Namzet nedir – Namzet ne demek

NAMZET i. (fars. nâm ve -zed’den nâm-zed). Esk. Aday: Birinci dünya harbine on sekiz yaşında bir subay namzedi olarak girmiş ve harbin sonuna kadar en ileri cephe hatlarında harbin bütün havasını yaşamıştım (Ş. S. Aydemir). Gelecek intihapta bu işi biraz daha ayarlamak ve namzetleri, seçime girmeden elemek gerekecek (B. Felek). || Evlilik adayı, sözlü, nişanlı: Hattâ, hiç hoşuna gitmeyen bir iki kızı, namzet diye ona göstermişlerdi (Vâ – Nû). NihaVin bu derece saygısını artık fazla buluyordu, mademki Behlûl artık onun için bir namzet demekti, hattâ Bülent’ten ziyade Beh-lûl’ün beklenmesinde daha tabiîlik vardı… (H. Z. Uşaklıgil). J| Namzet göstermek, a-day göstermek: Efendiler, malûmu âliniz,

o zaman mevcut olan kanuna göre, vekâletler için, ben, Meclise namzet gösterirdim (Atatürk).

— Huk. Bk. ADAY. || Miras bırakanın fevkalâde ikame yoluyle tayin ettiği mirasçı. || Lehine vasiyet yapılan kimse.

— ansîkl. Huk. Fevkalâde ikame yoluyle yapılmış ölüme bağlı tasarruf sırasında miras bırakan, iki mirasçı veya iki vasiyet alacaklısı tayin etmektedir. Bunlar, sıra ile mirasçı veya vasiyet alacaklısı olurlar. Miras bırakanın ölmesiyle birlikte mirasçı o-lan kimseye, «nakil ile mükellef mirasçı» veya «ön mirasçı» adı verilir. Onun ölümü veya belirli bir sürenin geçmesiyle mirası veya muayyen mal vasiyetini iktisap edecek kimseye de namzet (veya son yahut art) mirasçı denir. Buna göre, namzet, geciktirici şarta veya ecele bağlı mirasçı olmaktadır. Onun mirasçılığı, ön mirasçının kendisinden daha önce ölmesine veya belirli bir sürenin geçmesine bağlıdır. Namzet mirasçı, ön mirasçıdan önce ölürse, ölüme bağlı tasarrufta aksine bir hüküm bulunmadıkça, ön mirasçı mirası kesin olarak kazanır, ön mirasçı ret veya mahrumiyet gibi bir sebeple mirasçılık sıfatını kazanamazsa, miras doğrudan doğruya namzede geçer. Namzedin haklarının korunması, için ön mirasçı tarafından teminat verilir.

+ Namzetlik i. Namzet olma hali, adaylık M)

Yorum yazın