Münkesir

MÜNKESİR sıf. (aı. kesr > inkisar9dan münkesir). Esk. Kırılmış, kırık: Emel bir münkesir peymânedir saff-ı nialinde! / Boğulmuş ruh-ı İnsanî şarabın mevc-i âlinde (M. Â. Ersoy). || Kırgın, gücenmiş: Mün-kesirsen, benim de var elemim / Gel, yakın gel, seninle dertleşelim! (Recaizade Ekrem). [| Münkesir-ül-hal, kuvvet, sıhhat veya ahlâkça zayıflamış olan. || Münkesir-ül-kalb, kalbi kınlmış.

— Mat. Esk. Hatt-ı münkesir, kınk çizgi. + Münkesife sıf. Esk. Münkesif’in dişili. + Münkesircn zf. Esk. Kınk olarak. || Kırgınlıkla, gücenmiş bir durumda: Şakirdini ziyadece haşlayıp münkesiren hareme kaçırdıktan sonra … (Recaizade Ekrem). [M]

Yorum yazın