Niyet nedir

NİYET i. (ar. niyyet). Bir amaca yönelme düşünce ve isteği, maksat, gaye: Yolculuk niyetinde değilim / Fakat böyle bir iş yapmağa kalksam / Doğru İstanbul’a gelirim (O. V. Kanık). Evet ama, benim niyetim bu hikâyeleri malzeme yaparak günün birinde bir eser vermek (S. F. Abasıyanık). || Niyetçide çekilen veya bazı şekerlerden çıkan fal kâğıdı: Senin niyetinde ne yazıyor? |] Namaz kılmağa, oruç tutmağa veya abdest almağa karar verip başlangıç duasını okuma. || Niyet etmek, niyetlenmek, bir işi yapmak için karar vermek: Ey koca Şark, ey ebedî meskenet / Sen de kımıldanmaya bir niyet et (M. Â. Ersoy). Oruca, namaza karar vermek: Valde akşamdan oruca niyet etti; ertesi gün kandildi (Ahmed Rasim). || Niyet kuyusu, içine taş, para v.b. atılarak tutulan niyetin gerçekleşeceğine inanılan kuyu: Evliya Çelebi bu niyet kuyusu hakkında ne güzel hikâyeler anlatmaktadır (N. Araz).
— ÇEŞ. DEY. Niyet çekmek, niyetçideki niyet kâğıtlarından birini seçmek. || Niyet tutmak, fal v.b. şeylerde istenilen şeyi a-kıldan geçirmek: Aşık kemiğinin ne tarafı üste geleceğini hiç kimse bilmez, fakat üste gelen tarafa niyet tutmuş olanlara bizde dahi denir (F. R. Atay). || Niyeti bozmak, kararından vaz geçmek. |1 Niyeti bozuk, ters bir davranışta bulunması muhtemel olan (kimse). || iyi niyet, içtenlikle benimsenen ve olumlu bir amaca yönelen tutumu belirtmek için kullanılır: Çünkü asıl zavallı o-lan benim bu işte. Bir türlü size iyi niyetimi anlatamıyorum (A. H. Tanpınar). Esk. Hüsnüniyet. || Kime niyet kime kısmet. Bk. KISMET.

— Ahi. İyi niyet, Kant felsefesinde, her çeşit güdü ve dürtü dışında kişinin ödev kavramının etkisinde işleyen irade: Bu dünyada […] tasarlayabileceğimiz bütün şeyler arasında, sınırsız olarak iyi sayılabilecek tek bir şey vardır. O da iyi iradedir (Kant).

— Huk. İyi niyet, bir hakkın kazanılmasına veya bir hukukî sonucun doğmasına engel olan durumlan bilmeme veya bilebilecek durumda olmama. (Bk. ANSİKL.) || Kötü niyet, bir hakkın kazanılmasına veya bir hukukî sonucun doğmasına engel olan durumları bilme veya bilebilecek durumda olma. (Bk. ANSİKL.) || Objektif iyi niyet, bir hakkın kullanılmasında veya bir borcun yerine getirilmesinde dürüst, orta zekâlı bir. kişi gibi hareket etme. (Dürüstlük kuralı da denir.) Bk. ANSİKL.

— Psikol. Bk. ANSİKL.

— ANSİKL. Huk. Hakkın kazanılmasında veya daha genel olarak hukukî sonucun doğmasmda var olan kanunî engeli bilmeyen ve durumun gereğine göre bilmesi gerekmeyen bir kimse iyi niyetlidir. Onun iyi niyetli, işlemdeki eksikliği ortadan kaldırır ve hakkın kazanılmasını sağlar.

• iyi niyet, görüldüğü gibi, bir olumsuz kanaattir; yani gerçek hak durumunu bilmek değil, aksine kusursuz olarak bilmemek ve bilebilecek durumda olmamaktır. İyi niyet bir karinedir. Bu sebeple kanunun iyi niyeti aradığı durumlarda buna dayanan kişinin, iyi niyetini ispat etmesi gerekmez. Aksine, onun kötü niyetli olduğunu iddia eden kimse kötü niyeti ispat etmelidir. Bu kuralın bir istisnası vardır; o da durumun gereğine göre beklenetı özenin gösterilmemiş olmasıdır. Durumun gereğine göre, kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse, artık iyi niyet karinesine dayanamaz. İyi niyetin rol oynadığı durumlara örnek olarak şunlar gösterilebilir: 1. menkul ve gayrimenkul mallarda, devredenin tasarruf yetkisinin bulunmadığı halde, devralanın aynı hak kazanabilmesi (bk. ZİLYETLİK. TAPU sicili); 2. alacağın temliki halinde, temlikten haberdar edilmeyen borçlu, iyi niyetle önceki alacaklıya ödemede bulunursa, bu ödeme geçerli olur ve borcu düşürür; 3. iyi niyet evlenmede rol oynar (bk. EVLENME); 4. iyi niyetin zilyetliğin iadesinde ve sebepsiz zenginleşmeden doğan iade borcunda da önemi vardır. Bk. İADE.

• Kötü niyet. Kötü niyetli olan kimse, bir hakkın elde edilmesine engel olan durum-

‘ lan bilen ve bilmesi gereken kimsedir. Böyle bir kimse, bir şey üzerinde hak elde edemez. Bunun bir istisnasına gay«menkullerin olağanüstü zamanaşımıyle kazanılmasında rastlanır (Med. Kn. Md. 639). Kanun burada iyi niyetli zilyet ile kötü niyetli zilyet arasmda bir ayrım gözetmemiştir. (Bk. ZAMANAŞIMI.) Kötü niyet hâkim tarafmdan resen göz önünde tuıuiur. Bk. 1-ADE.

• Objektif iyi niyet (dürüstlük kuralı), kişilerin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken, objektif bir ölçüye göre hareket etme zorunluğunu belirten bir kavramdır, ölçü olarak, normal, orta zekâlı ve dürüst bir kişi göz önünde tutulur ve bir hakkı kullanan veya borçu yerine getiren kişinin, bu , ölçüye uygun hareket edip etmediğine bakılır ve ona göre bir sonuca varılır. Objektif iyi niyetin, hakkın kullanılması ve borcun ifası yanında rol oynadığı alanlar şunlardır: 1. irade a-çıklamalarmm yorumu; 2. sözleşmelerin yorumu (bk. YORUM); 3. sözleşmelerin tamamlanması; 4. kanun hükümlerinin yorum ve tamamlanması.
— Psikol. Biçim olarak niyet bilincin muhtevasının görünüşünü hazırlayan zihinsel tutumdur. Bu Würzburg ekolünün psikologları tarafından incelenmiştir. (Bu psikologlar Marbe, Bühler, Messer, Ach, Külfe ve Fransa’da Binet ve Ribot olmuştur. Daha belirli bir mantık düzeyinde de belirlenimin niyeti E. Husserl’in araştırmalarının başlıca konusu olmuştur.) [M]

Yorum yazın