Nal nedir

NAL i. (ar. na‘l). At, öküz v.b. hayvanların tırnaklarına çakılan demir parçası: Hayvanlarda nal, insanlarda ayakkabı kalmamıştı (Kemal Tahir). Demir, nal ve araba şakırtılarına birtakım insan sesleri de karışmağa başladı (Y.K. Karaosmanoğlü). Kıratımın nah yoktur / Arkasında çulu yoktur (Halk türküsü). [Bk. ANSİKL.] I|

— Esk. Ayakkabı, papuç, çarık, terlik. || Baston v.b. ııin ucuna geçirilen madenî halka veya yüksük. || Saban v.b. nin ucundaki demir kısım, uç. |] Deri üzerine yapılan dövme figürü. || Nal çakmak, at v.b. hayvanların ayaklarına nal takmak, nallamak. || Nal döğmek, derinin üzerine dövme figürü yapmak. || Nal kesmek, nal yapmak. Dövme yapmak. || Nal tokmağı, nallama işinde kullanılan tahta çekiç. || Birleşmiş kollu nal, kolları bir kiriş yardımıyle birleştirilmiş nal. || Buz nalı, buz üstünde durmayı sağlayan çivilerle donatılmış nal. || Florantin nal, nal mıhı kullanmaksızın, penslerle ayağa tespit edilen nal. || Hususi nal, atm çarpık basışlarını düzeltmek için hususî şekilde yapılan, biçim ve kalınlığı her özel hale göre tayin edilen nal. || İngiliz nalı, hayvanın ayağını daha çok kaplayan nal. || Kapalı nal, kolları çok geniş olan nal. \\Terlik nal, iç kısmı dışından daha kalın ve tırnağa doğru incelen nal. || Türk nalı, iç kısmı kısa, dar, kaim ve dış kenara doğru meyilli olan nal.

— çeş. DEY. Argo. Nalları dikmek (veya atmak), ölmek. || Nal döken, taşlı, çakıllı (yol). || Nalını sökmek için ölmüş eşek aramak, hiç bir çaba harcamadan herhangi bir şeyden çıkar sağlamağa çalışmak. || Dört nala gitmek, atı en hızlı şekilde koşturmak. || Hem nalına hem mıhına vurmak. Bk. HEM. || (iş) i)ç nalla bir ata kalmak, ele geçirilen küçük bir parça dolayısıyle o nesnenin tamamını ele geçirmeyi ümit etmek.

— Ask. Nal çantası, bir süvari bineği eyerinin veya süvari yedek atındaki küçük e-yerin her iki tarafına asılan ve içinde yedek nal bulunan meşin çanta.

— Ver. Nal vurmak, [at için] tırıs giderken arka ayak nallarını ön ayak nallarına çarpmak. (Bk. ANSİKL.) ||JVa/ vurması, tırnak altındaki canlı dokulara çok yakın bir mıhın bu kısımlara basınç yapmasından ileri gelen nal kusuru. (Topallığın giderilmesi için mıhı çıkarmak genellikle yeter-lidir; ama topallama geçmezse tırnağı inceltmek ve antiseptik bir pansuman yapmak gerektir.)

— ANSİKL Nal hayvanların ayağının şekline uydurulur; nal mıhı yardımıyle tespit edilir. Bir nal, mıhlarının içinden geçtiği deliklerin üzerinde bulunduğu bükülmüş bir demir lamadır. Pense, meme kısmı, kanat ve uç kısımlarını kapsar; memeler ve kanat nalın kollarını teşkil eder. Nal mıhı tırnağın üzerine indiği vakit bağlantı sağlanır. öküz nalı tırnaklarını yalnız birini veya ikisini teçhiz eden bir plakadır.

— Vet. Nal vurmak, atın tembelliğinden veya ön ve arka ayakların zayıflığından ileri gelir, onun için bu kusur genellikle henüz yürümeyi pişirmemiş ve düzeltmemiş genç atlarda veya yorgun atlarda görülür. Genç atlar tecrübeyle, yorgun atlar dinlenmeyle bu kusuru düzeltir; ama bu arada nalların ön kısmını 1-2 sm kısaltarak vurmayı azaltmak, hattâ yok etmek de mümkündür; yürüyüş sırasında iki nalın birbirine değmemesi için ön nalların ökçesini dei küçültmek gerekir. j

+ Nail sıf. Esk. Nal biçiminde olan. (ML) NAL i. (fars. nal). Esk. Kamış, düdük, ney. || Kamış kalem. || Kalemin içinde bulunan ince tel, saz. || Şekerkamışı. || İnilti, inleme. (M)

Yorum yazın