Riba nedir – Riba ne demektir

Riba nedir – Riba ne demektir

Çoğalma, artma.

Muavazaa akitlerinde yani karşılıklı edimli akitlerde, edimlerden birinin karşı edimden fazlalığı. (Bu fazlalık hiç bir şeyin karşılığı olmadığı için Islâmda haramdır. Riba’nın geçerli sebebi bulunmadığından islâm dinince yasaklandı. Para ödüncünde miktarı ne olursa olsun verilen faiz de ribadır.) || Riba-har (veya riba-hor), faiz yiyen, tefeci. || Ribayı fazl, ölçülebilen, tartılabilen şeyleri, fazlasıyle peşin olarak değiştirerek sağlanan riba. || Ribayı nesie, veresiye yapılan alışverişteki fazlalık. (Aynı veya ayrı türde veya kıymette iki şeyi veresiye olarak değiştirmekle elde edilen riba.)

— ANSİKL. Din. İslâm dininin doğuşundan önce, cahiliye devrinde araplar arasında faizle altın, gümüş, para verme geleneği vardı. Belli bir süre için, verilen paradan alman bu fazlalık riba adını taşıyordu. Riba ile altın, gümüş veya para alan bir kimse bunu zamanında ödeyemezse, ikinci bir riba vermek zorunda kalırdı. Böylece aldığı paradan çok riba (faiz) öderdi. Bu da zenginin zamanla daha zengin, yoksulun daha yoksul olmasına yol açardı. Riba yalnız altın, gümüş ve paraya değil buğday, üzüm, incir, hurma, zeytin gibi ürünlere de uygulanmağa başlandı. Tartı ile alman, belli bir ölçeğe vurulan bu ürünler, alacaklıya aldığı ölçüde verilmez, aradan geçen zamana göre daha fazla ödenmek gereği duyulursa bu fazlalık, riba sayılırdı. Varlıklı Araplar arasmda riba bir kazanç aracı niteliğini kazandı. Bu işle uğraşan, darda kalanlara faizle para veren tacirler türedi. Bunlar Mekke ve Medine arasmda ticaret yapan kervan sahipleriyle birlik oldular, aralarında anlaşmalar yaptılar. Zaır.anla bütün ticareti ellerine geçirdiler.

Kazancı el emeğine, alın terine bağlayan islâm d ni doğuşundan birkaç yıl sonra her türlü r*bay.< yasakladı. Alışverişlerde «kıyas» d-înen karşılaştırmalı ölçüyü kabul etti. Her türlü ekin (zahire), meyve (üzüm, incir, hurma), zeytinin ödünç alman inikti rdan daha fazlasıyle (riba) ödenmesi yasaklandı. Ribayı iş edinenler, ödünç alınanın ödenmesi tarihi ile alındığı süre arasındaki zamanın bir kazanç saklayacak nitelikte olduğunu, bundan dolayı alınan ö-dünç şeyin getirdiği fazlalığın yasak bir kazanç olamayacağını ileri sürdüler. Fakat zamanla bunun da bir riba olduğu kabul e-dildi. Bu da yasaklandı.

Hadislerde adları sayılarak ribası yasaklanan mallar arasmda arpa, tuz, tereyağı, zeytinyağı gibi yiyecek şeyler vardır. Riba konusunda, malikî, şafiî, hanbelî ve ha-nefî mezheplerinin ayrı ayrı görüşleri vardır. Bazıları tartılan şeylerle ölçülenleri birbirinden ayırır. Bunların hepsine ribanm uygulanamayacağını söylerler. Aşırı ölçüde şeriat kurallarına bağlananlar ribanın bütün eşya üstünde olabileceğini, bu yüzden kesinlikle yasaklanması gerektiğini savunurlar. Zamanla, devletlerarası alışveriş ilişkilerinin kurulması, ticaretin devletlerarası bir nitelik kazanması, bankaların doğuşu, faizin, cahiliye devrinde olduğu gibi bir riba sayılamayacağı görüşünün yerleşmesine yol açtı ve her ştfyde rita bulunduğu, bu bakımdan kesinlikle yasaklanması gerektiği düşüncesini savunanlar azaldı. Bugün islâm ülkelerinde kazanç artığı sayılan riba ile ticaret yapmayan yok gibidir.

Yorum yazın