Mürekkeb nedir nasıl yapılır – Mürekkep icadı

Mürekkeb nedir nasıl yapılır – Mürekkep icadı
MÜREKKEP i. (ar. mürekkeb*den). Çeşitli zeminlere, özellikle kâğıt üzerine Aysmı yazmak veya desen çizmek yahut mekanik olarak basmak için kullanılan, çeşitli renklerde az çok kıvamlı bileşik. (Bk. ANSİKL. Teknol. bölümü). || Çini mürekkep (veya Çin mürekkebi), koloidal is karasından elde edilen ve daha çok lavi* desenler ile çizgi i esimler yapmakta kullanılan katı veya sıvı bileşik. || Gizli mürekkep, kâğıtla iz bırakmayan, ancak ısı veya bazı kimyasal etkenlerle görünür hale gelen mürekkep. || Matbaa mürekkebi, bir katkı maddesiyle birlikte çok ince öğütülerek, yağlı bir vernik veya kurutucu bir yağ içine katılmış renkli pigmentler karışımı. (Bk. ANSİKL. Teknol. bölümü.) f| Sabit mürekkep, zamanla veya kimyasal etkenlerle silinmeyen mürekkep.

— ÇEŞ. DEY. Mürekkep yalamış, kültürlü ve tahsilli kimse. || Mürekkebi kurumadan bozmak, yazılı bir sözleşme veya antlaşmayı pek kısa bir süre içinde bozmak.

— Ask. Mürekkep hareket, çeşitli sınıftan birliklerin (özellikle kara ve hava) katıldıkları savaş harekâtı.

— Foto. Yağlı mürekkep metodu. Bk. O-LEOBROMİ.

— G. santl. Mürekkep yumağı (veya tamponu), ofortçularm, tahta üzerine vernik sürmek için kullandıkları, taftadan yapılmış, içi pamuk dolu küçük torba.

— Tar. Kutsal mürekkep, doğu imparatorlarının, fermanlarını imzalamak için kullandıkları ve büyük bir özenle korunan eıguvanî kırmızı renkte mürekkep.

— Zool. Kafadanbacaklılarda bir bez tarafından salgılanan ve anus yakınında bağırsağa açılan biı torbada depo edilen siyah ve koyu sıvı. (Bu mürekkep, suyu bulandırmağa Ye hayvanı saklamağa yarar; kuvvetli bir boyayıcıdır.)

— ANSİKL. Teknol. Mürekkep’in kullanılışı çok eskidir. M.ö. 2500 yıllarında bulunan Çin mürekkebi bir yana, Mısırlılar da aşağı yukarı aynı çağlarda mürekkep kullanıyorlardı. Asurlular, Mısırlılar, hattâ Yunanlılar’dan kalma, pişirilmiş toprak levhalar veya taş üzerine yazılmış pek çok yazıt günümüze kadar ulaştığı gibi, Mısırlıların yeraltı mezarlarında da, mürekkeple (siyah ve kırmızı) yazılmış papirüsler bulundu; bu elyazmalarında calamuâ, hattâ tüy kalem kullanıldığı sanılmaktadır. Balmumu tabletler ve kazı kalemi, Yunanlılar ile Romalılar için düşüncelerini yazı halinde ifade etmeğe yarayan tek a-raç değildi: ayrıca mürekkep de kullandılar; zaten Plinius, Marcus Vitrunius Pol-

lio ve Dicskorides’in eserlerinde mürekkep formülleri yer alır.

Eskiçağda sepialı ve demir tannatlı mürekkepler biliniyordu; bu mürekkeplerin, elyazmalarını kopya eden sanatçılar tarafından kullanıldığı sanılmaktadır. Bazı parşömenlerde, baş harflerin erguvan rengi (temel maddesi zencefre, civa sülfür ve kantaşı) mürekkeple yazıldığı görülür. BizanslIlarda, kırmızı mürekkep (kutsal mü-, rekkep) imparatorluk yazışmalarında kullanılırdı ve 470 Fermanıyle bu mürekkebin özel yazışmalarda kullanılması yasaklandı. Oıtaçağ elyazmalannda, altm ve gümüş yaldızlı çeşitli mürekkeplere rastlanır. Bu çağda siyah mürekkep yapımında, özellikle mazı urundar yararlanılırdı; fakat bu yapım usulü çok ilkeldi, ve mürekkep kalitesiz olduğu için, bugün elde bulunan yazmalar ya soluk, ya tamamen renksizdir. XVIII. yy.da mürekkep yapımmda bir gelişme görüldü ve daha bilimsel usullere başvuruldu. Yeniçağda çok çeşitli ve renk renk mürekkepler ortaya çıktı; daha sonra dolmakalem mürekkebi, kopya mürekkebi, marka mürekkebi, tipografi, litog-rafi baskılarda kullanılan yağlı, altın, gümüş, bronz yaldızlı matbaa mürekkepleri yapıldı. Türkler, XX. yy .a kadar genellikle bezir yağının yakılmasından elde edilen isten yapılan bezij: mürekkebini kullandılar. Siyah mürekkep ise, musul mazısı, sirke, göztaşı ve temiz suyun kaynatılıp süzül-mesinden sonraiçine biraz arap zamkı katılmasıyle hazırianfttfı.^

• Matbaa mürekkepleri. Uzun süre mürekkep yapımı usulleri gizli tutuldu. Her matbaacı mürekkebini kendi yapıyordu.; Ancak 1818, f.yılındaü fransız matbaacımı = Pierre Lorilleux Hk> -mürekkep f ab r ika sırt i-

i ■ rtî’»r -Jefn»ttrİ •İİntZTİ’iff
kurdu ve yaptığı müıekkeplsri öbür matbaalara satmağa başladı. Bugün, baskı usullerine göre değişen, birbirinden çok farklı mürekkep türleri vardır; fakat hepsinin temel maddesi, renk veren katı bir madde veya pigment ile bu pigmentin karıştırıldığı bağlayıcı veya eritici bir akışkandır. Pigmentler, siyah, prusya mavisi, krem şansı v.b. renklerde, çok ince toz halinde madensel boyar maddeler veya a-nilin esaslı boyarmaddelerden elde edilen lakalardır. Klasik eski mürekkeplere yağlar ve yağlı vernikler katılırdı; bugün kısmen sentetik verniklerden faydalanıfrr. Yeni baskı usulleriyle birlikte eritici hidrokarbonlar, alkol, hattâ su katılan mürekkepler kullanılmağa başlandı. (Bk. EK CİLT) Tipografi mürekkepleri, boyarmaddeleri yapışkan bir vernik içinde asıltı halinde olan, oldukça kıvamlı macunlardır; âdi Siyah olanları âdi kâğıt baskılarda kullanılır; ayııca kuşe kâğıt üzerine yapılan lüks baskılar için kuşe mürekkebi vardır. Çok yüksek tirajlı rotatif makinelerde kullanılan ve daha akışkan olan gazete mürekkeplerinin temel maddesi madensel yağlar ve reçinedir. Litografi ve ofset mürekkepleri, tipografi mürekkeplerine benzeı fakat daha koyu kıvamlıdır.

Helyo mürekkepleri, yağ kıvamındadır ve pigment ile verniğin biı hidrokarbon karışımında eritilmesinden elde edilir.

Maden ve plastik üstüne yapılan baskılarda, mürekkeplerin bileşimine, baskı yapılacak yü2eye yapışmasını sağlayan maddeler katılır, özel t askı usulleri için hazırlanan mürekkeplerde klasik pigmentler kul-landmaz: alkollü mürekkepler, anilin boyarmaddeleri alkol asıltılarıdır; karbon kâğıdı (veya daktilo şeridi) mürekkepleri’-nin temel maddesi mumdur, öbür mürekkeplerde boyarmadde olarak çok ince maden parçacıkları kullanılır. Bazı mürekkeplerde de, ancak belirli bir etken karşısında renk veren bir madde bulunur (gizli mürekkep). ı

Mürekkepler değişik şekillerde kuı utulur: t askı kâğıdı tarafından emilerek (gazete mürekkebi); eritici tarafından buharlaştırılarak (helyo, anilin mürekkepler); yağ ve vernik oksitlenerek (ofset mürekkebi), kurutucu madde eklenirse oksitlenme hızlanır; verniğin polimerleşmesi için ısıtılarak (ısı ile sertleşen vernikli mürekkepler).

4 Mürekkeplemek geçi. f. Mürekkep sürmek, müıekkeple lekelemek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi karartmak: Yazarken kâğıdın kenarlarını mürekkepleme (Şemseddin Sami).

♦ Mürekkeplenmek edilg. f. Mürekkep sürülmek.

+ Mürekkepli sıf. Mürekkep sürülmüş, mürekkep damlamış: Elleri mürekkepli bir çocuk. || Mürekkebi içinde bulunan: Mürekkepli kalem. (LM)

Yorum yazın