Noksan nedir

NOKSAN i. (ar. nukşân). Eksiklik, kusur: Dışarı çıktığı zaman kolordu komutan vekilliğine uygun ağırbaşlılığında hiç bir noksan yoktu (Kemal Tahir). [| Yokluk. || Sıf. Kusurlu, eksik: Sonra birden aklına düşünebilmek için bir şeyin noksan olduğu geldi (H. Z. Uşaklıgil). Teğmen «Bir imzanız noksan, Reis bey atıversin» diyor (Kemal Tahir).

— ED. TELM. Kişi noksanım bilmek gibi irfan olmaz, Ziya Paşa’nın bu mısraı insanın kendi eksikliklerini bilmesinin önemine işaret maksadıyle kullanılagelmiştir.

— Huk. Esk. Noksanı araz, bir toprağın ekilmiş ve ekilmemiş durumlardaki kiralan arasında bulunan fark. Bir arsanın bina ile birlikteki değeriyle boş arsa değeri arasındaki fark. || Noksanı semen, tarafsız bilirkişilerin ortaya koydukları, semendeki eksik. (Alım satım akdinde satılan şey ile değeri arasında açık fark varsa, bilirkişiler noksanı semen’i bildirirler. Buna göre akitte gabin olup olmadığı anlaşılır.) [M] NOKSANLIK i. (noksan’dan noksanlık). Noksan olma hali, eksiklik: Bu malın bir noksanlığı var mıdır? (Şemseddin Sami).

— Çocuk psikol. Duygunluk noksanlığı, çocukla anne arasındaki duygunluk bağlarının yetersizliği veya yokluğu. (Bu durum, yetimhanelerde, çocuk yuvalarında veya hayır evlerinde büyüyen çocuklarda görülür.) [ML]

Yorum yazın