Münasip nedir

MÜNASİP veya MÜNASİB sıf. (ar. nisbet> münâsebet’ten münâsib). Uygun, yerinde olan: Bir salona dahil olursunuz, her köşede, her münasip yerde boy aynaları konulmuştur (M.Ş. Esendal). || Lâyık, yaraşır, yakışır: Oturup derdim dökecek / Bir münasip yarim de yok (Karacaoğlan). || Münasip olmak, uygun yerinde olmak: Meyhaneci Butrus’un otelinde kalıp sabahı beklemenin daha münasip olacağını düşündüm (R.H. Karay).

— ÇEŞ. DEY. Münasip bulmak, uygun görmek, yerinde bulmak: Ona haber vermiye-rek uzaklaşmağı daha münasip buldu (H. Z. Uşaklıgil). || Münasip düşmek, uymak, uygun gelmek: Attar dükkânında kutuların üzerine bu sinameki, bu ciğer otu, bu darı fülfül diye levhacıklar yapıştırıp raflara dizmek münasip düşer (Hüseyin Cahid). || Münasip görmek, uygun ve yerinde bulmak: Halbuki, ben, Sabit Beyin Dahiliye Vekili olmasını münasip görmemiştim (Atatürk).

♦ Münasibe sıf. Esk. Münasib’in dişili.

(M)

Yorum yazın