Nikah nedir

NİKAH i. (ar. nikâh). Bir erkekle bir kadının evlilik birliği kurmasını sağlayan kanunî işlem: Evlenip aile teşkili bugün zor geliyor / Görüyorsun ya, nikâhlar ne kadar seyreliyor (M. Â. Ersoy). Nikâh günü Ahmed Efendi Hacı Bekir’den büyük bir kutu şeker yaptırarak davet yerine gider, kapidaki garsona sorar: Nikâh burada mı? (B. Felek). Nikâhta keramet vardır (Atasözü). || Eskiden nikâh esnasında erkeğin kadına borçlandığı para, mihri müeccel. || Nikâh dairesi, nikâh işlemlerinin yapıldığı resmî daire. || Nikâh davetiyesi, bir nikâhta bulunmaları istenen kimselere gönderilen davetiye. || Nikâh şahidi, nikâhta tanıklık yapan iki kişiden her biri. || Nikâh etmek, (biriyle) evlendirmek: Bunda bir yanlışlık var. Zira bana nikâh ettiğiniz kız bu değildir, bunun küçüğüdür, ben onu isterim (Şinasi). (Birini) Evlendirmek: Seni birine zorla nikâh ettiler de benim için verem oldun, ölüyorsun öyle mi? (Namık Kemal). || Nikâh olmak, evlenmek: Ben de Hay darlı’dan beri gelirim / Kul olur da kapınızda ölürüm ! Üç günden sonra da nikâh olurum (Halk türküsü).

— ÇEŞ. DEY. Nikâh düşmek, bir kadınla bir erkeğin evlenmelerinde kanun ve örf bakımından bir sakınca olmamak. || Nikâh kıymak. Bk. KIYMAK. || Nikâh şekeri, nikâhta davetlilere ikram edilen şeker. || Nikâh tazelemek, boşandığı kişiyle yeniden evlenmek: Hocaya danıştık, oğlan boşanacak, sana nikâh tazeleyeceğiz… (Kemal Tahir). || Nikâhı altına almak, [erkek için] bir kadın veya kızla nikâhlanmak: Bu tehlike karşısında çaresiz, onu nikâhım altına aldım (R. N. Güntekin). || Nikâhı kaçmak (veya bozulmak), nikâhın geçersiz sayılmasını gerektirecek bir harekette bulunmak.

— Folk, imam nikâhı. Bk. İMAM.

—■ Huk. Bk. EVLENME. II — Esk. Nikâhı bâtıl, kurulması için şer’an aranan temel şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması sebebiyle geçerli olmayan nikâh. (Bk. ANSİKL.) || Nikâhı bilkitabe, mektupla yapılan nikâh. (Nikâhlanacak erkek bu yoldaki kararını evleneceği kadına bildirir. Kadın, mektubu tanıklar önünde okuyarak veya yazılanları onlara anlatarak rızasını onlara bildirir, böylece nikâh kıyılmış olur. Kadınla erkeğin aynı yerde bulunmamaları durumunda bu nikâha başvurulur.) || Nikâhı fâsid, şer’an aranan şartlar bulunmakla birlikte bu şartların nitelikleri istenilen şekilde olmayan nikâh. (Bk. ANSiKL.) || Nikâhı fuzulî, nikâh kıymağa yetkisi olmayan birinin başkası namına kıydığı nikâh. || Nikâhı gayri lâzım, bağlayıcılığı zorunlu olmayan nikâh. (Sakatlığı sebebiyle eşlerden sadece biri tarafından feshedilebilir. Meselâ, kocanın karısını infak etmeyeceği belirtilerek kadm kıyılmış nikâhın feshini isteyebilir.) || Nikâhı hezl, şaka, latife olarak kıyılmış nikâh. (Evlenme kurumunun ciddîye alınmasını sağlamak için şeriat, latife yoluyle yapılan nikâhı geçerli sayar; bu, «nikâhı sahih»in bütün sonuçlarını doğurur.) || Nikâhı lâzım, feshedilmesi mümkün olmayan nikâh. || Nikâhı mevkuf, bir başkasının icazetine bağlı olan nikâh. || Nikâhı muallak, bir şartın ileride gerçekleşmesine bağlı, askıda yapılan hükümsüz nikâlı. (Şart, iradiyse bu nikâh bâtıl, gayri iradîyse geçerlidir. Meselâ, erkek tarafmdan dedesinin rızasına bağlanmış nikâhın butlanı istenebilir; buna karşılık, evleneceği kızın hayatta olması şartına bağlı nikâh vaadi, şartın gerçekleşmesi durumunda nikâhı muallak, geçerlidir [sahih].) || Nikâhı muvakkat, süre belirtilerek yapılan nikâh. (Evlenmenin özü, süre kavramıyle bağdaş-madiği için bu türlü nikâh geçersizdir. Ancak, sürenin belirtilmemiş sayılması şartıy-le muvakkat nikâhının geçerliliğini savunanlar oldu.) H Nikâhı müta, belirli veya geçici bir süre için kıyılan nikâh. (Bk. MüTA.) || Nikâhı nâfiz, hukukça geçerliği başka bir irade açıklamasını gerektirmeyen nikâh. (Temel ve şekil şartlarına gereği gibi uyularak yapılan geçerli bir nikâhtır.) || Nikâhı rahiyk, mâlikinin izni veya nikâhtan sonraki rızasıyle geçerli sayılan köle veya cariye nikâhı. || Nikâhı rakîk, köle veya cariyenin nikâhı. || Nikâhı sahih, hukukça aranan şartları gerçekleşmiş nikâh. (Bk. ANSiKL.) ]| Nikâhı tenezzühî, efendinin cariyesiyle nikâhlanması. (Böyle bir nikâhla cariye, câriye olmaktan çıkar, tam ehliyetli olur; kocasına karşı evli kadının bütün haklarına sahiptir.)

— Rom. mit. Nikâh tanrıları, evlenmeyi yöneten tanrılar: Jüpiter, Jünon, Venüs, Diana.

— Sosyol. Esk. Nikâhı dahilî, akrabadan evlenme. || Nikâhı haricî, akraba dışından evlenme.

— ANSiKL. Esk. huk. Nikâhı bâtu butlan sebepleri şunlardır: evlenme engellerinden birinin varlığı (meselâ, yeğen veya süt kardeşle yapılmış nikâh); birden çok erkek veya dörtten çok kadınla nikâhın varlığı; hanefî fıkhına göre yapılmış müta nikâhı; kâfir veya müşrikle yapılan nikâh; azatlı köle ile eski sahibi arasındaki nikâh; bir fikre göre, hastanın ölüm halinde iken kıydırdığı nikâh.

• Nikâhı fâsid’i gerektiren dört durum vardır: 1. mihrin fâsid olması; 2. nikâhın veli tayin edilmeden veya gayri müslim bir veli ile yapılmış olması; 3. evlenmenin e-sasıyle bağdaşmayacak hususların nikâhta öngörülmüş olması (msl. evlilerin cinsî münasebette bulunmayacakları gibi); 4. mâli-kîlere göre, evli veya eşlerden birinin hac borcunu yerine getirmekte olması.

• Nikâhı sahih’in şartları şunlardır: taraflarım usulüne uygun rıza beyanları (bu beyanların kayıtsız şartsız olması, yanılma veya korku etkisinde bildirilmemesi gereklidir. Rıza, vekâletle de bildirilebilir; yazı veya sözle, açık seçik veya olumlu anlamda susularak açıklanması gerekir); şahitlerin varlığı (iki erkek veya bir erkek tanık yerine geçecek iki kadın şahitlik edebilir); mihr belirtilmesi (belirtilmemişse mihri misil verilir); eşlerde evlenmeye engel bulunmaması (gayri müslim erkekle müslim kadın evlenmez. Bir kadın birden fazla erkekle, bir erkek dörtten fazla kadınla evlenemez. Yakın hısımlar ve süt hısımları birbirleriyle evlenemezler). [M

Yorum yazın