Name nedir – Name ne demek

NAME i. (fars. name). Esk. Mektup: Yez-digerd, Berv-i Rûzfda iken Hakan-ı Türke ve Soğd ve Çin padişahlarına name yazıp onlardan istimdat eyledi (Cevdet Paşa). Acem Şahı bize name gönderdi / Gam leş-kerin üstümüze dönderdi (Karacaoğlan). || Aşk mektubu: İpekli bir mendil içinde on kadar sigara, bir tutam kibrit, bir de ufak name (not: O devirde aşk mektuplarına münhasıran name denirdi)!… [Ahmed Ra-sim]. Ey nane, sen ol mahlikadan mı gelirsin / Ey hüdhüd-i ümmid, sabadan mı gelirsin (Nabi). || Kitap. || Broşür. || Dergi. || Name-âver (veya name-ber), mektup taşıyan, mektup götüren. || Name-res (veya name-resan), mektup ulaştıran. (Osman

lI devletinde yabancı devletlere mektup götürmekle görevli elçilere nameres, bu tür mektup getirip götürmekle görevli tatarlara nameresan denirdi.) || Name-resanî, mektup ulaştırma işi. || Name-i hicran, ayrılık mektubu. || Name-i siyah-lika («kara yüzlü name»), felâket haberi bildiren mektup. || Name okumak, herkesin bildiği basmakalıp deyimleri ve beylik sözleri ezberden söylemek. || Kebuter-i name-ber, mektup götürmeğe alıştırılmış güvercin, posta güvercini.

— Dil. bil. Esk. -name, «yazılı belge veya küçük kitap» anlamıyle isimlerin sonuna gelerek bileşik isimler meydana getirir: Beyan-name, kanun-name, şahadet-name, vekâlet-name v.b.

— Din. Name-i (veya defter-i) a’mâl). Bk. DEFTER-/ a’mâl. || Namei çehârüm («dördüncü kitap»), Kur’an.

— 1da. Esk. Resmî nitelikteki mektup ve bu mektubun yazıldığı kâğıt. || Nâme defteri. Divanı Hümayunda namelerin kaydedildiği defter. (Bu defterler 1699-1895 yılları arası tutuldu. Başbakanlık arşivinde 15 tanesi muhafaza edilmektedir. XVIII. yy.dan itibaren nameler, mühimme defterlerine kaydedildi.) || Name kesesi, namei hümayunların içine konulduğu zarf. || Namei hümayun, osmanlı padişahlarının öteki devlet başkanlannâ, kendilerine bağlı bey ve hanlara yazdıkları mektuplara verilen ad. Bk. ANSÎKL.

— Teşk. tar. Name nüvis, namei hümayunları kaleme alan Babıâli divan kâtibi.

— ANSİKL. Ed. Esk. İran edebiyatında, daha çok kahramanlık olaylarını, şahların başarılarını anlatan manzum eîeıler, «- name» sözüyle adlandırıldı. Türk edebiyatında name sözü kullanılarak adlandırılan ilk manzum eserler İran yazarlarının etkisiyle meydana getirildi. Sonradan, değişik konuları işleyen bazı mensur eserlere de name adı verildi. Doğu İslâm edebiyatmda bu şekilde anlandıırılan eserlerin en ünlüsü, i* ıan şairi Firdevsî’nin Şehname* adlı manzum destanıdır.

— 1da. Esk. Namei hümayun süslü özel kâğıtlara yazılır ve name kesesi ile birlikte kutuya (kozak*) konurdu. Namei hümayuna altın yaldızlı tuğra çekilirdi. Name sadrazam tarafından yazılmışsa, kenarına altın yaldızlı iki satır halinde padişahın adı yazılırdı. Padişahın Mekke şerifi, Fas hâkimi, Kırım hanı ve öteki hükümdarlara gönderdiği namelere ise tuğra çekilmez, yalnız ikinci satınn altına altın yaldızla adı yazılırdı. Gaynresmî gidecek olan namei hümâyuna padişah elyazısıyle imzasmı ataıdı. Mekke şerifi, Fas hâkimi ve Kırım hanına gönderilen namei hümayunlar yeşil atlas keseyle birlikte altın kozak içine konurdu. Eı-del kralına 1572’ye kadar atlas kese ve gümüş kozak ile name gönderilirken, sonra-laıı kızıl atlas ve gümüş kozak ile gönderildi. Leh hatmanına, sadrazamın gönderdiği namelerin kapaklanna, gönderilen hükümdar ve beylerin lakaplan yazılırdı. Osmanlı padişahlarının tahta çıkışlarında, dost ve komşu devletlere birer elçiyle name gönderilir ve giden elçilere hükümdarın tuğrasıyle namei hümayun verilirdi. (M) NAMERT veya NAMERD sıf. (fars nâ-olumsuzluk eki ve merd’den na-merd). Korkak, alçak, mert olmayan, erdemsiz: Mert dayanır namert kaçar / Meydan gümbür gümbürdenir (Köroğlu).

—• DEY. Namerde muhtaç olmak (olmamak), güvenilemeyecek kimselere muhtaç duruma düşmek (düşmemek).

+ Namerdane zf. Esk. Alçakça, erdemsizlikle: Namerdane, son teşebbüse giriştiler (Atatürk).

♦ Namerdi i. Esk. Namertlik.

♦ Namertlik i. Alçaklık, korkaklık, erdemsizlik. (M)

Yorum yazın