Namaz nedir – Namaz hakkında bilgiler

NAMAZ i. (fajs. namâz). Müslümanların günde beş defa kurallarını yerine getirerek yapmaları dince buyurulan ibadet: Na-maztn semtine bayramları uğrar sade; / Hiç su görmez yüzünün düşmanıdır seccade (M. A. Ersoy). Sabah namazında Bağdat kapısın / Allah Allah deyip açtı Genç Osman (Kayıkçı Kul Mustafa). || Namaz aylan, özellikle kadınların kendilerini ibadete verdikleri üç kamerî ay: recep, şaban, ramazan. |l Namaz bezi, namaz kılarken kadınların başlarına örttükleri tülbent: Ra-bia’nın namaz bezini başına örtüp oturmasını bekledi (H. E. Adıvar). Başına sıkı sıkıya bir namaz bezi dolamıştı (R.H.Karay)

Namaz kıldırmak, topluca kılman namaz-arda imamlık etmek: Ebu Hüreyre dahi Medine’ye gelip yine nâsa namaz kıldırmağa başladı (Cevdet Paşa). Camiin açılış töreninde elbette Aziz Mahmud Hüdai hazretleri de bulunacak, ilk namazı kaldıracak, ilk hutbeyi okuyacaktı (N. Araz). || Namaz kılmak, namaz ibadetini yapmak: Badehu Hz. Ali, Resul-i Ekreme su getirip yüzünü yıkadı ev abdest alıp öğle namazını kıldı (Cevdet Paşa). Namaz kılmadık biz o cuma … Döğüştük … Döğüş daha sevaptır namazdan … Düşmanı geri attık … (Kemal Tahir). Lâkin içinizden hanginiz şu susam yapraklarından biri üzerine seccade yayar, namaz kılarsa, bana o pir olsun, ne dersiniz? (N. Araz). || Namaz seccadesi, üzerinde namaz kılınan seccade. || Namaza durmak, namaz kılmak: Rum erenleri, bir namaz vakti Hak divanına namaza durmuşlardı (N. Araz). İçkili camie gitme, namaza durma, de ve çelişmeden kurtul (F. R. Atay). Namaz kılmağa başlamak. || Namazı kılınmak, [Müslüman ce nazesi için] bir kimsenin cenaze namazı kılınmak. || Mec. ölmek: «— Ahmed’i ne vakittir görmüyorum.» «— Onun namazı i-ki ay evvel kılındı» (î. A.GÖvsa).

— DEY. Namazı niyazı yerinde, dinî görevlerini gerektiği şekilde yerine getiren kimseler için kullanılır.

— Esk. Namaz-güzar, devamlı namaz kılan kimüe. || Namaz-1 pişin, öğle namazı. || Namaz-ı şam, akşam namazı. || Bî-namaz (veya bey-namaz). Bk. bînamaz veya beynamaz. || Cenaze namazı. Bk. CENAZE.

— ANSİKL. Din. İslâm dinine göre, Allah’a ibadet kurallarından biri olan namaz, Miraç olayından sonra, Hz. Muhammed’in peygamberliğinin onuncu yılında, uygulanmağa başladı. Namaz, belli sürelerle, dua-laıla ve belli kurallara uyularak yapılan bir ibadettir. Namazın kılınması her müs-lüman için İlâhî bir buyruk, dinî bir görevdir. Kimlerin ve ne zaman, hangi kurallar altında namaz kılacakları, bu ibadeti yaparken nasıl davranacakları açık – seçik belirlenmiştir.

Namazın türleri. Namaz, farz, vacip ve nafile olmak üzere üçe ayrılır. Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve cuma namazları farz’dtr. Bunları dinin koyduğu kurallara uyan her müslümanm kılması gerekir. Bu namazların sünnet adı altında bazı bölümleri ile bayram namazları vacip’Mı. Bu namazların dışında kalan ve insanın kılıp kılmamakta serbest olduğu namazlar ise nafile namazlar adını alır. Namaz konusunda, İslâm mezhepleri arasında bazı ayrılıklar vardır. Şafiî mezhebinde vacip namaz olmadığı gibi, bayram namazı da vacip değil sünnettir. Bu namazlardan başka farzı kifaye denen bir namaz da cenaze namazıdır. Bu namaz, cenazelerin başında ve genellikle vakit namazından sonra (öğle veya ikindi namazlarından sonra [Müslümanlıkta hava kararinca cenaze namazı kılınmaz, ölü gömülmez]) yalnız erkekler tarafından kılınır. Kadınlar cuma, bayram ve cenaze namazı kılamaz.

Namaz kılmakla sorumlu kimseler. İslâm inançlarına göre erginlik çağma gelen, aklı, sağlığı, sağduyusu yerinde olan her müs-lüman namaz kılmakla görevlidir. Çocuklar, deliler, hastalar, doğum yapan kadınlar, savaşan kimseler (vuruşma sırasında), âdet gören kadınlar (temizleninceye kadar), namaz kılmakla görevli değildir.

Namaz vakitleri. Namaz, yirmi dört saatlik bir gün süresi içinde beş vakit kılınır. Bunlar da sabah namazı (4 rekât [iki sünnet, iki farz]); öğle namazı (10 rekât [dört sünnet, dört farz, iki son sünnet]); ikindi namazı (8 rekât [dört sünnet, dört farz]); akşam namazı (5 rekât [üç farz, iki sünnet]); yatsı namazı (13 rekât [dört sünnet, dört farz, iki son sünnet, üç vitir]) adiyle anılır. Namaz kılarken Kıble denen Kâbe’-ye yönelme gereği vardır. Cuma ve bayram namazları ikişer rekâttır.
Namaz kılınırken vücudun ve kılman yerin temiz olması, insanın namaza durunca başka bir şey düşünmemesi, kendini bir bütünlük içinde Allah’a vermesi, dünya bağlarından sıyrılması gerekir. Camide ve cemaatle namaz kılmak hem sünnet, hem de sevap sayılır. Namaz ya topluluk veya tek başına kılınır. Toplulukla kılman namazda en az üç kişinin (şafiî mezhebine göre kırk kişinin) bulunması gereklidir. Hayvan yürüyüşüyle on sekiz (şafiî imamlarına göre yirmi dört) saatlik yola çıkan bir kimse dörder rekâttık namazlannı ikişer rekâta indirebilir. Şafiî imamlarına göre öğle ile ikindi, akşam ile yatsı namazları üst üste kılmabilir. Hanefî mezhebi bu görüşe katılmaz.

Namazın bölümleri, niyet, rekât, rükû, secde, selâm ve duadır. Bunların ayrı ayrı özellikleri ve kuralları vardır. Her namaz niyetle başlar, dua ile biter. Zamanında kı-lınamayan bazı namazlar sonradan kılına-bilir, bunlara kaza namazı denir. Ancak, güneşin doğuşu, batışı ve tam zeval vakti namaz kılınmaz. İslâm dinine göre namaz kılmayı bilen her müslüman gereğinde cemaate namaz kıldırabilir. Namazın her zaman bir din görevlisinin (imamın) yönetimi altında kılınması gerekli değildir. Toplulukla namaz kılmanın belli bir yeri de yoktur. Cami, mescit, ev, konak, saray, temiz olduktan sohra açık havada, kırda ve namaz kılmağa elverişli her yerde toplulukla namaz kılmabilir. (-> Bibliyo.) [M

Yorum yazın