Öngörü Nasıl Yapılır – Önbili Nedir


Öngörü Nasıl Yapılır – Önbili Nedir

Geleceği önceden görebilir miyiz? En sık görülen önbili biçimi, düş gördüğümüz sırada gerçekleşir, önceden yapılan uyarılar genellikle bize yakın bir kişi aracılığı ile olur. Böyle düşlerin konularını çoğu kez ölüm, hastalık ya da beklenmedik bir tehlike oluşturur. Bu konuda en ilginç olaylardan biri, ABD’de Imogene adında 9 yaşında bir kızın başına gelmiştir.
Küçük kız,bir gece düşünde annesini mutfakta, yerde ölü olarak görmüştür. Yüzünde beyaz bir mendil vardır. Uyanır uyanmaz aşağı koşmuş ve annesini mutfakta her günkü gibi kahvaltı hazırlarken bulmuştur. Okuluna gitmek için evden çıkmış, ancak yürürken bir yandan da gördüğü düşü sürekli düşünmüştür. İçini bir kurt kemirmektedir. Evden uzaklaştıkça bu duygu daha da artmıştır. Birden okula gitmekten caymış, doğruca bir doktora giderek annesinin ölmekte olduğunu söylemiştir. Doktor küçük kızla birlikte hemen eve koşmuştur. Anneyi, tam kızın düşünde gördüğü gibi yerde bulmuşlardır. Kadın mutfakta yerde yatmaktadır ve yüzünde beyaz bir mendil vardır.
İmogene evden ayrıldıktan sonra olaylar şöyle gelişmiştir. İmogene’nin annesi kahvaltıdan sonra havagazını kapamayı unutmuştur. Bir ara havaga- zının kokusunu alınca da hemen burnuna bir mendil örterek mutfağa gazı kapatmaya koşmuştur. Ancak gaz musluğunu kapatırken bir kalp krizi geçirmiştir. Doktor tam anında yetişerek, kadını ölümden kurtarmıştır.
Duyu ötesi algılama olaylarının tümünün, en az verdiğimiz örnek kadar etkili olduklarına dikkat ediniz. Kimi zaman bize saçma ya da gülünç gelen olaylar bile, iyi birer duyu ötesi algılama- örneği olabilmektedirler. Ruhsal Araştırmalar Derneği’nin 1895 yılındaki yayınlarında böyle bir olaydan söz edilmektedir. Bu olay, bilinen en tuhaf örneklerden yalnızca biridir:
Bayan C. adında biri düşünde, nereye gitse bir maymunun onu izlemekte olduğunu görür. Bu düş, onu dehşete düşürmüştür. Çünkü kadın, maymunlardan korkmaktadır. Bu korkunç düşünü bir türlü aklından silip atmayı başaramaz. Kahvaltıda kocası ile düşünü tartışmaya karar verir. Ancak kocasını, gördüğü düşten ne denli korktuğuna bir türlü inandıramaz. Kocası düşleri önemseyen kişilerden değildir ve anlatılanları çok saçma bulur. Yine de karısına, çocukları alıp biraz yürüyüşe çıkmasını, bunun ona iyi geleceğini söyler. Kadın, kocasının önerisine uyarak, çocuklarıyla birlikte dışarı çıkar. Biraz yürüyünce bir de ne görsün? Küçük bir maymun onu izlemiyor mu? Kadın korkup dururken, bu çocukların çok
hoşlarına gider. Maymun onları bir süre izler.
Gelecekteki bir olayı önceden bildiren düşlerin tümü, her zaman hemen gerçekleşmez. Sözgelimi Bayan Calder’in başına gelen olayda da böyle olmuştur. Bayan Calder’in kocası, bir okulun müdürüdür. Bir gün İngiltere’nin Yorkshire yöresinde yeni bir okula atandığını öğrenir. Bayan Calder, daha önce Yorkshire’a hiç gitmemiştir. Oraya ev aramak için gitmelerinden kısa bir süre önce bir düş görür. Eski, taştan yapılmış bir ev düşüne girmiştir. Ev güzel görünümlü bir vadidedir, yakınından da suyu kapkara akan bir dere geçmektedir. Düşünde gördüğü evin yalnızca yarısında oturulmaktadır. Boş olan öbür yarısının önünde ise köpek kulübesi olarak kullanılan bir fıçı vardır.
Bayan Calder, Yorkshire’a ev tutmaya giderken, yolda düşünü kocasına ayrıntılarıyla anlatır. Ancak kocası, düşü pek önemsemez. Ne varki orada ev ararlarken, Bayan Calder’in düşündekine benzeyen bir evle karşılaşırlar. Evin kirası çok yüksek olduğundan, ancak yarısını kiralayabilirler. Eve taşındıktan sonra, yakınlarda gerçekten bir dere olduğunu ve suyunun yöredeki boya fabrikası artıkları nedeniyle zaman zaman siyah aktığını öğrenirler.
Bayan Calder, gördüklerinden yine de kuşku duyar. Çünkü düşün tümü doğru çıkmamıştır. Taşınmalarından bir yıl sonra, evin öteki yarısı da tutulur. Yeni kiracıların bir köpekleri vardır ve dış kapıları önüne köpek kulübesi olarak ne koysalar beğenirsiniz? Bir fıçı. Tıpkı Bayan Calder’in düşünde gördüğü gibi….
önbili yeteneğini deneylerle sınama yolu, hemen hemen bir rastlantı sonucu ortaya çıkarılmıştır. Whately Carington adlı bir araştırmacı, yıllardır birtakım deneyler yapıyordu. İngiltere’nin’değişik yörelerinde pek çok denek (üzerinde deney yapılan kişi) kendisine yardımcı oluyordu. Carington her gece eline bir sözlük alır, masasına oturur ve rasgele açardı. Sonra açtığı sayfada çizimi kolay, örneğin köpek, yıldız, ağaç gibi bir sözcük arardı. Daha sonra bulduğu nesneyi, önceden belirlenen anda çizer ve kâğıdı kapalı bir kutu içine koyardı, öte yandan, denekler de aynı belirlenmiş zamanda ve kilometrelerce ötede Carington’un ne çizdiğini kestirmeye çalışırlardı. Bu temelde bir uzaduyum deneyiydi. Ancak Carington deney sonuçlarından, kimi deneklerin ne çizeceğini bir-iki gün önceden, kimilerinin ise bir- iki gün sonra doğru olarak kestirebildiklerini saptamıştı.
Böylece önbili ve geribili, Carington’un uzaduyum deneylerine hiç beklenmedik biçimde girmiştir. Bugün bu yetenekleri sınayarak deneysel bir temele oturtabiliyorsak, bunu bu rastlantıya borçluyuz.

GERİBİLİ
Geribili, bir başka deyişle, “geçmişi görebilme” yeteneğidir. Geribili hiçbir zaman önbili ya da “geleceği görebilme” yeteneği kadar ilgi çekici olamamıştır. Bu bir bakıma geleceğimize, geçmişimize duyduğumuzdan daha çok ilgi duymamızdan ileri gelmektedir. Bir bakıma da bir geribili olayını kanıtlamak için, yaşayan bir kişinin belleğine ya da yazılı bir kaynağa başvurma gerekliliğinden kaynaklanmaktadır, öte yandan gerçekler aslında bir kişinin belleğinde ya da yazıl^ bir kaynakta bulunduğundan, bir geribili olayının uydurulma olasılığı da yüksektir.
Yine de aşağıda anlatılacak olan ilginç geribili olayı öylesine ayrıntılarla doludur ki, insanı ister istemez üzerinde düşündürmektedir. Bu, “Versay Olayı” diye bilinmektedir. Bayan Moberly ve Bayan Jourdain adında iki öğretmen, 19p1 yılındaki tatillerinde Fransa’da Versay Sarayı’na da giderler. Orada gezerlerken ansızın, sarayın bahçelerini tıpkı on sekizinci yüzyıl ortalarında yaşı-
yoriarmış gibi görmeye başlarlar. Bahçede karşılaştıkları sekiz kişi giyim ve davranış yönünden oldukça eski günleri anımsatmaktadır, öğretmen’ lerin sözlerine göre, gezdikleri sarayın ve bahçe lerin görünümleri kesinlikle o günün sarayına v bahçelerine uymamaktadır. Versay Sarayı’n yaptıkları bu ilk geziden dönen öğretmekle gördüklerinin gizini anlayabilmek için Fratıs Ulusal Arşivleri’nde büyük bir araştırma yaparl Aslında olayın açıklanmasındaki güçlük, iki in nın da aynı anda sanrısal bir deneyim geçirme rinden çok, verdikleri küçük ayrıntıların tam lamıyla o yüzyılın özelliklerini taşımasından i gelmektedir.
Geçmişe özgü bir görüntünün gelecekli gili olanın tersine, çoğu kez belirli bir yerle lantı şeklinde ortaya çıktığı sanılmaktadır ha önce hiç görmediğiniz bir yere gittiğif orada bir kez daha yaşadığınızı düşünebiliı Bu tür olaylar, bir ölçüde herkesin başına ge
SON BlR DENEY
Bu bir “gerçek yaşam” deneyidir. Bunun için nasıl puan verileceği gösterilemez. Bu nedenle, deneyi uygulayan kişi kendini dürüstçe ve özenle değerlendirmek zorundadır.
Bu amaçla her sabah uykudan uyanınca, başka bir işe başlamadan önce, o gece görülen düşler bir yere yazılır. Bunu, uyanır uyanmaz yapmak gerekir. Yoksa düşler unutulabilir.
Her hafta sonu yazılanlar baştan sona okunur ve incelenir. İçlerinde önbili ile ilgili herhangi bir şey olup olmadığı araştırılır. Bu deneyde, düşün tamanının bir önbili olması gerekmediği unutulmamalıdır. Düşün yalnızca bir parçası önbili ile ilgili olabilir. Bu nedenle, yazılanlar özenle incelenir.
Düşlerin içinde önbili ile ilgili bir öğe yoksa bile, en azından bunları yazma ve sonradan okuma işi, çok zevkli ve ilgi çekici bir uğraş olacaktır.

Yorum yazın