatin olmadığı (Bakara 254) bir gündür. Tanrı’nın izni olmadan hiç kimse şefaat edemeyecek (Bakara 255), doğruyu söyleyenlerden başkası şefaatçi olamayacak (Zuhruf 86), konuşamayacaktır (Nebe 37). Ancak Tann’mn izin verdiği kimselerin şefaati bir yarar sağlayabilecektir (Taha 109). Melekler ise yalnız Tanrı’nın kendilerinden hoşnut olduğu kimselere şefaat edebilecektir (Enbiya 28). Bu âyetler, kendilerine izin verilecek kişilerin şefaatçi olabileceklerini kabul etmekle birlikte, bu izin konusunda bilgi vermedikleri için, insanların şefaat beklentisi içine girmelerine olanak tanımaz.

Buna karşılık hadis rivayetlerine göre, başta Hz. Muhammed olmak üzere birçok kişi kıyamet gününde şefaatçi olacaktır. Kuran’da Hz. Muhammed’e verileceği söylenen “Makam-ı Mahmud” (Övülmüş Makam) (tsra 79) şefaat makamını dile getirir. Mahşerde toplanan insanlar Hz. Adem’den başlayarak tüm peygamberlerden şefaat etmelerini isteyecekler, sonunda Hz. Muhammed Tanrı önünde secdeye kapanarak şefaatte bulunacak, birkaç kez yinelenen ve kabul edilen bu şefaat sonunda, la ilahe illallah diyen tüm insanlar bağışlanarak Cennette girecektir. Hz. Muhammed’den sonra öbür peygamberler, melekler, şehitler, bilginler de sırasıyla şefaatte bulunacaktır. İnsanların tuttukları oruçlar, okudukları Kuran’lar bile şefaatçi olacaktır.

Şefaat inancı dört Sünni mezhep ile İma-miyenin ortak inançları arasına girmekle birlikte, öteden beri tartışma konusu olmuştur. Başta Mutezile bilginleri olmak üzere birçok bilgin, söz konusu hadislerin güvenilirliğine duydukları kuşkular ve Kuran’m yaklaşımına ters düşmesi, adalet ilkesiyle çelişmesi nedeniyle hadislerle belirlenen şefaat anlayışını benimsememişlerdir.

Yorum yazın