Nan nedir – Nan ne demek

NAN i. (fars. nân). Esk. Ellemek: Taşlar yedirdi nan yerine bir zaman felek / Nan verdi şimdi, ah ki dendane kalmadı (Ziya Paşa). || Nan-cû (nan-hah veya nan-hor) [«ekmek isteyen»], dUenci. || Nan-pare, ekmek parçası. Geçim sağlayan iş veya memuriyet. || Nan-pareye muhtaç olmak, bir ekmek parçası bulamayacak kadar yoksullaşmak. |J Nan-püz, ekmek pişiren. || Nan ü nemek, ekmek ve tuz. || Nan ü nemek haini, nankör. || Nan ü nemek hakkı, iyilik yapanın iyilik görenden, ev sahibinin misafirinden beklediği şükran duygusu. || Nan ü nimet («ekmek ve nimet»), iyilik ve ihsan. || Nan-ı aziz, (kutsal ve değerli bir varlık olarak) ekmek. || Nan-ı aziziyle perverde olmak, bir kimsenin ekmeğiyle beslenmek. || Nan-ı cevin, arpa ekmeği. || Nan-ı gülâc, ekmek kadayıfı. Güllâç baklavası.. || Nan-ı huşk, kuru ekmek. || Nan-ı haram, kanun dışı yollarla sağlanan yiyecek ve geçim parası. || Nan-ı helâl, kanuna uygun yollarla sağlanan yiyecek ve geçim parası. || Nan-ı keşkin, buğday dışındaki tahıllarla yapılan ekmek. || Nan-ı telh, acı ekmek. || Nan-ı tenk, küçük kalıplarda yapılan ekmek.

— Mal. Esk. Nan-baha, Osmanlı imparatorluğunda bazı devlet memurlarına ekmek bedeli olarak verilen para. («Zahire parası» anlamına gelen zahire-baha, «katık parası» anlamına gelen katık-baha ve «komanya parası» anlamındaki komanya-baha da aynı amaçla kullanılırdı. Orduda görevli er, subay ve memurlara dinlenme sürelerinde verilen ödpneği karşılamak amacıyle konulan geçici bir vergiye de nan-baha adı verilirdi.) || Geçimi sağlamağa ancak yetecek ölçüdeki ücret. (Bir iş isteği için resmî makamlara verilen dilekçelerde, devrin büyüklerine yazılan yazılarda kullanılırdı.)
— Teşk. tar. Nan-hâr («ekmek yiyen»), ö-len yeniçerilerin çocuklarına verilen ad. (Bunlara yeniçeri ortalanndan para ödenirdi.) [M]

Yorum yazın