Müslüman nedir – Müslüman anlamı

MÜSLÜMAN sıf. ve i. (ar. müslim’den fars. müsliman > müslüman). İslâm dininden olan, Hz. Muhammed’in getirdiği İslâm dinine inanan (kimse): Ayvalık’ta sana ekmek verirler mi? O şehirde müslüman barındırdıklarını duydun mu hiç? (Sabahattin Ali). Ispanya’da bir tek müslüman kalmamıştır (F. R. Atay). || —Mec. Dürüst, doğruluktan ayrılmaz, insaflı: Efendi sen pek müslüman bir zata benziyorsun. Beni meraktan kurtar (H. R. Gürpınar).

|| Dindar, Tanrı’nın buyruklarından ayrılmayan. || Müslüman olmak, İslâm dinini ve kurallarını kabul etmek.

— ÇEŞ. DEY. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak, gereksiz ve yararsız bir işle uğraşmak veya düşünceyi savunmak. || Gâvurdum müslüman oldum dedirtti (veya demek), inadından, bildiğinden vaz geçmemek.

— ANSİKL. Din. Tek tanrıcı bir din olan İslâmlığa göre müslüman, Allah’ın birliğine, Hz. Muhammed’in peygamberliğine, meleklere, kıyamet gününe, Allah tarafından indirilen dört kitaba inanan kimsedir. Bu Islâmın amentüsüdür. İslâm dininin genel kurallarını, inanç düzenini, ilkelerini benimseyerek müslüman olan bir kimsenin Kur’an’da bildirilen emir ve yasaklara uyması gerekir.

Müslüman olmada «ikrar» ve «tasdik» ile inanma şartı vardır. Kur’an hükümlerine göre her insan müslüman olarak doğar, sonradan ana ve babasının dinine girer. Müslümanın, oruç, hac, namaz, kurban, zekât gibi genel ibadet şekillerini durumunun elverişli olduğu ölçüde yerine getirmesi Kur’an ile bildirilen Tanrı buyruğudur. Bu ibadet türleri birer dinî görevdir. Ortada kesin bir engel bulunmadığı sürece, yapılmaları zorunludur. Başka dinden olan bir insanın müslüman olabilmesi için ke-limei şahadet denen ve «Allah’ın birliğine, Muhammed’in onun resulü olduğuna tanıklık ederim» anlamına gelen Eşhedüen lâi-lâhe illallah ve eşhedüenne Muhammedi’m Abdühu ve resuluhü diyerek «ikramla bulunması zorunludur.

Kelimei şahadet, müslüman olmanın ilk şartıdır. Bunu yerine getiren ve gerçekten iman eden herkes, oruç, namaz, hac, zekât, kurban gibi görevleri yapmasa bile «iman ettiği içiin» müslümandır. Bunlar, müslümanla Allah arasında kalan, hesabını yalnız Allah’ın sorabileceği görevlerdir. Bu görevleri yapmayan her müslüman Allah’a karşı sorumlu ve borçludur. Müslüman olan insanın dinî görevlerinden dolayı Allah’tan başka kimseye hesap vermesi gerekmez. Çünkü İslâm dinine göre Allah ile kul (müslüman) arasına kimse giremez.

♦ Müslümanan çoğl. i. Esk. İslâm dininden olanlar, müslümanlar.

♦ Müslümanea zf. İslâm dininin kurallarına ve buyruklarına uygun surette. || Müslümana yakışacak tarzda. (M)

Yorum yazın