Navlun nedir

NAVLUN i. (yun. navlon > ar. nevi’den navlun). Denize. Bir yerden başka yere ulaştırılmak üzere gemiye alman eşyanın tümü, d Taşıyıcı tarafından gemisinde taşınacak yük için istenen ücret. || Yolcuların ödemelerini de içine almak üzere, bir geminin toplam geliri veya bir kira sözleşmesiyle (çarter parti) sağladığı gelir.

— Huk. Navlun sözleşmesi, deniz hukukunda, taşıyan ile taşıtan arasında yapılan bir sözleşme.

— ANSİKL. Huk. Navlun sözleşmesi gereğince, taşıyan belirli bir ücret karşılığında, gemisini kısmen veya tamamen taşıtana tahsis etmek suretiyle veya tahsis etmeksizin bir yükün bir yerden başka yere denizyoluyle taşınmasını borçlanır. Bu sözleşmenin unsurları şunlardır: 1. taşıma taahhüdü (taşıyanın bir yükü, denetim ve gözetimi altında bir yerden başka yere denizyo-luyle taşımayı üstüne alması); 2. taşınacak bir yükün (maddî varlığı olan ve gemiyle taşınmağa elverişli eşya) bulunması (eşyanın İktisadî veya hukukî bir değerinin bulunması şart değildir); 3. taşımanın denizde olması; 4. taşımanın gemiyle yapılması. (Navlun sözleşmesinden söz edebilmek için, yükün taşındığı aracın gemi niteliğinde olması gerekir [bk. GEMİ]; ancak, yükün taşınacağı geminin sözleşmede belirtilmesi gerekli değildir); 5. taşımanın bir ücret karşılığı olması.

Navlun sözleşmeleriyle ilgili kişilerin başında taşıyan ve taşıtan gelir. Navlun sözleşmesiyle bir yükü taşıma borcu altına giren kimse taşıyan; yükü taşıtmak isteyen kimse de taşıtandır. Taşıyan sıfatının kazanılabilmesi için, taşıma işini meslek haline getirmiş olmak şart değildir. Bir defalık böyle bir iş yapan kimse de o navlun sözleşmesi yönünden taşıyan olur. Taşıyan, genellikle, donatan olmakla birlikte, daima böyle olması şart değildir. Navlun sözleşmesiyle ilgili başka bir kişi de yükle-ten*’dİT. Taşıyanla taşıtan arasında yapılmış bir navlun sözleşmesine dayanarak yükü taşınmak üzere taşıyana veya onun adına kaptana yahut da taşıyanın bu hususta yetkili kıldığı temsilcisine teslim eden kimseye yükleten denir. Yükleten, taşıtanın kendisi olabileceği gibi, bir üçüncü kişi de olabilir.
Navlun sözleşmelerinin çeşitleri şunlardır: a) çarter* sözleşmesi; b) kırkambar* sözleşmesi; c) alt taşıma sözleşmesi (bir navlun sözleşmesinde, taşıtan, başkalarıyle, taşıyan sıfatıyle taşıma sözleşmesi yapabilir; yani, birinci sözleşmede taşıtan sıfatını alan kimse, sonradan bu sözleşmeye dayanarak yapmış olduğu ikinci taşıma sözleşmesinde taşıyan sıfatını alabilir. Bu durumda, bir alt taşıma sözleşmesi bahis konusu olur); ç) karma navlun sözleşmeleri (bu durumda, biı yükün, kara, nehir ve denizyoluyle bir yerden başka yere taşınması söz konusu olur. Navlun sözleşmeleri geçerlik yönünden bir şekle bağlanmış değildir. Ancak, uygulamada genellikle, çarter parti denilen bir senet veya konişmento düzenlenir. [Bk. çarter parti ve KONŞiMENTO].)

Navlun sözleşmeleri, gerek taşıyana gerek taşıtana belirli borçlar yükler ve belirli haklar sağlar. Yolculuğa hazırlık safhasında, taşıyanın ilk görevi, gemiyi yolculuğa elverişli bir duruma getirmektir. Bu durum, taşıtanın, yükü taşıyacak olan gemiyi, yükleme limanında yükleme anında hazır bulundurmasıdır. Yüklenmeye hazır bulundurulacak geminin aynı zamanda sefere elverişli olması da gerekir. Ayrıca, geminin yola elverişli olması da aranır (geminin, yükleme durumu, yakıtı, kumanya ve gemi adamlarının yeterliği ve sayısı, yapılacak yolculuğun normal tehlikelerine karşı koyabilecek nitelikte olmalıdır). Navlun sözleşmesinin taşıyana verdiği en önemli hak, taşıma karşılığı bir ücret (navlun) almasıdır. Taşıyanın alacağı navlunun miktarı yönünden, sözleşme serbestisi hükümleri yürür. Ancak, genellikle, navlun miktarı milletlerarası sözleşmelerle tespit edildiğinden, irade serbestisinin pek önemli bir uygulama alanı kalmamaktadır. Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, navlun para olarak ödenir. Navlun borçlusu ise taşıtandır. Bazı durumlarda navlunu ödeme borcu, alana geçer. Eğer bir konişmento düzenlenmiş ve alan, bu konişmentoya dayanarak malı teslim almışsa, borç, konişmentodan anlaşılmak şartıyle ve anlaşıldığı kadarıyle, alana geçer. Bu durumda taşıtan da bu kadarıyle navlun borcundan kurtulur. Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça navlun, varma limanında ve yükün teslimi zamanında ödenir. Taşıyanın navlun alacağı, alacağın muaccel olmasından itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar. Taşıyanın navlun ve onun ayrıntıları olan astarya ve sürastarya ücretleri için navlun sözleşmesinin konusu olan mal üstünde hapis ve rehin hakkı vardır. Navlun sözleşmesinin sona ermesi durumları şu şekilde sıralanabilir: 1. taşıtanın, belirli durumlarda, navlunun tamamını veya yarısını vererek sözleşmeden dönmesi (taşıtan, pişmanlık navlunu denilen, navlun sözleşmesinde kararlaştırılmış miktarın tamamını veya yarısını ödemek suretiyle, hiç bir sebep göstermeden sözleşmeden dönebilir); 2. kanunî fesih sebepleri. Kanun şu durumlarda tarafların her ikisine de ne navlun, ne de tazminat ödemeden sözleşmeye son verme hakkını tanımıştır: a) gemiye ambargo konması; b) gemiye devlet veya yabancı bir devlet hizmeti için elkonulması; c) taşınacak malların ithal ve ihracının yasaklanması; ç) yükleme veya varma limanının abluka altına almmış olması; d) savaş durumu; 3. navlun sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesi (navlun sözleşmesinin yapılmasından sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin yerine getirilmesini imkânsız duruma getiren sebeplerin varlığı halinde navlun sözleşmesi kendiliğinden sona erer.) [M]

Yorum yazın