Nezir nedir – Nezir ne demektir

NEZİR veya NEZR i. (ar. nezr). Esk. A-dak. || Adama: Varsın gönül aşkınla harap olsun efendim / Cananıma nezr eylemişim canımı kendim (Şarkı).

— Din. Bk. ANSİKL. || Nezire girme, bazı musevîlerin, kendilerini birtakım mahrumiyetlere zorlamak suretiyle, Tanrı’ya a-damaları. ¡| Bu durumda kalma süresi.

— 1da. Esk. Nezir kesme (veya nezre kesme), osmanlı devletinde eyaletlerden birinde halkın, hükümetçe hoş görülmeyen bir hareketi tekrarlaması durumunda ceza uygulama. Bk. ANSÎKL.

— Mal. Esk. Nezir akçesi, devlete karşı gelen bir ülke halkından ceza olarak alınan para.

— Tasav. Nezri mevlevî (veya Mevlânâ), mevlevîlerde, Mevlânâ adına yapılan özel bir tören. (Bk. ANSİKL.) || Nezri şems, mevlevîlerde, Şemsi Tebrizî adına dayanılarak altı yönü anlatma. Bk. ANsiKL.
— ANSiKL. Din. İslâm dininden önce, A-raplar arasında, bir dileğin yerine gelmesi için tanrı olarak inanılan bir varlığa adak sunulur, buna da nezir denirdi. Nezirde bulunan kimseler nezir süresince kendilerini bazı şeylerden yoksun bırakırlardı. Güzel koku sürünmek, yağ ve et yemek, içki içmek, eğlenmek, kadınlara yaklaşmak gibi eylemler yasak sayılırdı. Nezir ayrıca, hacca gitme, kurban kesme, birine bir şey verme türünde de olurdu, ölüm halinde olan bir kimsenin öcünü almayı kabilesine veya bir yakınına bırakması da nezir olarak değerlendirilirdi. Ancak bu gibi nezirler, ölenin yakınlarına kefaret ödemekle bozulabilirdi. Nezir, bugün de eski geleneklere bağlı bazı kabileler arasında vardır.

• Nezir’e girmiş olan kişi, şarap ve her türlü mayalı içki içmemeğe ve saçlarını da uzatmağa aht ederdi. Yasaların öngördüğü geçici nezirden başka, sürekli bir nezir de vardı ve kimi zaman yetişkin musevîler bunu yüklenir, kimi zaman da çocuklarını bu ahdi yüklenmeğe mecbur ederlerdi: Sam-son, Samuel, Aziz Yuhanna.

— İda. Nezir kesme durumunda cezalı, para öder (nezir akçesi) veya bir angarya yapardı. Osmanlı devletine sadık kalacağını bildirmiş eyaletlerde sadakatin bozulması sayılan bir harekette nezre kesilirdi. 1691’de Kıbrıs’ın yerli yeniçerileriyle zeamet ve ti-mar sahipleri, valiye kılıç çekerek birkaç a-ğa ve alay beyini öldürmüşlerdi. Bunun ü-zerine gönderilen Frenk Mehmet Bey, isyanı bastırdı ve bir daha bu türlü hareketlere girişilmemesi için ada halkından elli bin altm nezre kestirdi.

— Tasav. Nezri mevlevî, mevlevîlerce kutsal sayılan on sekiz sayısına dayanılarak yapılır. Mesnevî’nin ilk on sekiz beytini kendi eliyle yazan Mevlânâ’nm bu sayı ile bütün varlık âlemini kapsayan on sekiz bin âlemi anlatmak istediği ileri sürülür. Bu yüzden mevlevîler, nezri Mevlânâ da dedikleri törende, Mevlânâ’nın on sekiz kere adını anarken (zikrederken) Tanrı özünü bir ışık olarak göreceklerine (tecellii zâta mazhar o-lacaklarına) inanırlar. Her biri bin derece olarak kabul edilen bu on sekiz sayısı, aynı zamanda, ebcet hesabına göre Tanrı’nm «hayy» adının karşılığı olduğu için, on sekiz kere «zikreden» bir kimse Tanrı’nm adını o sayı kadar anar. Mevlevîler, bu deyimi, bir edebiyat kavramı olarak da kullanırlar. Ebcet hesabı ile tarih düşürürken «nezri Mevlânâ ile» denince çıkan sayıya on sekiz eklenir, «nezri Mevlânâ çıkıp» denince de bulunan tarih sayısından on sekiz çıkarılarak istenen tarih düşürülür.

• Nezri şems, sağ, sol, ön, arka, alt, üst gibi altı yönü (cihet) anlatan bu deyimde de her sayı binle çarpılınca altı bin eder. Altı bin de mevalidi selâse denen cansızlar (cemadat), bitkiler (nebatat), canlılar (hayvanat) üç doğrucu varlık türü ile çarpılınca gene on sekiz bin eder ve Tanrı tarafından yaratılan bütün âlemlerin, do-layısıyle Tanrı adının (hayy) karşılığı olur. Nezri şems deyimi, Mevlânâ’nın Şemsi Teb-rizî’ye karşı duyduğu derin sevgi ve bağlılıktan dolayı mevlevîlerce kutsal sayılır. (M)

NEZİR sıf. (ar. nezr’den ne^tr). Esk. Kendini Tanrı’ya ve ibadete adayan. || Bir dilekte bulunan, adak adayan. || [Peygamberler için] Tanrı’mn cezalarından söz ederek halkı doğru yola döndürmeğe çalışan, gözdağı verip korkutan.

• Nezire sıf. Esk. Nezir’in dişili. (M

Yorum yazın