Rıza nedir – Rıza ne demek

Rıza nedir – Rıza ne demek

Razı olma: Kimi huri ister kimisi cennet / Ben Hakkın rızasın gözler ağlarım (Seyranî). Bizim ondan muradımız, Allah’ın ve Resulünün rızaları idi. Biz, bundan dolayı dünyaca ivaz ve mükâfat istemeyiz (Cevdet Paşa). || İzin verme, uygun ve yerinde bulma; hoşnutluk: Fakat Vehbi efendinin tam rızası olmadan evlenirse, saadetinin bir tarafı sakat olacak, içinde bir zehir kalacak (H. E. Adı-var). Bir hurmayı sahibinin rızası olmaksızın yemeği caiz görmeyen […] mutaassıp* lara bak ki… (Cevdet Paşa). || İsteme, istek: Kadın erkek münasebetlerinde iki tarafın rızasını, hatta daha fazlasını, karşılıklı arzu duymalarını arayan, ancak böylesinden zevk alan insanlardanım (R. H. Karay). || Erkek adı. || Rıza-cu, razı etmek isteyen. || Rızacuyane, razı edercesine. || Rıza-cuyî, razı etmeğe çalışma. || Rıza-dâde, razı olmuş, boyun eğmiş. || Rızamend, rıza gösteren, razı olan. || Rıza-yı tarafeyn, her iki tarafın da rızası.

— çeş. DEY. Rıza göstermek, razı olmak, muvafakat etmek: Şüphesiz Bihter daha güzeldi, fakat babasına benzemiş olmak için daha az güzel olmaya kalbı bir rıza gösteriyordu (H. Z. Uşaklıgil). ^ Rızası olmak, izni, müsaadesi olmak. || Allah (Tanrı, Mevlâ veya Hak) rızası için. Bk. ALLAH. || Gönül rızası (veya hoşluğu) ile. Bk. OÖNüL.

— Din. Kadere, Tanrı’nm takdirine boyun eğme. (Bk. ANSİKL.) II Rıza-cû, Tanrı’nm hoşnutluğunu arayan. || Rıza-yı Bari, Tan-n’nın rızası.

— Huk. Rıza beyanı. Bk. İRADE beyanı. || Yapılmış olan bir hukukî işlemi onaylama. (Bu anlamıyle rıza, izin veya icazet karşılığı kullanılır.) [Bk. İZİN. İCAZET.] || Rızada fesat. Bk. İRADE fesadı.

— Tasav. Bk. ansikl.

— ANSİKL. Din. İslâm dininde Tanrı tarafından yaratılan insan, Tanrı’nın koyduğu kanunlara göre davranmak, onun gösterdiği yolda gitmek zorundadır. Rıza, her zaman bir insanın başka bir varlıktan hoşnut olması, ona boyun eğmesi anlamına gelmez. Rızayı gerektiren imandır. Bu bakımdan iman, rızadan önce gelir. Rızada tam irade, tam akıl sahibi olma, yaptığının sorumluluğunu taşıma gereği vardır. Çocuklar, akıl hastaları, aşırı ölçüde sarhoşlar, deliler için rıza söz konusu olamaz. Rızanın gerçekleşmesi Kur’an hükümlerine uymakla, Tanrı tarafından makbul sayılan bütün işleri (insan gücünün yettiği ölçüde) yapmakla olur. İslâm dininde dünyadan elini eteğini çekerek çalışmadan yaşama, başkalarının sırtından geçinme, hak etmediğini ele geçirme yollarını arama, iyi veya kötü bütün yaptıklarının suçunu kadere yükleme biçiminde bir rıza anlayışı yoktur.

Tanrı insandan razı olacağı gibi insanın da Tanrı buyruklarına karşı rızası vardır. Bazı yorumculara göre müminin rızası, Tanrı katında makbul gördüğü işleri yapmaktır.

Rızanın ikinci bir yanı da insanın insana karşı bağlılığı, dinin gösterdiği ölçüler içinde, uygun davranmasıdır. İslâm dini, insanların da birbirine rıza göstermelerini gerekli sayar. Bu yüzden, cenaze namazlarında cemaate ölüden razı olup olmadığı sorulur, ölü hakkında rıza alınır. İslâm dininin kullar arasında karşılıklı olarak gerekli gördüğü rıza, birliği, bütünlüğü, kardeşliği sağlamak içindir. Bazı din yorumcularına göre kullarının razı olmadığı bir kimseden Tanrı da razı değildir.

— Tasav. Tasavvufta insanların gönülden birbirine bağlanmaları, birbirine karşı derin saygı duymaları rıza olarak yorumlanır. önemli olan, insanların Tanrı’dan önce, birbirine rıza göstermeleridir. Çünkü insan, Tanrının dile geldiği, görünüş alanına çıktığı yüce bir varlıktır. Varlık türleri arasmda görülen ayrılık bir görünüştür. Gerçekte bütün insanlar, bütün varlık türleri birdir. Çokluk (kesret) sayılan gerçekte birliktir (vahdet). Varlık türleri, Tanrı’-nın değişik ölçüler içinde görünüş alanına çıkmasıdır. Bu yüzden, insan Tanrı’nın görünüşüdür. Bundan dolayı insanın insana rızası, Tanrı’ya rızası anlamına gelir. Ayrıca Tanrı’ya rıza gösterme gereksizdir. Bir mutasavvıfın, ben Tanrı’ya rıza gösteriyorum, Tanrı’dan razıyım, demesi ben Tanrı’dan ayrı olarak varım, birlik (vahdet) yoktur, çokluk (kesret) vardır demektir. Bazı mutasavvıflar «Tanrı benden razı olsun, bize rıza göstersin» derler. Bu, ben yokum, bende görünen, ancak var olan, tek olan Tanrı’dır anlamına gelir.

+ Rızaen zf. Esk. Razı olarak, boyun eğerek. || Rızaen-lillah, Tanrı rızası için, Tanrı’yı hoşnut etmek için.

Yorum yazın